Hanımlar, Beyler,

Yüreklerimizdeki duyguları, beynimizdeki düşünceleri doğrudan doğruya gözlerinizde ve alınlarınızda okumak, benim için her şeyin üstünde sevinç duyma nedenidir. Bu dakika karşınızda duyduğum en içtenlikli duyguları izninizle söyleyeyim: İsterdim ki çocuk olayım, genç olayım ve sizin ışık saçan eğitim sınırlarınız içinde olayım... Sizden olgunluk (feyiz) alayım, siz beni yetiştiresiniz. O zaman ulusum için, daha yararlı, çok yararlı olurdum, fakat ne yazık ki ulaşılamayacak bir istek karşısında bulunuyoruz. Bu isteğin yerine başka bir dilekte bulunacağım:

Bugünün çocuklarını yetiştiriniz. Onları ülkede, ulusa yararlı üyeler yapınız... Bunu sizden istiyorum ve diliyorum.

◊◊◊

Görülüyor ki, en önemli ve verimli görevlerimiz eğitim işleridir. Eğitim işlerinde kesinlikle başarılı olmak gerektir. Bir ulusun gerçek kurtuluşu ancak bu biçimde olur. Bu başarının sağlanması için tümümüzün aynı canla başla ve aynı düşüncede (kafada) tutarlı bir program üzerinde çalışması gerekmektedir.

◊◊◊

Gözlerimizi kapayıp soyut olarak yaşadığımızı sanamayız.Ülkemizi bir çember içine alıp dünyayla ilgisiz yaşayamayız. Tam tersine ilerlemiş ve güvenilir bir ulus olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız, bu da ancak bilim ve fenle olur. Bilim ve fen neredeyse, oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için sınır ve koşul yoktur.

◊◊◊

Bütün bu gerçeklerin ulusça, iyi niyetle benimsenmesi ve sindirilmesi için, her şeyden önce bilgisizliği gidermek gerekir. Bundan dolayı eğitim programımızın, eğitim politikamızın temel taşı, bilgisizliğin ortadan kaldırılmasıdır.

◊◊◊

Bu, yok edilmedikçe, yerimizdeyiz. Yerinde duran bir şeyse geriye gidiyor demektir. Bir yandan genel bilgisizliği yok etmeye çalışırken diğer yandan, toplum yaşamında doğrudan istekli, etkin, sonuç alıcı kurumlar (uzuvlar) yetiştirmek gerekir. Bu da ilk ve orta öğretimin yaparak ve yaşayarak (ameli) eğitim vermesiyle olanaklıdır. Ancak, bu sayade toplumsal örgütler, iş adamlarına ve sanatçılarına sahip olur. Doğal olarak yüksek ulusal yeteneklerimizi geliştirecek, kültürümüzü hak ettiği yere ulaştırmak için, yüksek meslek uzmanlarını da yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da aynı öğretim aşamalarından geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça olarak yaşayan uluslar, güçsüzdür, hastalıklıdır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

(27 Ekim 1922 ‘de, Bursa Şark Tiyatrosunda öğretmenlere yaptığı konuşmadan.)

 

Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa      |   Eski Sayılar     |

 MART 2003  |  YIL : 3 |  SAYI : 36

BAŞYAZI




 

 

 

 

İçindekiler

Editörden

Başyazı

Her Şey İletişimle Başlar
Banu DUMAN-Zeynep Y.DEDE-Akın ERYÜREKLİ

Etkili İletişim
Prof.Dr.Oya G.ERSEVER

Anne-Baba-Çocuk İlişkisi
Doç.Dr.Aysel Köksal AKYOL

Daha Etkili Anne Baba Olabilmek
Doç.Dr.Selahattin ŞENOL

Asla Sen Yapamazsın Demeyin
Osman YILDIZ

Çocukla İletişimde Etkin Dinleme
Gülnaz PAKSOY

Çocuklarla Nasıl Bir İletişim?
Aygül TUNÇ

Zihinsel Özürlü Çocukları Olan Ailelere Öneriler
Vahdettin YAŞAR

Kuşatılmış Birey
Mehmet ÇOBAN

Prof.Dr.Üsten DÖKMEN İle Söyleşi
Ethem BARAN-Hakkı USLU

İletişim Sürecinde Öğretmen ve Öğrenci
Dilşat Peker ÜNAL

Cennetten Bir Çiçeğin Kucağındayım
Muzaffer Çağrı KOÇYİĞİT

Tasarım Eğitimi: Yaratıcılığın Öğretisi
Prof.Dr.Nevide GÖKAYDIN

Kafka'nın Böceğinden Yeraltından Notlar'a
Ethem BARAN

Kar mı?
Kemal Taner UMUNÇ

Hayal Fanusu
Saniye ÖZDEMİR

Toprak Kokan Eller
Şefika UÇAK

Kış İçgüdüsü
İbrahim DOĞAN

Düş Değil
Türkay KORKMAZ

İz
Ümmet CANER

Muştu
Mehmet TUNÇER

Hangisi Bana Benziyor?
Şaban AKBABA

Tarihte Bu Ay
K.Şule ERDEM

Karikatür
Hakkı USLU

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa      |   Eski Sayılar     |

 

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazilarinizı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr