Kadir ULUSOY Millî Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Genel Müdürlüğü, Sosyal Bilgiler Kitap Yazım Komisyonu Üyesi |
|---|
| E-posta: med@meb.gov.tr |
|---|
|
|---|
Özet Bu araştırmanın amacı, tarih derslerindeki okuma parçalarında ahlâkî değerlerin verilebileceğini göstermektir. Bunun için Sakarya ili Adapazarı Namık Kemal İ.Ö.O. 6-7. sınıflardaki 83 öğrenciye bir okuma parçası çalışması yaptırıldı. Araştırmada öğrencilere Âşıkpaşaoğlu Tarihi'nden Osman Bey dönemine ait bir metin okuma parçası olarak verildi. Parçanın sonuna “Osman Bey'in hangi özellikleri anlatılmıştır?” sorusu konuldu. Öğrenci cevapları frekanslara ayrıldı. Elde edilen bulgulara göre; tarih derslerinde ünite sonlarına konulacak okuma parçaları sayesinde ahlâkî değer kazanımı ağlanır. Bunun için seçilen okuma parçalarının içeriklerine önem verilmelidir. Ayrıca okuma parçalarının sonuna sorular konularak öğrencilerin çıkarım yapmaları sağlanmalıdır. Anahtar Sözcükler: Eğitim, tarih eğitimi, tarih dersi, ahlâkî değerler ve okuma parçası Giriş Tarih bize birçok kavmin ve milletin nasıl doğduğunu, geliştiğini, kuvvetlendiğini ve nasıl zayıflayıp yok olduğunu göstermektedir. Hititler, Sümerliler, Romalılar gibi insanlık tarihinde derin izler bırakan ve insanlığın ilerlemesinde önemli rol oynayan bu milletlerin, yükselme ve gerileme dönemlerine bakıldığında birçok benzerlikler bulunmaktadır. Bu milletlerin hepsi çalışkan, özverili ve ahlâkî değerlerini koruyarak müreffeh bir hayat sürmüşlerdir. Fakat ilerleyen yıllarda zenginliğin verdiği rehavet, tembellik ve rahat yaşama, gösteriş merakı ve halktan, ahlâktan, bütünlükten uzaklaşmaları gibi davranışlar bu milletlerin perişan bir hâle düşmelerine neden olmuştur. Kendilerinden sonra gelen nesillere maddî ve manevî miraslar da bırakmışlardır. İşte bu maddî veya manevî mirasları bırakan bu milletler okutulan tarih dersi sayesinde daha iyi tanınır. Böylece, insanlarda geçmişten ders alıp, yaşadığı dönemdeki olayları daha iyi tahlil etme ve gelecek nesillere de iyi bir emanet bırakma bilinci oluşur. Yani tarih dersi ile; milletlerin o dönemdeki siyasî, sosyal yaşantıları, gelenek, görenek, örf ve âdetleri incelenir. Milletlerin hayatını etkileyen iyi ve kötü faktörler belirtilir. Öğrencilere, kötüyü yapmama, iyiyi yapma bilinci verilerek ahlâkî değerler kazandırılmaya çalışılır. Burada sözü edilen bilinçleri kazandırmada tarih dersine önemli bir görev düşmektedir. Geçmişten dersler çıkarmamızı sağlayan tarih, yukarıda sözü edilen değerleri insanlara ulaştırmada en önemli araçtır. Tarih dersinde diğer derslerde olduğu gibi seçilen konular, araç gereçler, kullanılan yöntemler dersin hedefine ulaşmasında etkilidir. Siyasî, ekonomik ve kültürel konular işlenirken öğrencilere ahlâkî değerlerin de kazandırılması gereklidir. Tarih kitapları yalnız siyasî ve askerî olayları içermemeli, bunların yanında toplumların geçmişinin bütün yönlerini kapsayan bir sentez oluşturmalıdır. Bu amaca yönelik olarak bu çalışmada, tarih konuları işlenirken öğrencilere ahlâkî değerlerin nasıl kazandırılabileceğine; öğrencilerin seçilen okuma parçalarında geçen ahlâkî ifadeleri algılama durumlarına bakılacaktır. 1- Tarih Dersi ve Ahlâkî Değer Kazanımı Eğitim ve öğretim yaşamının temel öğelerini, okul ve öğretmen oluşturur. Öğrencinin dersi sevmesi, çalışma alışkanlığı kazanmasının yanı sıra, benimseyeceği değer yargıları ve tutumları açısından da öğretmenin rolü büyüktür. Öğrencinin kabul edip benimseyeceği ve uygulayacağı davranışlar bakımından ona en yakın kişi öğretmendir. Öğretmenin kişisel yönelimi, öğrenci yöneliminin önemli bir değişkeni olarak belirlenmiştir (Thompson, 1993, 4203). Sınıfta, öğretmen çeşitli davranışlar sergileyebilir; ödül verme, öğrenciyi benimseme, saygılı olma, tutarlı olup hakça davranma, ilgilenme, dilini iyi kullanma, kararlılık, esneklik, örnek olma, kendini işine adama gibi (Lemlech, 1988, 6). Ahlâki değer kazanımında öğretmenin amacı, öğrencileri erdemli insan hâline getirmeye çalışmak olmalıdır. Tarih dersinde de öğretmen geçmişteki siyasî ve ekonomik olayları anlatmanın yanında sosyal, kültürel gelişmeleri yer ve zaman belirterek gelecek nesillere aktarmalı böylece insanlar yaşadığı toplumun ve diğer toplumların yeteneklerini, tutum, inanç ve değerlerini tanıyabilmelidir. Tarih dersinde öğretmenin amacı şunlar olmalıdır: 1) Öğrencinin geçmişi ve bugünü anlamasına yardımcı olmak. 2) Öğrencide, bütün insan etkinliklerine karşı bir duygudaşlık uyandırmak. 3) Kendisini bir zaman boyutunun akışı içinde görmesini sağlamak. 4) İnsan soyunun bir üyesi sıfatıyla geçmişe neler borçlu olduğunu ve geleceğe karşı ödevlerini kavratmak. 5) Olayları neden ve sonuçlarıyla birlikte görüp açıklamaya alıştırmak ve öğretmek, dolayısıyla düşünme gücünü geliştirmesine yardımcı olmak. 6) Öğrencinin, toplum-birey ilişkisini, uygun örneklerle kavramasına ve adil bir şekilde yetişmesine yardımcı olmak. 7) Herkes tarafından kabul edilen insani değerleri öğrencinin benimsemesine yardımcı olmak (Özbaran, 1992, 100). Tarih dersi aracılığıyla geçmiş ile ilgili bir takım bilgi veya inançların geleneksel olarak öğrencilere benimsetilmesinin bir önemli nedeni de ahlâk eğitimi için tarih anlayışının insanlara kazandırılmasıdır. Bu anlayışa göre; “Öğrencilere geçmiş hakkında bir takım bilgiler vermenin güçlü, geleneksel bir nedeni çoğunlukla telkin yoluyla ahlâkî kuralların yerleşmesini sağlamak olmuştur (Safran, 1997, 28). Aslında daha geniş yönleri olan bu amaç genellikle belirli bir tarihî mirasın aktarımı ile bir arada sunulmuştur. Tarih eğitimi almış olmak, çeşitli insan deneyimleri ile ilgili bir takım düşünme yöntemleri kazanmış olmak demektir. Kazanılan bu bilgiler insanlara faydalı hâle getirilmelidir. Her milletin amacı, ahlâk bakımından olgun bir vatandaş olacak şekilde insan yetiştirmektir. Milletlerin bu isteklerinin gerçekleşmesi için, öğrencilerine (insanlarına); dünyada neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğretecek, içinde yaşadığı toplumu düzeltip ilerletme duygusu kazandıracak bir tarih bilinci kazandırması gerekir (Montagu, 2000, 59). Bir başka görüşe göre de: “Milletlerin hayatı, zamanın karanlıklarından, tarihin aydınlıklarına kadar uzayıp gider. Ahlak milletten ayrılmayacağına göre, ahlak da tarih boyunca var olup gelmiştir. Milletlerle birlikte var olup gelen ahlakın en coşkun kaynaklarından birisi millî duygu olduğuna göre, tarihin rolü ve önemi ahlakta da kendini gösterir. Millî tarih bilinci, inancı ve sevgisi yükselmiş insanlarda, ahlak daha da sağlam olur.” (Öz, 1959, 14). Küçüklüğünden itibaren, toplum olayları içinde yaşayan insanlarda, millî kahramanlıkları heyecanla dinleyenlerde millî duygu kuvvetli olur. Büyük devlet adamları ve kahramanlar için hayranlık duymak, kendinden başkalarına değer verme alışkanlığı kazanmak, atalarını sevmek, onların soyundan geldiğine inanmak, insana manevî ve ahlâkî kuvvet verir. Öyleyse millî tarih ve duygu, ahlâkın tükenmez hazinelerinden biridir. Tarih bilmeden verilen kararlar geçmişteki hataların tekrarı demektir. Tarih konularına baktığımızda ilk insandan bugüne kadar gelip geçen toplulukların hayatları, savaşları, kültürleri, uygarlıkları ve ahlâkî değerleri görülür. Tarih dersinin öğrenciye sevdirilmesi yeni yetişen nesile; özgürce düşünebilmek, duygu ve yorum gücünü geliştirmek, kültürel seviyesini genişletme bilincini kazandırmak, kendilerine güveni olmak, öğrendikleri kötü davranışlardan ibret alarak kaçınmak, iyi şeyleri ise hayatında uygulamayı öğrenmek gibi davranışlar kazandırır. Geleceğin teminatı olan genç nesile, tarih eğitimi vasıtasıyla kültür mirası aktarılarak, millî benlik korunmuş, pekiştirilmiş, ahlâkî değerler benimsetilmiş ve sosyal gelişme sağlanmış olur. Bu bilincin ve davranışların kazandırılmasında öğretmenlere düşen görev kadar ders kitaplarının yazarlarına da görev düşmektedir. Çünkü; ders kitaplarına ister istemez yazarın düşünceleri yansıyacaktır. Bunun için mümkün olduğu kadar yazarlar tarafsız olmaya çalışmalıdır. Tarih dersinde öğrencilerin başarısızlığına bakıldığında öğrencilere düşünme fırsatı vermeyecek kadar ağır bir bilgi yükünün onları tedirgin etmekten ve derse karşı soğutmaktan başka bir işe yaramadığını görürüz. Tarih eğitimi sayesinde öğrenciler, salt bilginin yanında, iyiyi ve kötüyü sorgulama anlayışını kazanmalıdır. Milletlerin tarihten beri bağımsızlığını, örfünü, adetini nasıl koruduğu tarih eğitimi ile aktarılır ve bunları yaşatmak insanlara, ahlâkî bir görev olarak verilir. Tarih, insanlarda devamlılık fikri uyandırır, onları boşluktan kurtarır. Devamlılık fikrinden mahrum insanlar ne tarihi miraslarına sahip çıkabilirler ne de gelecek nesillere bu mirası aktarabilirler (Safran, 1993, 6). Özellikle tarihin millet hayatında rolü ve önemi ölçülemeyecek kadar büyüktür. Millî benliğin uyanmasında, beslenip kökleşmesinde millî tarihin kesin rolü vardır. Tarihten gelen millî özelliklerini, dilini, medeniyetini korumayı ihmâl eden milletler, dağılmaya ve sonunda yok olmaya mahkum olurlar. Tarih sayesinde fertler geçmiş hayatları bütünü ile kavrayabilirler, dostlarını ve düşmanlarını bilebilirler, millî kişiliklerini idrak edip, tarihî haklarını ve emeklerini apaçık görebilirler. Ayrıca, tarih öğretimi ile öteki insanlara karşı saygılı, kendi ahlâkî değerlerini koruyan ve geliştiren, yurttaşlık becerilerini ve değerlerini geliştiren insanlar yetiştirilir (Safran, 1993, 17). Tarih eğitimi sayesinde öğrencilerin ilgi, tutum, değer verme gibi değişik duygu ve davranış eğilimleri gelişmektedir. Öğrenciler, tarih dersinde büyüklere saygı, yurt sevgisi, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirme, millî ülkülere bağlılık, kendine güven, başkalarına ve değişik fikirlere karşı hoşgörü, temizlik ve düzen konularında ahlâkî davranışlar kazanmalıdır. Fakat, yukarıda belirtilen davranışların ve bilinçlerin kazandırılabilmesi ve tarih öğretiminin amacına uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için, öğretmenin; kendisinin ve alanının özelliklerini, amaçlarını tanıması kadar sınıf içindeki tutumlarının olumlu, tutarlı ve sürekli olması gerekmektedir. Amaçlar ve buna uygun olarak tutumlar ile davranışlar birbirini desteklemelidir. Çünkü tarih öğretimi, kültürel mirasımızın önemli bir parçası olması, karşılaştırma, çözümleme, sentez ve öteleme gibi eğitimsel becerileri geliştirmesi ile her öğrencinin bilmesi gereken fikir ve kavramları vermesi, empatiyi beslemesi, öğrenciyi iyi bir vatandaş ve milletin sadık bir taraftarı yapması, ayrıca, öğrencilerin ait oldukları gruba saygı duymaları ve toplum içinde ahlak kurallarının yerleşmesini sağlaması bakımından önemli ve gereklidir (Nichol, 1996, 3-4). 2- Bir Okuma Parçası Örneği John Dewey'e göre tarih öğretiminin amacı; insanların birbirleri ile iyi bir iletişim kurmasını sağlamak, çocuğa sosyal hayatın değerlerini taktir ettirebilmek, insanlığa yardım eden, insanları gerileten ve ilerleten karakter türlerini benimsetmektir (Dewey, 2000, 43). Toplumsal değerleri benimsemek, toplumun ahlâkî değerlerini bilmekle mümkündür. İnsanlar önce kendi değerlerini benimseyip sonra da diğer toplumların değerlerini tanıyıp onlara saygı gösterebilmelidir. Çünkü; ahlâk kuralları bütün insanları sevmeyi tavsiye eder. Ahlâklı insan bütün insanları sever ve onlara bağlanır. Ama kendi vatandaşlarını iyi tanımayan, toplumunun ahlakî değerlerini bilmeyen, onları sevmeyen insanın, başka ülkelerin insanlarına, geleneklerine sempati ile hayranlık duyması taklitçilik ve öncelik yanılsamasıdır (Binat, 1971, 30). Bundan dolayı, tarih eğitimde kullanılması istenilen hikâyeler, okuma parçaları, menkıbeler, efsaneler vb. araçlarla öğrencinin geçmişi ile gurur duymasının yanında, öğrencilere ahlâk değerlerde verilebilir ve bu değerler kolaylıkla öğrencilere kazandırılabilir. Öyleyse; tarih kitaplarındaki okuma parçaları 1998 tarihli İlköğretim Sosyal Bilgiler programında belirtildiği gibi millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerler bakımından besleyici; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmede yol gösterici ve bu değerlerle ilgili ders konularını sevdirici mahiyette olmalıdır. Bunun için bu çalışmada tarih konuları işlenirken, öğrencilere anlatılacak olan ahlâkî değerleri içeren hikâye, menkıbe ve efsaneler yoluyla, konu işlenirken önemli devlet adamlarının yaptığı davranışların incelenmesiyle veya örnek olaylarla öğrencilerin ahlâkî değerleri anlayıp anlamayacağı belirlenmeye çalışılmıştır. Aşağıda, Türk tarihi içinde büyük bir öneme sahip olan Osman Bey ile ilgili bir metine yer verilmiştir. Parçada, Osman Bey hakkında adaletlidir, insanlara iyilik yapmıştır, dürüsttür, alçak gönüllüdür, yardımseverdir diye direkt bilgi verilmemektedir. Öğrencilerden bu parçayı okuduktan sonra yukarıdaki gibi ahlâkî değerleri içeren ifadeleri yazmaları beklenmektedir. Bu amaçla, öğrencilere, okudukları parçadan ne anladıkları sorulmuş, verilen cevaplara göre öğrenci görüşleri frekanslara ayrılmıştır. Bu çalışma, Sakarya ili, Adapazarı Namık Kemal İlköğretim Okulu 6 ve 7. sınıflardan 83 öğrenciye uygulanmıştır. Tarih konuları işlenirken ünite sonuna konulacak okuma parçası olarak düşünülen örnek metin: “ Osman Bey Eskişehir'de bir pazar yeri kurdurur, pazara civardaki Türkler ve Bizanslılar da gelirdi. Bu bölgede yaşayıp pazarcılık yapan Bizanslılar, yaptıkları güzel bardakları bu pazara getirip satarlardı. Bir gün Germiyanlı bir bey Bizanslı bir pazarcıdan bir bardak alır ve parasını vermez. Bizanslı pazarcı Germiyanlı beyi Osman Bey'e şikayet eder. Osman Bey, Germiyanlı beyi yanına getirtip Bizanslı pazarcının hakkını almış ve Bizanslı pazarcılara saldırmamalarını emretmiştir. Bu olay Bizanslı pazarcılar arasında büyük bir etki yapmış ve Türklere olan güvenleri artmıştır. Bu olaydan sonra Bizanslılar pazar yerine kadınlarını da getirmeye başlamışlardır ” (Atsız, 1992, 20) . Parçanın sonuna konulması düşünülen soru: Bu parçada Osman Bey'in hangi özelliği anlatılmıştır? Tablo:1
Öğrenci cevaplarından anlaşıldığına göre, parçada dolaylı olarak anlatılan, öğrencilere benimsetilmek ve kavratılmak istenen değerleri öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun kavradığı görülmüştür. Öğrenciler; Osman Bey adaletlidir, iyi ve dürüst bir insandır, herkesin hakkını vermiştir, yardımseverdir, her millete eşit davranmıştır gibi cevapları çoğunlukla vermiştir. Öğrenciler kendi yorum güçlerini kullanarak, amaca uygun istenilen cevapları vermişlerdir. Bu çalışma ile; öğrencilere, hikâyeler, menkıbeler, efsaneler anlatılarak, tarihe mâl olmuş devlet büyüklerinin hayatlarını anlatarak veya örnek olaylardan yola çıkarak ahlâkî değerlerin benimsetileceği görülmüştür. Sonuç Sonuç olarak, tarih ders kitaplarında amaca uygun bir şekilde hazırlanan okuma parçalarında ahlâk konuları işlenebilir. Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinden zayıf not almak, sınıfta kalmak vb. korkular olmadan çeşitli ahlâk konuları eleştirici ve yapıcı bir yaklaşımla öğrencilere tarih dersinde daha rahat verilebilir. Böylece dolaylı yoldan yapılan ahlâk eğitimi daha başarılı olabilir. Diğer eğitimciler de, gerek ders esnasında, gerekse ders dışında öğrencilere ahlâk kurallarını anlatmaya ve kavratmaya çalışmalıdırlar. Ancak, okullarımızda müfredatı yetiştirme telaşı nedeniyle ünite sonlarındaki okuma parçalarının üzerinde yeterince durulmamaktadır. Bazı okuma parçaları üzerinde durulmadan hemen okunup geçilmekte veya öğrencilere “evde okuyup gelin” denilmektedir. Bir diğer hususta şudur; okuma parçalarının sonuna, “bu parçada anlatılmak istenilen nedir?”, kişi hakkında bilgi veriliyorsa “bu kişinin hangi özelliği anlatılıyor?”, ibret aldırmak amacıyla anlatılan parçada “burada kötü ve iyi olan davranış nedir?”, “Siz olsaydınız ne yapardınız?” gibi parçaya uygun sorular konulmalıdır. Böylece, Türk Milletinin millî, ahlâki, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına saygılı vatandaş yetiştirmek amacına dayanan eğitim sistemimizde öğrenci düşünmeye itilir ve öğrenciler, gerek drama gerekse empati yöntemi sayesinde bu amaçlara uygun olarak yetiştirilir. Bu çalışmadan anlaşıldığına göre; tarih derslerinde, öğrencilere aşağıaki ahlâkî değerler kazandırılabilir. Öğrenciler; tarih konuları işlenirken iyilik, doğruluk, dürüstlük, hak, adalet gibi değerleri, okuma parçaları sayesinde daha kolay öğrenebilirler. Ayrıca, insan sevgisinin, saygının, erdemin önemini ve ahlâklı olmanın yüceliğini kavrama, toplumun kültürünü pekiştirme, geçmişte yaşamış insanlar gibi düşünme ve hissetme (empati yöntemi kullanılarak), becerileri de geliştirilir. Toplumun ahlâk özelliklerinin ve insanların ahlâkî değerlerinin kazanılmasında, öğrenilmesinde tarihin de önemli bir yeri vardır. Tarih kitaplardaki okuma parçaları bu ahlâkî değerleri yansıtacak şekilde verilirse, öğrencinin ahlâkî kazanımlarının artırılması ve geliştirilmesi bakımından son derece faydalı olması düşünülebilir.
Kaynakça Âşıkpaşaoğlu, (1992). Âşıkpaşaoğlu Tarihi (Yayına hazırlayan: Atsız), İstanbul: MEB Basımevi. Binat, Tarık (1971). Milli Kültür ve Ahl â k , İstanbul: Yörük Matbaası. Dewey, John (2000). “Temel Eğitimde Tarihin Amacı”, (Çev.: Bahri Ata) Millî Eğitim, Yaz 2004, Sayı: 147. Lemlech, Johanna K. (1988). Classroom Management Longmanınc . Second Ed. Newyork. Montagu, Ashley (2000). Çocuklarınıza Ahl â k î Değerleri Nasıl Kazandırabilirsiniz , (Çev. Remzi Öncül) İstanbul: MEB. Basımevi. Nichol, J.(1996). Tarih Öğretimi , (Çev. Mustafa Safran). Ankara. Öz, Süleyman Nuri (1959). Türk Çocuğunun Ahl â k Eğitimi , İstanbul: Çeltüt Basımevi. Özbaran, Salih (1992). Tarih ve Öğretimi , İstanbul: Cem Yayınevi. Safran, Mustafa (1993). Orta Öğretim Kurumlarında Tarih Öğretiminin Yapı ve Sorunlarına İlişkin Bir Araştırma , Ankara: Yayınlanmamış Araştırma. Safran, Mustafa (1997). “Tarih Öğretimi ve Çağdaş Müfredat Teorileri”, XII.Türk Tarih Kongresi , Ankara. Thompson, Retta C.(1993). “A Comparison Of The Effects Of Two Classroom Behavior Management Models Upon The Attitudes Of Foruth and Fifth Grade Chıldren Toward School”, Dissertation Absracts Internatıonal .Vol.53, Nr.12, June. Vural, Mehmet (2002). İlköğretim Okulu Programı , Yakutiye Yay. Erzurum. TRANSFERENCE OF MORAL VALUES IN HISTORY LESSON “A SAMPLE OF READING PASSAGE” Abstract The aim of this study is to show the importance of readings for teaching moral values in history lessons. For this reason, we carried this study among mostly 6th and 7th classes with eighty three students in The Namık Kemal Primary School in Adapazarı. I gave a selected reading about Osman Ghazi. I made some categories on students' answers. It can be concluded that the readings at the end of each chapter, moral values can be taught in history lesson. However the contents of the readings should be put at the end of the chapters in order to provide that the students make clear inferences by themselves. Key Words: Education, history education, history lesson, moral values and selected readings
|