|
Hangisi
Bana Benziyor
Şaban AKBABA
Beni gördün ya Anne Frank
sözün yaralı anası
onurlu defterlerin
on yedilik bacısı
hangisi bana benziyor
geceye kurnazca gülümseyen
Amsterdamlı silüetlerin
Alnı ışıklı Reijk Müzesi’ninki mi örneğin?...
Hangi ağrılı sayfası tarihin
hangi kolaniyal anıların kalıtı
süzülerek oturuyor içime
hangi kanallardan geliyor
inleyen dalgaların sesi?...
Kahrın ustası yalnızlık
West Kilisesi’nin oralarda
Anne Frank’a yakından öte
bir savaş yitiğini arıyor sanki
Ya ben neyin ustasıyım
acılar ustası Anne Frank
neden bütün kapıları kapalı da
bütün pencereleri perdesiz
tıpkı yüreğim gibi
bu ışık çılgını kentin?...
Hem nereden geliyor şimdi
gelip böğrümü deliyor
çatal sesi kemençenin.
PRAG (1)
Bitimsiz ağrıların başlangıcı
ağırbaşlı fırtınalar kenti
ağırbaşlı çığlıklar
konukluğumun gizemli aynası
sevgili pişman Prag.
Akşam güneşi tutunca yosunlu eteklerinden
kaosun tarihi anımsanıyor
taş merdivenli kale burçlarında
kuşlar dalgın
güneş yorgun
ve ben amansız bir kararlılıkla
yaşamın ürpertisini yazıyorum
anılarımın çizgili defterine.
Parmaklarımın arasında
yılan oymakları var sanki
ve
kalemimin sivrisi
dolusunu döküp kaçan
midesi bulanmış kaçak bir bulut sanki.
Anıların da karnı ağrıyormuş
kaynağı Prag olunca ey şiir.
PRAG (2)
Bir cimcik okşadığım
Karlbrücke Köprüsü
tarihin sıcak yerinde
insan açmış saksı gibi...
Bir sergideyim sanki
zamanın tanıklarıyla
düşümde halayda gibi...
Acıyor ama Prager Burger’in
gözü yaşlı taşları
kan sızdırıyor her bahar...
Dönüp dönüp bakıyorum
gözlerim Donau’da
akıp gidiyor aydınlık
yenilgi tadında zaman ve küflü
St. Nikalaus Kilisesi’nin duvarlarında
tarihe tutunmuş yosunlar gibi...
Bitimsiz ağrıların başlangıcı
ağırbaşlı fırtınalar kenti
sevgili pişman Prag.
|
Kış
İçgüdüsü
İbrahim
DOĞAN
Elmalı Lisesi Öğretmeni/ANTALYA
Benim karanlığımda,
Bir
beyaz var.
O
da kar.
Kar
kan kustu.
Sustu....
Sustu
zaman.
Gökte
sağılan,
Kardelen
çiçekleri
Benim
aydınlığımda,
Bir
karanlık var.
O
da kar.
Kar
kan kustu
Sustu.....
Sustu
zaman.
Gökte
sağılan,
Kardelen
çiçekleri.
|
Cennetten
Bir Çiçeğin Kucağındayım
Muzaffer
Çağrı KOÇYİĞİT
Fatih Sultan Mehmet Lisesi Öğrencisi/ANKARA
Davetsiz bir ses duyulur geceleyin
Ve hareketlilik birden,
Kapı açılıp, girdiğinde odaya;
Sevgi sıcaklığını hissederim
Gecemin karanlığında bir imdat,
Soğuk odamda bir sıcaklık...
Sevmek sevilmek, her iki duygunu
Bir kerede tattırabilmek.
İşte şimdi kucağındayım
Cennetten bir çiçeğin.
Eğer ağlayabiliyorsam,
Sevgi ile doluyorsam, özlemle
Sevebiliyorsam karşılıksız
Namert dünya ile alay edebiliyorsam
İşte cennetten bir çiçeğin kucağındayım,
Cenette misali.
Her söyleyişimde
Acı ve sevinç,
Mutluluk ve hüsran,
Her zamanki gibi yanımdaysa yine
İşte cennetten bir çiçeğin kucağındayım,
Bir arı misali.
Üşüdüğümde, her sıcak an;
Kortuğumda, her cesur an;
Sevgisiz kaldığımda, her sevgi dolu
an;
Ve her yanlışımda her doğru zaman
İşte cennetten bir çiçeğin kucağındayım
Annemin kucağında
Sevgi dolu, mutlu bir insan misalî |
Muştu
Mehmet
TUNÇER
Sultandağı Lisesi Müdür V./AFYON
Hani çorak topraklara bir katre
Candır ya;
Küçük bir yağmur damlacığı.
Ve karanlığa bir başkaldırıdır ya;
Eriyen bir mumun ışığı.
Hani âşığına bir ümittir ya;
Sevgilinin sıcacık bakışı
Ve
Sılayı gurbete bağlayan bir
Muştudur ya;
Hasret kokan bir mektup.
İşte sen de; o yağmur,
O ışık,
O sıcacık bakış
Ve o muştusun gönlüme
ÖĞRETMENİM! |