Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

MART 2003  |  YIL : 3 |  SAYI : 36

Editörden...


 


 

Ağlasam sesimi duyar mısınız, / mısralarımda; / Dokunabilir misiniz, /Gözyaşlarıma ellerinizle?” diye soruyor ozan. Gözyaşlarına dokunacak bir dost eli arıyor yana yakıla. Diogen’in güpegündüz fener yakıp ortalıkta insan araması gibi...

Yalnızlığın çığlığını OrhanVeli’den 400 yıl önce Fuzûlî’de buluyoruz. “Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge / Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı” diyen koca şaire yanmamak olası mıdır?Ya günümüzden 700 yıl öncesinin YunusEmre’si...Hani şu “Bir garip ölmüş diyeler /Üç günden sonra duyalar /Soğuk su ile yuyalar /Şöyle garip bencileyin” diye insanın içini yakan dizeler...

Yalnızlık hiç kuşkusuz her dönemde yalnızlıktır.Ancak günümüz insanının yalnızlığı hepsinden öte... Gene Fuzûlî’nin kapısını açar bir sabah yeli vardır. Yunus’un garibiyse gene üç günden sonra duyulur. Oysa günümüzün yalnızlığı çok daha acımasız. Kentleşmenin hızla artışı, bunların getirdiği sorunlar, güzel insanları, ister istemez bencilleştiriyor. Daralan çevreler, sarsılan aile bağları, unutulan gelenekler ve artık “Her ne isen yine gel” diyemeyen gönül uluları... Giderek küçülen sofralar, bir yerde insanlıkları da alıp götürüyor. Sevmenin, anlayışın yerini didişmeler alıyor.Sonunda Sait Faik, “Bir insanı sevmekle başlar her şey!” demek zorunda kalıyor. Çünkü sevemiyoruz, el ele veremiyoruz, anlaşamıyoruz... Baba oğlunu, eş eşini, komşu komşusunu, öğretmen öğrencisini, işveren işçisini bir türlü anlayamıyor.

Evrensel amaçlar ve değerler bağlamında oluşturulan uluslar arası kuruluşlara karşın ülkeler birbirini anlamak istemiyor. Bunca uluslar arası barış, kardeşlik, dostluk anlayış ve işbirliğinin oluşturulması için emeği geçen yazarlara, ressamlara, bestecilere, heykeltraşlara karşın bazen bir küçük sorun çözülemiyor. Hiç yoktan siyah-beyaz kavgasına tutuşuluyor. Akıl us alacak gibi değil, durup dururken dünya, ikiye ayrılıp kıyasıya savaşıyor.

Bütün bunların tek nedeni var; iletişim kuramamak. Bunun doğal sonucu olarak da hızla yabancılaşmak. Kafka, “Hak etmediğimiz şeyler asla bizim değildir.” der.Demek ki bütün sorun, birbirimizin dostluğunu hak edememekten kaynaklanıyor. Şimdi soracaksınız biliyorum, insanların dostluğunu nasıl hak edeceğiz?Bu sorunun cevabını dergimizin sayfalarında -bir ölçüde- bulmanız umuduyla...

 

 

İçindekiler

Editörden

Başyazı

Her Şey İletişimle Başlar
Banu DUMAN-Zeynep Y.DEDE-Akın ERYÜREKLİ

Etkili İletişim
Prof.Dr.Oya G.ERSEVER

Anne-Baba-Çocuk İlişkisi
Doç.Dr.Aysel Köksal AKYOL

Daha Etkili Anne Baba Olabilmek
Doç.Dr.Selahattin ŞENOL

Asla Sen Yapamazsın Demeyin
Osman YILDIZ

Çocukla İletişimde Etkin Dinleme
Gülnaz PAKSOY

Çocuklarla Nasıl Bir İletişim?
Aygül TUNÇ

Zihinsel Özürlü Çocukları Olan Ailelere Öneriler
Vahdettin YAŞAR

Kuşatılmış Birey
Mehmet ÇOBAN

Prof.Dr.Üsten DÖKMEN İle Söyleşi
Ethem BARAN-Hakkı USLU

İletişim Sürecinde Öğretmen ve Öğrenci
Dilşat Peker ÜNAL

Cennetten Bir Çiçeğin Kucağındayım
Muzaffer Çağrı KOÇYİĞİT

Tasarım Eğitimi: Yaratıcılığın Öğretisi
Prof.Dr.Nevide GÖKAYDIN

Kafka'nın Böceğinden Yeraltından Notlar'a
Ethem BARAN

Kar mı?
Kemal Taner UMUNÇ

Hayal Fanusu
Saniye ÖZDEMİR

Toprak Kokan Eller
Şefika UÇAK

Kış İçgüdüsü
İbrahim DOĞAN

Düş Değil
Türkay KORKMAZ

İz
Ümmet CANER

Muştu
Mehmet TUNÇER

Hangisi Bana Benziyor?
Şaban AKBABA

Tarihte Bu Ay
K.Şule ERDEM

Karikatür
Hakkı USLU

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

 

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr