MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sayı 159

Yaz 2003


Liselerde Alan Seçmeli Program Uygulamaları Üzerine Bir Değerlendirme: Ankara İl Merkezindeki Liseler Örneği*

İsmail DOĞAN**

 

1. GİRİŞ

Geleneksel toplumun aile merkezli eğitimi sanayi devrimiyle birlikte yerini örgün eğitime bıraktığında eğitimin geleneksel bağlamı olan aile yerine okul yeni toplumun yükselen değeri olmuştu. Bundan böyle çocuk ve gençlerin toplumsal konumu aile değil okul ve eğitim tarafından belirlenecekti. Ancak okulun şahsında eğitime bağlanan umut ve bu yolda yüklenen misyon bir süre sonra büyük bir düş kırıklığına yol açtı. Toplumsal statüsü gördüğü eğitime rağmen kendi kuşağının az eğitimli ya da eğitim almamış kişilerin gerisine düşenlerle birlikte medya, siyasal ve kültürel platformlarla yeni bazı statü etkenleri okulun beklenen işlevlerini tartışılır hale getirmiştir. Bireyi ve toplumları  değişimin yeni değer ve alışkanlıklarına hazırlayan bir kurum olarak okulun kendisi değişim sorunları karşısında belirgin bir bocalama içine girmiştir.

Kuşkusuz ki okulun bu duruma düşmesinde okul dışı etkenlerin yanı sıra okul içi etkenlerin aynı ölçüde payı bulunmaktadır. Program, yönetim, öğretmen yeterliliği gibi temel unsurlar okulun kendi içindeki zaafları olarak zaman içinde belirginleşen boyutlardır. Öğrencilerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyleri, kitle iletişim araçlarıyla (medya) bilişim dünyasındaki baş döndürücü gelişmeler okulun işlevlerini dışarıdan etkileyen önemli etkenlerdir.

Okulun çağdaş toplumda ortaya koyduğu bu zaafların giderilmesi düşüncesi olanca dış etkenlere karşın eğitimin, değişimin gerçek anahtarı olduğu konusunda güçlü inançtan kaynaklanmaktadır. Eğitim, her şeye rağmen toplumları değişime hazırlayan, değişimi kurcalayan biricik anahtardır. Bu anahtarın işlevini gereği gibi yerine getirebilmesi okulun kendi içindeki zaaflarını gidermesine büyük ölçüde bağlıdır.

Bu gereklilikler açısından bakıldığında Türkiye’de okul, değişim karşısında esaslı sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunlar dünyadaki benzerleriyle (gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler) birlikte bu coğrafyaya özgü özel ve yerel özellikler taşımaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de okulun değişim kültürünün yol açtığı sorunları aşmasında, bu doğrultuda yeni toplumun beklentilerine cevap verebilecek bir nitelik ve düzeye gelmesinde toplumun mevcut sorunları kadar, gelenek ve tarihten gelen yapısının dikkate alınmasının önemli ölçüde rolü olduğu asla gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu, olası değişiklik ve düzenlemelerin yol açacağı doku uyuşmazlığını, uygulamayla ortaya çıkan beklenmeyen sorunların ortaya çıkmasını önleyecek ciddi bir çıkış noktasıdır.

Problem

Değişim kültürünün Türk toplumunda meydana getirdiği mevcut ve olası sosyo-kültürel dalgalanmalar Türk eğitim sisteminin çatısını kuran ilgili yasanın da temel felsefesini teşkil etmektedir. Buna göre sistem bireyleri, “beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve girişime değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak” yetiştirmeyi amaç edinmek suretiyle sorunların üstesinden gelmeyi ve değişim kültürünün olası dalgalanmalarına bu tür bireylerle hazırlanmayı amaç edinmektedir. Ancak bu denli yenilikçi felsefeye rağmen okul ve onun şahsında Türk Eğitim Sistemi genç kuşakların değişimin öngördüğü yeni değerler doğrultusunda geleceğe hazırlanmasında okul düzeyinde görünür sorunlar yaşamaktadır. Liseler bu sürecin prototipi olarak son dönemde dikkate değer bir problem alanı haline gelmiştir.

Son on yıla bakıldığında Liselerin sistemin “neden prototipi?” olduğu rahatlıkla anlaşılır. Bu dönemde Liselerde sırasıyla sınıf geçme sistemi, kredili sistem ve alan seçmeli programlar olmak üzere üç farklı uygulama girişimi olmuştur. Bu girişimler kısa sürelerle birbirini izleyerek gelen son on yıla sığdırılmış denemelerdir. Bu denemelerin ilkesel olarak kendi içindeki geçerlilikleri bir yana Türk eğitim sisteminin beklenti, imkân ve hedefleriyle, öğrencilerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeylerine ne ölçüde uygunluk ve uyarlılık göstermiş olduğu dikkate alınmaksızın hayata geçirilmiş olması Liselerin bu incelemeye konu olmasının önemli nedenleri arasındadır. Bu olgu “istikrarsızlığı” sistemin temel sorunlarının başına taşımaktadır.

Alan Seçmeli Programlar : Gelişme ve Tanımlar ...

1996-1997 öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan Alan Seçmeli Programlar bu sürecin son dönem uygulaması olarak sistemdeki yerini almıştır. Bu programlarla öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kendileri için en uygun olan alanı seçmelerine imkân ve fırsatın sağlanması amaçlanmaktadır. Bu nedenle Liselerin ilk sınıfları (9. sınıflar) “yöneltme” sınıfı olarak kabul edilmektedir. “Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği”nin 7. Maddesinde bu gelişme şu şekilde betimlenmektedir:

“Ortaöğretimin amaç ve görevlerinin yerine getirilmesi için ortaöğretim kurumlarında;

a. Yükseköğretime hazırlayan programlar,

b. Hem mesleğe hem de yükseköğretime hazırlayan programlar,

c. Hayata ve iş alanlarına hazırlayan programlar uygulanır.

Öğretim Programları, öğrencilerin istek ve yetenekleri yönünde bireysel farklılıklarına ve yönelecekleri alanın/bölümün özelliklerine cevap verecek şekilde ortak genel kültür dersleri, alan/bölüm dersleri ile alan/ bölüm seçmeli dersleri ve diğer seçmeli derslerden oluşur.

Ortak genel kültür dersleri ile alan/bölüm seçmeli dersleri ve diğer seçmeli derslerin her biri, bunların haftalık saatleri ve hangi yıllarda okutulacakları, Kurul kararına bağlı olarak belirlenir. (1)

Aynı yönetmelikte Alan/Bölüm dersleriyle, Alan/Bölüm Seçmeli dersleri ve Seçmeli derslerin tanımları ise şu şekilde yapmaktadır:

Alan/Bölüm Dersleri: Öğrenciyi girmeyi hedeflediği yüksek öğrenim dalına veya mesleğe ve iş alanlarına yönelten ve ona bu yönde gelişme imkânı sağlayan derslerdir.

Alan/Bölüm Seçmeli Dersleri: Öğrenciye yöneldiği alanda/bölümde gelişme imkân ve derinleşme imkânı sağlayan derslerdir.

Seçmeli Dersler: Ortak genel kültür, Alan/Bölüm dersleri ile alan bölüm seçmeli dersleri dışında kalan; öğrencilerin ilgi ve istekleri doğrultusunda çeşitli programlarda ilerlemelerini, kişisel yeteneklerini geliştirmelerini sağlayan derslerdir. (2)

Alan/Bölüm dersleri ve seçmeli derslerin seçiminde dikkate alınması gereken hususlar da şunlardır:

- Gelişim dosyasındaki bilgiler dikkate alınarak, öğrencinin önceki yıllara ait başarısı ve derslerdeki başarı grafiği.

- Yönelmek istediği veya yöneldiği alan/bölümde alması gereken derslerin hangileri olduğu.

- Hangi sınıflarda hangi derslerin alınmasının uygun olacağı. (3)

Yönetmelik ayrıca öğrencilerin alan/bölüm seçmeli dersleri ve seçmeli derslerinin seçiminin her sınıf için tekrarlanacağını vurgulamaktadır.

Alanlara yönelme ise aynı yönetmeliğin “değişik” maddesine göre şu şekilde olmaktadır:

“Programlarında birden fazla alana yer verilen okullarda dokuzuncu sınıfı geçen öğrenciler; ilgi, istek, yetenek ve derslerdeki başarı durumlarına göre alanlara yönelir veya yönlendirilirler. Yönlendirme; öğrenci ve velisinin görüşü alınarak ilgili müdür yardımcısı, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmen tarafından yapılır.

Yönelme veya yönlendirme, dokuzuncu sınıfta okutulan alanlara kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması ya da derslerin yıl sonu notları esas alınır. Buna göre,  öğrenci;

1. Alana kaynaklık eden derslerine ait yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalamasının 2.50 ve daha yukarı,

2. Yıl sonunda 32.madde hükmüne göre, alana kaynaklık eden derslerin her birinden başarılı olduğu alan veya alanlardan birine yönelir.

b) Alanlara yönelme şartını taşımayan öğrenci, alanlara kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması, hangi alan için daha yüksek ise o alana yönlendirilir.

c) Yöneldiği veya yönlendirildiği alan yerine başka bir alana devam etmek isteyen öğrenci, alana kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması; tercih ettiği alana devam etmeye hak kazanmış ve ağırlıklı ortalaması en düşük olan öğrencinin ortalamasından daha aşağı olmamak kaydıyla bu alana yönelir. 32. madde hükmü gereğince yıl sonu notlarına göre başarılı olan ve bu alana yönelen öğrencilerin alanlara kaynaklık eden derslerden aldıkları notların ağırlıklı ortalaması, en düşük ağırlıklı ortalama tespit edilirken dikkate alınmaz.

d) Birden fazla alana yönelme şartını taşıyıp herhangi bir alana yönelmiş bulunan öğrenci; istemesi halinde ders yılının başlamasını takip eden bir ay içinde alan değişikliği yapılabilir.

Yabancı Dil, Sanat ve Spor alanları şartları uygun olan okullarda öğretime açılır. (4)

Yönetmeliğin Liselerde açılmasını ön gördüğü alanlar ile 9. Sınıfta her bir alana yönelmede kaynaklık eden dersler ise şunlardır (5):

1. Fen Bilimleri Alanı : Biyoloji, Fizik, Kimya. Matematik.

2. Sosyal Bilimler Alanı : Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya.

3. Türkçe-Matematik : Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik.

4. Yabancı Dil Alanı : Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil.

5. Sanat Alanı : Türk Dili ve Edebiyatı, Seçmeli Resim/ Seçmeli Müzik.

6. Spor Alanı : Beden Eğitim, Biyoloji.

Daha sonra Sanat Alanı, Sanat (Resim) Alanı, Sanat (Müzik) Alanı şeklinde iki alana ayrılmıştır (6). Bu durumda yönetmelik, Liselerde 7 Alan uygulamasını olası görmektedir.

Yönetmeliğe yansıtılan felsefe ve anlayış ile uygulama ilkeleri ne ölçüde hayata geçmektedir. Sistem böyle bir uygulamaya ne kadar hazırdır? Bütün bu alanların mevcut Liselerde açılma imkânı ve şansı nedir? Uygulamanın tarafları (yönetici, öğretmen ve öğrenciler) acaba bu süreçten nasıl etkilenmektedirler? Bu uygulamanın Türk eğitim sistemindeki yeri ve geleceği nedir? Uygulama, sistemin arayış çabaları ile nasıl bir ilişki ortaya çıkarmaktadır?

Ankara İl Merkezindeki Liselerden hareketle alan seçmeli program uygulamaları hakkındaki bu araştırma işte bu soruları kurcalayarak gerekli yanıtlara yol açabilecek bir uğraş denemesi sunmaktadır.

Araştırmanın Yöntemi

Ankara il merkezindeki Genel Liseler ve Anadolu Liseleri bu araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklem olarak ise Anıttepe Lisesi, İncesu Lisesi, Mehmet Emin Resulzâde Anadolu Lisesi, Atatürk Anadolu Liseleri alınmıştır. Alan seçimlik program uygulamalarına geçmiş olan bu Liselerde mevcut alanlar olarak Türkçe – Matematik (TM), Matematik-Fen (MF), Sosyal Bilimler araştırmaya konu olmuşlardır. Bu örneklemin okulun sosyal çevre farklılığına da ışık tutacağı varsayılmaktadır.

Söz konusu Liselerde son ikisi açık uçlu olmak üzere çoktan seçmeli seçenekleri içeren altı sorudan meydana gelen bir anket (bilgi formu) uygulanmıştır. Bilgi formlarının ilgili Lise öğrencilerine uygulanmasında Anabilim Dalımız Araştırma Görevlileri görev almışlardır.*** Ar.Gör. M. Akif Sözer bulguların yorumunda, Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü Araştırma Görevlisi Pınar Geyik ise çalışmanın istatistiksel programa aktarılmasında katkıda bulunmuşlardır.

Araştırma bulgularının analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Betimsel bir çalışma olması nedeniyle bu çalışmada veriler frekans ve yüzdeler olarak çözümlenmiştir. Tabloların bir kısmında genel toplama yer verilmemiştir. Bunun nedeni öğrencilerin bazı sorularda birden fazla seçeneği işaretlemeleridir. Gözlem ve görüşme tekniği verilerin analizi ve nihai değerlendirmesinde önemle dikkate alınmıştır. Öğrenciler, öğretmen ve yöneticiler sorunun okul içindeki tarafları olarak düşünülmüştür. Bu unsurlar tartışmanın tarafları olarak sorunun yorum ve analizinde öne çıkarılan boyutlar olmuştur.

Araştırmanın değerlendirmesinde Ankara Sincan’la birlikte Kayseri ve Van illerindeki sınırlı örneklem materyalleri ile bulguları da dikkate alınmıştır.****

II. BULGULAR VE YORUM

Araştırmaya üç alandan (Matematik–Fen=MF, Türkçe-Matematik=TM, Sosyal Bilimler=S) katılan toplam öğrenci sayısı 469’dur (Tablo 1). Bu rakamın % 49.9’u MF, % 51.2’si TM, % 7.9’u Sosyal Bilimler alanı öğrencileridir.

Tablo I. Araştırmaya Katılanların Alanlarına Göre Dağılımı

Alanlar

n

%

MF

192

40.9

Sosyal

37

7.9

TM

240

51.2

Toplam

469

100.0

“İlgili alanı tercih etmenizde kimler etkili olmuştur?” şeklindeki anketin (bilgi formu) ikinci sorusuna öğrencilerin % 87’si alan seçimini kendi kararları doğrultusunda yaptıklarını belirtmişlerdir (Tablo II). Bunu sırasıyla % 15.8 diğer, % 11.7 Anne-Baba, % 6.6 okul, % 4.7 öğretmenlerin etkisiyle cevabı verenler izlemektedir. Diğer seçeneği istenilen alanın (spor, sanat, yabancı dil vs.) olmayışı nedeniyle mevcut iki seçenek arasındaki zorunlu tercih şeklindeki yanıtlarda yoğunlaşmaktadır.

Tablo II. Öğrencilerin Alan Seçiminde Etkili Olan Kişiler*

Seçenekler

n

%

Anne-baba

55

11.7

Öğretmenler

22

4.7

Okul Yöneticileri

31

6.6

Arkadaşlar

26

5.5

Kendim

408

87.0

Rehber Öğretmen

15

3.2

Diğer

74

15.8

 * Bu tablo ile birlikte, tabloların bir kısmında genel toplama yer verilmemiştir. Bunun nedeni öğrencilerin bazı sorularda birden fazla seçeneği işaretlemeleridir.

Tablo III. Alan Seçmeli ve Seçmeli Derslerin Seçiminde Etkili Olan Kişiler

Seçenekler

n

%

Anne-baba

25

5.3

Öğretmenler

22

4.7

Okul Yöneticileri

153

32.6

Arkadaşlar

63

13.4

Kendim

270

57.6

Rehber Öğretmen

9

1.9

Diğer

51

10.9

Öğrencilerin % 57.6’sı Alan Seçmeli ve Seçmeli dersleri kendi arzuları doğrultusunda seçtiklerini belirtmişlerdir (Tablo III). Bunu % 32.6’i okul yöneticileri cevabını verenler izlemektedir. Bundan sonraki bulgularda görüleceği üzere burada öğrencinin kendi arzularının ancak diğer etkenlerle ve seçeneklerin sınırlılığı ile ilgili görece bir anlamı vardır. Bu tabloda dikkat çeken bir oran da % 10.9 ile diğer seçeneğinde gözlenmektedir. Açık uçlu olarak cevap bulan seçenekte dikkate değer olan belirlemeler şunlardır : “Seçmediğim dersleri de almışım, her halde bu okul yöneticilerinin seçimi oldu”, “Ben alan seçmedim, geldiğimde seçilmişti”, “üniversite sınavı için TM’ye geçtim.” vs. Bu açıklamaların çoğu istek dışı bir seçim olduğu noktasında yoğunlaşmaktadır. Burada etken olarak okul yönetimi gösterilmektedir.

Tablo IV. Öğrencilerin İstedikleri Alan Seçmeli ve Seçme Dersleri Alma Durumu

Seçenekler

n

%

Aldım

180

38.4

Alamadım

281

59.9

Cevapsız

8

1.7

Toplam

469

100

“Alan seçmeli”, ve “seçimlik” derslerden öğrencinin istedikleri acaba alınabilmiş midir? % 59.9’luk bir oran öğrencilerin istedikleri ders seçimlerinde isteklerinin gerçekleşmediğini göstermektedir (Tablo IV). Bu olgunun önde gelen nedenleri ise sırasıyla öğretmen yetersizliği (%25.3), Okul araç ve gereçleri ile materyal yetersizliği (% 22.5), derslik eksikliği, derslik yetersizliği (%11.6) gelmektedir (Tablo V). Bu nedenlerin okulun donanımı ve yeterliği gibi bir kategoride tanımlanabildiği göz önüne alındığında bu yeni uygulamanın daha başlangıçta okulun henüz hazır ve yeterli olmamasından kaynaklanan sorunlarla karşı karşıya olduğu görülür.

Tablo V. İstediği Alan Seçmeli ve Seçmeli Dersleri Alamayan Öğrencilerin Alamama Nedenleri

Seçenekler

n

%

Öğretmen Yetersizliği

72

25.3

Yeterli müracaat olmaması

28

9.8

Okul Ders araç-gereç ve materyal yetersizliği

64

22.5

Derslik eksikliği, derslik yetersizliği

33

11.6

Bu konuda bilgilendirilmedim

63

22.1

Diğer

97

34.0

Araştırmaya katılanların % 34’ü alan seçimde “diğer” faktörlerin etkili olduğunu belirtmişlerdir. Açık uçlu olarak cevaplanan bu seçenekte ortaya çıkan ilginç gerekçelerden bazıları şöyledir : “Hocalar biraz ilgisiz”, “seçeceğim alanla ilgili destek yok”, “seçme şansı bile tanımadılar”, “okulumuz sorumlu ve disiplinli okul değil. Seçtiğimiz derslerin verilmemesi yanında seçmediğimiz bazı dersleri görüyoruz”, “dersler hakkında bilgimiz yok. Ne veriliyorsa onu görüyoruz”, “öğretmenler iyi ders anlatamıyor”, “üniversite için gerekli konular tam verilmiyor” “Okul yöneticileri. İstemesek de girmek zorundayız” vs.

Öğrencilerin alan seçimlerinde etkilendiği kişiler alanlara göre farklılık göstermektedir. MF alanını seçenlerin anne-babadan etkilenme oranı 16.7 iken bu oran TM’de % 8.8, Sosyal alanında ise % 5.4’dür (Tablo VI).

Tablo VI. Öğrencilerin Seçtikleri Alanlara Göre Etkilendikleri Kişiler

 

MF

SOSYAL

TM

Seçenekler

n

%

n

%

n

%

Anne-baba

32

16.7

2

5.4

21

8.8

Öğretmenler

14

7.3

-

-

8

3.3

Okul Yöneticileri

8

4.2

10

27.0

13

5.4

Arkadaşlar

14

7.3

3

8.1

9

3.8

Kendim

169

88.0

27

73.0

212

88.3

Rehber Öğretmen

11

5.7

1

2.7

3

1.3

Diğer

32

16.7

6

16.2

36

15.0

Burada ilginç olan bir nokta ise Sosyal alanını seçenlerin hiçbirinin öğretmenlerinden etkilenmemesidir. Aynı şekilde MF alanı ve TM alanını kendim seçtim diyenlerin yüzdeleri birbirine çok yakın olmalarına rağmen bu oran Sosyal alanı seçenlerde düşmektedir.

Bir başka önemli husus da alan seçiminde en fazla etkili olması beklenen rehber öğretmenlerin öğrencilerin kararları üzerinde çok az etkili olmalarıdır.

Yine bu tabloda dikkati çeken bir başka nokta ise okul yönetimin MF ve Sosyal alanların seçiminde öğrenciler üzerindeki etkisi ( MF alanı % 7.3, TM alanı % 5.4) birbirine yakın iken, bu oran sosyal alanda % 27’ye çıkmaktadır. Bu durum öğrencilerin sosyal alanı seçmek istemedikleri halde okul yönetiminin yönetmelikler gereği öğrencileri sosyal alana yönlendirdiği şeklinde yorumlanabilir.

Tablo VII. Öğrencilerin Alanlarına Göre “Alan Seçmeli” ve “Seçmeli” Dersleri  Seçmelerinde Etkili Olan Kişiler

 

MF

SOSYAL

TM

Seçenekler

n

%

n

%

n

%

Anne-baba

9

4.7

2

5.4

14

5.8

Öğretmenler

14

7.3

-

-

8

3.3

Okul Yöneticileri

65

33.9

11

29.7

77

35.1

Arkadaşlar

36

18.8

1

2.7

2

10.8

Kendim

93

48.4

23

62.2

154

64.2

Rehber Öğretmen

7

3.6

1

2.7

1

0.4

Diğer

31

16.1

5

13.5

15

6.3

Öğrencilerin alanlarına göre “Alan Seçmeli” ve “Seçmeli dersleri tercihlerinde etkili olan kişilere bakıldığında ise (Tablo VII) kendim seçtim diyen MF alanındakilerle diğer iki alan arasında belirgin bir farklılık olduğu göze çarpmaktadır. Sosyal ve TM alanında kendim seçtim diyenlerin oranları birbirine yakın iken, bu oran MF alanında düşmektedir.

 Burada dikkati çeken bir husus sosyal alanda okuyan öğrencilerin seçmeli dersleri seçiminde arkadaşlarından etkilenme oranının diğer iki alana göre daha düşük olmasıdır.

Tablo VIII. Öğrencilerin Alanlarına Göre “Alan Seçmeli” ve “Seçmeli” Derslerini Almamalarında Etkili Olan Nedenler

Seçenekler

MF n=129

SOSYAL n=20

TM n=136

n

%

n

%

n

%

Öğretmen Yetersizliği

40

31.0

4

20.0

28

20.6

Yeterli müracaat olmaması

16

12.4

1

5.0

11

8.1

Okul ders araç-gereç ve materyal yetersizliği

44

34.1

1

5.0

19

14.0

Derslik eksikliği, derslik yetersizliği

18

14.0

2

10.0

13

9.6

Bu konuda bilgilendirilmedim

25

19.4

7

35.0

31

22.8

Diğer

37

28.7

8

40.0

52

38.2

Öğrencilerin seçmeli derslerini sınırlayan nedenlerin başından okul ders araç-gereçlerinin yetersizliği gelmektedir. Bunu öğretmen yetersizliği izlemektedir. Alan seçiminde etkili olan nedenlere öğrencilerin alanlarına göre bakıldığında ise; özellikle MF alanındaki öğrencilerin seçmeli derslerini seçmelerinde okul araç ve gereçlerin yetersiz olmasının etkili olduğu görülmektedir. Diğer iki alanda bu oranın daha düşük olduğu görülmektedir.

Sosyal alanındakilerin % 20’si, TM alanındakilerin ise % 20.6’sı öğretmen yetersizliği nedeniyle istediği “alan seçmeli” ve “seçmeli” dersleri seçemediklerini belirtmişlerdir. Bu oran MF alanında ise % 34.1’dir.

Bir başka farklılık ise “Bu konuda hiç bilgilendirilmedim” cevabını verenler arasında görülmektedir. Sosyal alanı seçen öğrencilerden “hiç bilgilendirilmedim” cevabı verenlerin  oranı MF ve TM alanına göre daha yüksektir.

Öğrencilerin “alan” seçimleri ile “alan seçimlik” ve “seçimlik ders”lerin seçimlerinde okul türleri arasında da benzerlikler bulunmaktadır. Okul türlerinin onların sosyal çevrelerini yansıttığı varsayıldığında bu benzerliğin anlamlı olduğu düşünülebilir. Buna göre bir gecekondu bölgesi Lisesi olan İncesu Lisesinde öğrencilerin alan seçiminde etkili olan faktörler arasında öğretmen ve yönetici unsuru diğer Liselere göre daha belirgin bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bu Lisede öğrencinin kendi seçimi oranı (%62), diğer Liselerin (Anıttepe Lisesi %90.60, Mehmet Emin Resulzâde Anadolu Lisesi %96.26, Atatürk Anadolu Lisesi %91.34) gerisinde kalmaktadır. Okul türleri açısından alan seçmeli ve seçmeli derslerin seçimlerinde etkili olan faktörler ise bütün okullarda okul yöneticilerini önemli etken olarak ortaya çıkarmaktadır: Anıttepe % 59.06, Mehmet Emin Resulzâde % 31.78, Atatürk Anadolu Lisesi % 25.98, İncesu Anadolu Lisesi % 36.05. Bütün okullarda ve sistemde öğrencilerin ufku, yönlendirme ve eğilimlerinde etkili olması düşünülen rehberlik ve rehber öğretmenliğin ise anlamlı bir faktör olarak ortaya çıkmadığı anlaşılmaktadır. Alan seçimi ve seçmeli derslerde rehber öğretmenin etkili olduğunu düşünen öğrenciler Atatürk Anadolu Lisesinde oransal bir değer olarak ortaya çıkmazken bu durum Anıttepe Lisesinde %1.34, Mehmet Emin Resulzâde Anadolu Lisesinde 1.87, İncesu Lisesinde ise % 1.6’da kalmıştır. Araştırma konusu olan bütün Liselerde öğrencilerin Alan seçmeli ve seçmeli dersleri kendi isteklerine uygun olarak alamadıkları  görülmektedir. Birbirine yakın olan bu oranlarda İncesu Lisesi diğerlerinin gerisinde kalmaktadır: Anıttepe Lisesi % 60.40, Mehmet Emin Resulzâde Anadolu Lisesi, % 66.36, Atatürk Anadolu Lisesi % 63.78, İncesu Lisesi % 45.35.

Tablo IX. Öğrencilerin Alan Seçimlerine Etkili Kişilere Göre “Alan Seçmeli” ve “Seçme” Dersleri Seçmelerinde Etkili Olan Kişiler

 

Anne-baba

Öğretmen­ler

Okul Yöneticileri

Arkadaşlar

Kendim

Rehber Öğrt.

Diğer

Seçenekler

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

n

%

Anne-baba

18

32.7

3

13.6

2

6.4

4

15.3

19

4.6

3

20

6

8.1

Öğretmenler

1

1.8

9

40.9

3

9.6

4

15.3

12

2.9

-

-

3

4.05

Okul Yön.

12

21.8

6

27.2

21

67.7

6

23

126

30.8

4

26

26

35.1

Arkadaşlar

17

30.1

5

22.7

-

-

12

46

53

13

3

20

13

17.5

Kendim

37

67.2

10

45.4

6

19.3

13

50

258

63.2

10

66.6

38

51.3

Reh.Öğrt.

2

3.6

3

13.6

2

6.4

4

15.3

5

1.2

2

13.3

2

2.7

Diğer

7

12.7

2

9.1

1

3.2

3

11.5

44

10.7

1

6.6

16

21.6

Alan seçiminde etkili olan kişilerin “Alan Seçmeli” ve “Seçmeli” derslerin seçiminde ikinci derecede etkili olduğu görülmektedir. Alan seçimimde okul yönetimi ve rehber öğretmen birinci derece etkili oldu diyenlerin dışında kalanlar seçmeli dersleri kendilerinin seçtiklerini belirmektedirler.

Tablo X. Alan Seçmeli Programlara Dayalı “Üniversiteye Giriş Sistemi” Hakkında Öğrencilerin Bilgi Sahibi Olma Durumu

Seçenekler

n

%

Yeterli bilgiye sahibim

65

13.9

Ana hatlarıyla biliyorum

143

30.5

Yeterli bilgiye sahip değilim

123

26.2

Konuyu hiç bilmiyorum

5

1.1

Bildiklerim çevreden öğrendiklerimdir

149

31.8

Okul yönetimi bizi bilgilendirmedi

112

23.9

Öğrencilerin % 30.5’i üniversite giriş sistemi hakkında ana hatlarıyla bilgi sahibi olduklarını söylemişlerdir. % 31.8 bu konuyu çevreden öğrendiğini, % 30.5 ana hatlarıyla bildiğini, % 26.2 ise bu konuda yeterli bilgiyi sahip olmadığını belirtmektedirler. 

Tablo XI. Öğrencilerin Alanlarına Göre Üniversite Giriş Sistemi Hakkında Bilgiye Sahip Olma Durumları

 

MF

SOSYAL

TM

Seçenekler

n

%

n

%

n

%

Yeterli bilgiye sahibim

28

14.6

2

5.4

35

14.6

Ana hatlarıyla biliyorum

87

45.3

2

5.4

54

22.5

Yeterli bilgiye sahip değilim

38

19.8

9

24.3

76

31.7