Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

ŞUBAT 2003  |  YIL : 3 |  SAYI : 36

DOSYA: Ailede ve Okulda İletişim


Çocuklarla Nasıl Bir İletişim?


Aygül TUNÇ
Hacı Ömer Tarman Anadolu Lisesi/ANKARA

Çocuk yetiştirme biçim ve yöntemleri bireyin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Değişen yaşam koşulları, kuşaklar arasındaki fark, bir önceki kuşaktan öğrenilen bilgiler, yaşanan kültür ve sosyo-ekonomik düzey anne-babanın çocuk yetiştirme biçim ve yöntemlerini etkileyen faktörlerden birkaçıdır. Tüm bunlar anne-babanın çocukların gelişimleri için uygun ortamları hazırlamasında etki eder. Tüm bu etkilere rağmen, ilk bebeklik döneminden başlayarak, çocuk aile içinde sevildiğini, kabul gördüğünü ve güven duygusunu hissedebileceği ortamlara ihtiyaç duyar. Bu uygun ortamları oluşturan etmenlerden biri de kullanılan dildir, yani iletişim yollarıdır. Bu yazının da temelini oluşturan iletişim yolları ikiye ayrılır: etkili iletişim yolları ve etkisiz iletişim yolları. Etkili iletişim yolları ile yetişen çocuklar, aile içinde anlaşıldığını ve kabul gördüğünü hissederek daha özerk, kendine güvenli bireyler olarak yetişirler. Aile ortamı ayrıca bir öğrenme ortamıdır. Çocuk anne-babasından öğrendiği iletişim yollarını hem kendi anne-babasıyla hem de aile dışında kullanacağı için gelişimini daha sağlıklı tamamlayacaktır. Etkili olmayan iletişimin kullanıldığı aile ortamlarında, çocuk aile içinde kabul görmediğini ve anlaşılmadığını hissedeceği için bu duyguları ev dışında arayacaktır. Böylece, uygun olmayan arkadaş gruplarına yönelecek veya uyum sorunları yaşayacaktır.

Çocuklarla etkili iletişim nasıl olmalıdır? Bu sorunun yanıtına geçmeden önce, etkisiz iletişim yollarının neler olduğunun açıklanması gerekmektedir. Üzerinde durulması gereken diğer bir önemli nokta ise, iletişimde sadece sözsel iletişim değil, sözsel olmayan iletişimin de önemli olduğudur. Anne-babanın yüz ifadesi, bakışları, duruşu, ses tonu bunlara birkaç örnektir. Örneğin, birçok anne-babanın kızgınlıklarını, özellikle kalabalık ortamlarda, bakışlarıyla ifade ederler ya da yönlendirirler.Birçok insan böyle bakışlarla karşılaşmıştır. Anne- babalar sadece sözsel ifadelerine değil, sözel olmayan ifadelerine de dikkat etmelidirler.

Etkisiz iletişim yolları diğer bir deyişle iletişim engelleri ve etkileri şunlardır:

1- Emir Vermek, Yönlendirmek

Bu iletilerle çocuğumuza doğrudan anne-babanın duygu ve düşünceleriyle davranması iletilir. “Hemen o yemeği bitir!”, “Telefonda konuştuğun yeter artık!”, “Git ders çalış!” gibi.

2-Uyarmak, Göz Dağı Vermek

Bu iletilerle çocuk korkmuş ve sindirilmiş olacaktır.”Eğer evin içinde top oynamaya devam edersen, o topu keserim. ”, “Ödevlerini bitirmezsen dışarı bırakmam seni.” gibi.

3-Ahlâk Dersi Vermek

Ahlâk dersi içeren iletiler, çocuğa otoritenin ve zorunlulukların gücünü ve doğrunun ne olduğunu göstermektedir. “O diziyi seyretmemelisin.”, “Bütün doğru insanlar böyle davranır.” gibi.

4- Öğüt Vermek, Çözüm ve Öneri Getirmek

Çocuğa bağımlı olması gerektiği, kendisinin bir şey yapamayacağı, kendisinin kararlar alamayacağı ve dıştan denetimli olmaları gerektiği iletilmektedir. Çocuğun ne hissettiği, ne düşündüğü ve ne istediğini anlamadan çözüm önerileri getirildiğinde, çocuk anlaşılmadığını hissedecektir.”Neden gidip arkadaşlarınla oynamıyorsun?”, “Elbiselerini yerine koyamaz mısın?” gibi.

5- Öğretmek, Nutuk Çekmek, Mantıklı Düşünceler Önermek

Zaman zaman bu iletiler çocuğun herhangi bir sorun yaşamadığı durumlarda kullanıldığında sorun yaratmayabilir. Dikiş dikmeyi öğretmek, ödevlerinde yardımcı olmak gibi. Ama herhangi bir sorun durumunda bu iletiler çocukta yetersizlik duygusu, söylenenlere cevap vermeme, küsme ya da sunulan mantıklı düşünceleri çürütmek için çabalamaya neden olur. “Ben senin yaşındayken .....”, “Kitaplar fırlatılıp atılmak için değil okunmak içindir” gibi.

6- Yargılamak, Eleştirmek, Suçlamak, Aynı Düşüncede Olmamak

Olumsuz değerlendirmeler içeren bu iletiler, çocuğu en çok etkileyen mesajları içerir. Çocuk değersiz olduğunu hisseder.” Sen zaten hep böyle yaparsın”, “Şapşal”, “Bir şeyi beceremez misin?” “Sen adam olacaksın da ben göreceğim”, “Kötü çocuklar gibi davranma” gibi.

7- Övmek, Aynı Düşüncede Olmak, Olumlu Değerlendirmeler Yapmak

Bu iletiler günlük yaşamda oldukça sık kullanılır. Bir anlamada moral vermek gibi görünür. Çocuğun bir sorunu olmadığında ya da sorun yaratan bir durum olmadığı sürece yararlı da olabilir. Ama herhangi bir sorun durumunda, asıl soruna inilmediği için kızgınlık ya da anlaşılmamışlık hissettirirler. Örneğin, çocuk ödevini yapamadığında “sen akıllı çocuksun, yapabilirsin .” ya da “Sen bunu yapacak kapasitedesin.” gibi.

8- Ad Takmak, Alay Etmek

Çocukların benlik imajlarını olumsuz etkiler. “Bebek gibi ağlama”,”Hadi ya”, “Havuç” gibi.

9-Yorumlamak, Analiz Etmek, Tanı Koymak

Bu iletilerle çocuğa ben seni senden daha iyi tanırım iletisi verilir. “Çaba göstermediğin için derslerin zayıf.”, “Aslında sen öyle demek istemiyorsun.” gibi.

10-Soru Sormak, Sınamak, Çapraz Sorgulama

Sorgulamak çocukta güvenilmediği hissi doğuracaktır. Ayrıca sorularla çocuk anne-babasının sorunu çözeceği ya da anne-babasının endişelendiği hissine kapılabilir. “Ne yaptığının farkında mısın?”, Bunu sana kim öğretti?”, “ Neden? Kim? Sen ne dedin? Nasıl?” gibi.

Yukarıda sayılan iletişim engelleri çocuğun anlaşılmadığını, kabul görmediğini, anne-babaya bağımlı bir kişilik yetişmesi gerektiğini iletirler. Etkili iletişim yollarının kullanıldığı ev ortamında ise, çocuk kabul gördüğünü, her durumda anne-babasına danışabileceğini ve yardım isteyeceğini, özerk bir kişiliğinin olduğunu hissederek büyür. Böylece, özsaygısı yüksek, akademik yönden başarılı, çevresiyle daha uyumlu, zararlı alışkanlıklardan uzak ve daha olumlu arkadaşlıklar kuran bireyler olacaklardır.

Etkili iletişim yolları nelerdir? Etkili iletişim yöntemlerinden biri edilgen dinlemedir. Edilgen dinleme, çocuk konuşurken, sık sık soru sormadan ve yorum yapmadan onu dinlemektir. Anne-baba kendi görüşlerini iletmek yerine onay tepkilerini (kafasını öne doğru eğerek “hı, hı”, “doğru”, cümlelerdeki önemli kelimeleri tekrar etmek) kullanarak tamamen susmadan, göz teması kurarak çocuğun konuşmaya teşvik edilmesidir. Bu yöntemle, çocuk dinlenildiğini, duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu, vereceğe karara güvenildiği iletisini alacaktır. 

Diğer bir yöntem konuşmaya özendirmektir. Çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlandığı durumlarda, konuşmaya davet etmek için özendirici sorular sorarak konuşmak için davettir. “Düşüncelerin ilgimi çekiyor.”, “Bugün üzgün görünüyorsun, konuşmak ister misin?”, “Bu konudaki duygu ve düşüncelerini merak ediyorum.” gibi cümleler çocuğa saygı duyulduğu iletisini göndererek konuşmaya teşvik eder. Bu sözler kullanılmaya başlandığı ilk zamanlarda çocuklar alışık olmadıkları bir durumla karşılaşacakları için olumlu tepkiler vermeyebilirler. Ama denendikçe, zamanla çocukların tepkileri olumlu olmaya başlayacaktır.

Önemli diğer bir yöntem ise etkin dinlemedir. Etkin dinleme, dinleyen kişinin anlatılanları karşı tarafa tıpkı bir ayna gibi yansıtmasıdır. Edilgin dinlemeden farkı, konuşan kişinin doğru anlaşıldığı ve işitildiğini karşı tarafa iletmesidir. Yani konuşan kişinin duygularının anlaşıldığının ifade edilmesidir. Böylece çocuk hem kendisini ifade etmiş olacak hem de sorunlarına çözüm yolu bulacaktır.Buraya kadar anlatılanları bir örnekle açıklayalım:

Çocuk: Bu akşam yemek yemeyeceğim.

Baba: Haydi hemen gel. Senin yaşındaki çocuklar günde üç öğün yemek yemeli. (Emir vermek, inandırmaya çalışmak)

Çocuk: Öğle yemeğinde çok yedim.

Baba: Yine de masaya gel, ne yediğimizi gör.(Öneri getirmek)

Çocuk: Hiçbir şey yemeyeceğim.

Baba: Bu akşam senin neyin var? (Sorgulamak)

Çocuk: Bir şeyim yok.

Baba: Öyleyse masaya gel. (Emir vermek)

Çocuk: Aç değilim. Masaya da gelmeyeceğim. (Dönmezer, 1999)

Burada baba iletişim engellerini kullandığı için, çocuğun sorunu çözülememiştir. Aynı durum etkin dinleme yöntemi ile çözülebilmektedir:

Çocuk: Yemek yemek istemiyorum

Baba: Bu akşam canın yemek istemiyor mu?

Çocuk: Evet, midemde bir düğüm var sanki.

Baba: Bugün gerginsin galiba?

Çocuk: Gergin değilim, çok korktum.

Baba: Bir şeyden korkmuşsun.

Çocuk: Evet bugün Hakan, aradı ve konuşmak istediğini söyledi. Çok ciddiydi. Her zamanki gibi değildi.

Baba: Bir şey olduğunu mu düşünüyorsun?

Çocuk: Ayrılmak istemesinden korkuyorum.

Baba: Bu seni çok üzer. (Dönmezer, 1999)

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi temel sorun ortaya çıkmıştır. Genellikle çocuklar iletilerini örtük olarak verdikleri için, etkin dinleme, sorunun ortaya çıkmasına ve çocukların kendi sorunlarını daha iyi kavramalarına yardımcı olacaktır.

Buraya kadar olan bölümde çocuğun bir sorunu olduğunda anne-babaların nasıl iletişim kuracakları konusuna değinilmiştir. Birçok anne-babada da şu düşünceler olabilir: “Ne söylesem ne yapsam çocuğum anlamıyor”, “Bu çocuk yüzünden artık çileden çıkıyorum.” gibi. Anne-babaların anlaşılmadıklarını hissettikleri durumlarda ya da anne-babanın sorun olarak gördüğü ancak çocuk için sorun olmayan durumlarda ne yapmalıdırlar? Burada kullanılması gereken etkili iletişim yolu ben-iletileri’dir.Ben-iletileri var olan sorunu çözmek için değil, anne-babanın duygu ve düşüncelerini iletmek için kullanabilecek bir yöntemdir. Böylece çocuk ortada bir sorun olduğunu ve bu durumun anne-babasını rahatsız ettiğini anlayacaktır.

Günlük yaşantıda kullanılan dile bakıldığında genellikle, “sen” öznesiyle kurulu cümleler olduğu fark edilecektir: “Yapma şunu”, “Neden böyle yapmıyorsun?”, ‘Bunu yapmamalısın”, “Çocuk gibi davranıyorsun”. Bu iletiler Sen-iletileridir ve iletişim engellerinin etkisiyle aynıdır. Burada çocuk anne-babasının iletilerini anlamayacak, Sen-iletilerine benzer iletiler gönderecek ya da sorunu anlayamadığı için davranışlarına devam edecektir. Bu durum bir örnekle açıklanırsa, çocuk oturma odasında top oynamakta anne vazonun düşüp kırılmasından korkmakta. Sen-iletileriyle annenin tepkisi; “Burada top oynama” ya da “O vazo bir kırılsın ben sana gösteririm” olabilir. Ben-iletisinde ise anne onu rahatsız eden yönüyle durumu anlatmaktadır.

Davranış
Somut Etki
Duygu
Ayşe oturma odasında top oynuyor
Vazoyu kıraak diye
korkuyorum

Burada önemli olan davranışı, somut etkiyi ve duyguyu iletmektir. Kısaca, Ayşe oturma odasında top oynadığında vazoyu kıracaksın diye korkuyorum. Daha basit bir formüle indirgendiğinde önce davranış, sonra duygu ve ardından somut etki bildirilmektedir.

DAVRANIŞ
DUYGU
SOMUT ETKİ
....................
....................
çünkü

yaptığında
söylediğinde
davrandığında

hissediyorum,

....................

“Üzerine kabanını almadığın zaman hastalanacaksın diye endişeleniyorum. ya da

“Üzerine kabanını almadığın için endişeleniyorum, çünkü üşütebilirsin.”

Ben-iletileri öğrenilmesi en kolay etkili iletişim yollarından biridir. Anne-babalar bu tür iletilerin çocuklarda hemen bir davranış değişikliğine yol açmayacağını unutmamalıdırlar. Çünkü ben-iletileri anne-babanın duygu ve düşüncelerini uygun dille ifade etmelerini sağlayacaktır. Bu dil sayesinde problem durumların ve çatışmaların hemen ortadan kalkacağı anlaşılmamalıdır. Çünkü bu gibi durumlar her zaman olacaktır. Ben-iletileri ve etkili iletişim becerileriyle çatışma ve sorunlar daha kolay bir şekilde çözülecektir.

Sonuç olarak bu yazıda anne-babaların çocuklarıyla olan iletişimde nelere dikkat etmeleri gerektiği üzerinde kısaca durulmuştur. Çok derin ve uygulayarak öğrenilmesi gereken bu becerilere ana başlıklarıyla değinilmeye çalışılmıştır. Anne-babaların var olan iletişim yollarını değiştirmeleri ve uygulamaları zor gibi görünüyorsa da bu beceriler deneyerek gelişmek ve anne-baba arasında daha sıcak ilişkilerin doğmasına neden olmaktadır. İlk denemelerde yapay ve çocuklar için alışılmadık gelebilir. Fakat zamanla çocuklarla iletişimin değiştiğini ve sorunların daha olumlu bir şekilde çözüldüğü görülecektir.

Tüm bunlara ek olarak, anne-babaların dikkat etmesi gereken diğer önemli bir konu da, eşler arasındaki iletişim, uyum ve problem çözme yöntemlerinin çocukları etkilediğidir. Bu nedenle sadece çocuklarla değil eşler de kendi aralarında etkili iletişim yollarını kullanmalıdırlar. Böylelikle hem kendi aralarında uyum hem de aile ortamında uyum ve rahatı sağlayacaklardır. Unutulmamalıdır ki çocukların sağlıklı ve mutlu olmalar aile ortamına bağlıdır.

Etkili iletişim becerileri hakkında daha fazla bilgi almak ve bu becerileri geliştirmek isteyen anne-babalar, bu konuda yazılmış olan kitaplardan faydalanabilirler. Ayrıca, bu konuda açılan kurslara, okullarda bulunan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servislerine, Rehberlik Araştırma Merkezlerine, üniversitelerin çocuk ve ergen psikiyatri kliniklerine, özel merkezlere veya Sivil Toplum Örgütlerine (Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, Türk Psikologlar Derneği, AÇEV gibi) başvurabilirler.

Yararlanılan Kaynaklar

Dönmezer, İbrahim (1999); Ailede İletişim ve Etkileşim, Sistem Yayıncılık,İstanbul.

Gordon, Thomos (1996); Etkili Anababa Eğitiminde Uygulamalar, Sistem Yayıncılık,  İstanbul.

 

 

İçindekiler

Editörden

Başyazı

Her Şey İletişimle Başlar
Banu DUMAN-Zeynep Y.DEDE-Akın ERYÜREKLİ

Etkili İletişim
Prof.Dr.Oya G.ERSEVER

Anne-Baba-Çocuk İlişkisi
Doç.Dr.Aysel Köksal AKYOL

Daha Etkili Anne Baba Olabilmek
Doç.Dr.Selahattin ŞENOL

Asla Sen Yapamazsın Demeyin
Osman YILDIZ

Çocukla İletişimde Etkin Dinleme
Gülnaz PAKSOY

Çocuklarla Nasıl Bir İletişim?
Aygül TUNÇ

Zihinsel Özürlü Çocukları Olan Ailelere Öneriler
Vahdettin YAŞAR

Kuşatılmış Birey
Mehmet ÇOBAN

Prof.Dr.Üsten DÖKMEN İle Söyleşi
Ethem BARAN-Hakkı USLU

İletişim Sürecinde Öğretmen ve Öğrenci
Dilşat Peker ÜNAL

Cennetten Bir Çiçeğin Kucağındayım
Muzaffer Çağrı KOÇYİĞİT

Tasarım Eğitimi: Yaratıcılığın Öğretisi
Prof.Dr.Nevide GÖKAYDIN

Kafka'nın Böceğinden Yeraltından Notlar'a
Ethem BARAN

Kar mı?
Kemal Taner UMUNÇ

Hayal Fanusu
Saniye ÖZDEMİR

Toprak Kokan Eller
Şefika UÇAK

Kış İçgüdüsü
İbrahim DOĞAN

Düş Değil
Türkay KORKMAZ

İz
Ümmet CANER

Muştu
Mehmet TUNÇER

Hangisi Bana Benziyor?
Şaban AKBABA

Tarihte Bu Ay
K.Şule ERDEM

Karikatür
Hakkı USLU

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

 

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr