|
Türkü
Çektim Sineme
Cevat AKKANAT
Dede Korkut İlköğretim Okulu
Öğretmeni/KIRIKKALE
türkü çektim sineme
geceleyin bembeyaz
örükleyip atımı
karda yattım ham ayaz
dağda orman kalbinde
yalın yürek ipince
aşktan yanan şavk olup
ateş saldım her yana
yağmur çamur hepsi bir
dedim kalem içim yaz
alev topudur kalbim
hem kışım ben hem de yaz
|
Beşi
Bir Yerde
Fatma
AYDEMİR
Emirmusal Karaköseoğlu İlköğretim Okulu
Müdür Yet.Öğretmeni
Asarcık/SAMSUN
Başını dik tut öğretmenim
Üşürken iliklerine kadar,
Çamur dizlerine kadar...
Erkenden yak sobanı, yak ki
İlk ders duman altı olmasın
Ama sen, ille de sen yak ki
Önlükler yapışmasın...
Çayını erkenden demle
Şeker yerine gururunu kat
Tükenmeyen sabrın karanfil,
Buhar olup uçan umutların,
Gençliğin olsun varsın... Aldırma!
Başını dik tut öğretmenim
Yeşerttiğin fidanlar kadar
Bayrak kadar dik!
Tütün sarısına tebeşir tozu
Öpülsün ellerin 24 Kasımlarda
Aldırma unutuldun şu dağbaşlarında
Varsın yılda iki kez soranlar olsun
Biri öğüt, biri azar... Olsun!
Sen, başını dik tut öğretmenim
Sırtına gazete,
Ayağına poşet sardığını...
En yeni gömleğini üç yıl önce aldığını...
Bazı gün tok, bazı gün aç kaldığını
Söz, söylemeyeceğim kimselere.Yeter
ki sen,
Başını dik tut öğretmenim, inadına dik!
Yeşerttiğin fidanlar kadar,
Yarınlar kadar dik!
|
Gülfidan
Mehmet
RÜZGAR
Karaburun İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü/İZMİR
Hasretin sığmazdı pencereme
alır başımı dağlara giderdim
el vurur yayardım kokusunu kekiklerin
şaşkın toplardı ağını tarantula
bir kelebek ardıçları gezerdi
hayalin olurdu koca bir gök
evsiz bulutlar saçlarında yiterdi
rüzgârlar eserdi memleket kokulu
rüzgârlar eserdi İzmir’den
eserdi içinde imbat olurdu
ben seni sorardımGülfidan
uzardı gece bir belik saç olurdu
bir çakal ulurdu ta içlerimde
kalkıp zerdüşt sokaklara vururdum
üşürdü kediler ve kaldırımlar
üşürdü sabahçı kahveleri
hâlâ tansiyon ölçerdi bir deli adam
bir film çıkardı ta çocukluğumuzdan
kimi oynardı sanırsın Türkan Şoray
kareler geçerdi siyah-beyaz
geçerdi kareler ömür gibi mecalsiz
ben seni arardım Gülfidan
kış olur kar tutardı telleri
rüzgâr parkamı delerdi hem ciğerimi
avare gezerdim rıhtımları
paslı gıcırtısı gelirdi kayıkların
martılar öpüşürdü görürdüm
isli pehlivan resimleri duvarda
göçük kahveciler olurdu zenci bakışlı
yakardı elimi kırmızı kuşaklı çay
bir gemi geçerdi uzaklardan
geçerdi beyazlı kadınlar güvertede
ben sana el sallardımGülfidan
gün gelir akardı kompartıman
bir adam görürdüm düşünceli
bir adam camdaki resmine dalgın
bilirim hüzün satar oteller
bir pipo tüter köşeden
sesler yabancıdır koku yabancı
bir döner üç döner anahtar
uykusuz bir öksürük sabahlar
aşkları yazardı ozan şiirlerinde
yazardı ayrılıkları gözyaşlarını
ben seni okurdumGülfidan
ülkesiz denizciler inerdi sokağımıza
inerdi akı sarısı Afrikalı’sı
şarkılar söylenirdi denizler ötesi
gülerdi pis sakallı meyhaneci
içerdi meyhaneci herkesten sarhoş
söverdi terk edenlerine kaptan
düşerdi başı hıçkırırdı sırtı
pazularını ovardı kadınsız eller
dramlar çizerdi Marakeş’li ressam
çizerdi Mona’yı Penelopia’yı
ben seni özlerdim Gülfidan
nar taneleri gibiydik döküldük
erenler öldü deliler öldü
şairler zabitler fener bekçileri
biri kalkar biri yatardı musalla taşına
selaları okunurdu sabah ayazında
fahişeler görürdüm namuslarını giyinmiş
külhanlar görürdüm ölüme el pençe
taşınır giderdi sular tabutlar
sultanlar giderdi altın koşumlu
mes’utlar giderdi kavuşanlar giderdi
ben hâlâ seni beklerdim Gülfidan |
Seni
Sevdim
Fatin
Murat SEFERBEYOĞLU
Seyhan Adasokağ Lisesi Müdürü/ADANA
Seni sevdim
Çoğaldım ırmaklarca
Seni sevdim
Savruldum rüzgârlarca
Seni sevdim
Dolaştım diyarlarca
Seni sevdim diye oldu böyle
Bir seni sevdim diye
Karlı dağlardan gelen
Bir küçük dereyken
Şimdi Fırat gibi korkutuyor
Deli akıyorum
Bir yandan da Dicle’nin uysallığını
taşıyorum
Malabadi Köprüsü’nde
Ağlıyorum sevdalılar için
Hasankeyf’te başkaldırıyorum
Yok edilişe
Aka aka büyüdüm ben
Büyüye büyüye sevdim seni
Seni sevdim yedi kartallı Lokman’a döndü
yüreğim
Bir yılanın zehrinden çıkardı ölümsüzlüğü
Seni sevdim
Değişti dünya
Karabasanlar
Zorbalıklar
Ve acılar yok
Alfabeyi yeni öğrenen bir çocuğun
Mağrur sevinci var bende
Seni sevdim
Halilİbrahim’le nâra atıldım
Ateş suya
Odunlar balığa döndü birden
Dahası sevdiğim
Seni sevdim diye
Hayal iklimlerinde dolaştırmıyorum
Bu yüreği artık
İklimler gerçeğe döndü çünkü
Seni sevdim diye oldu bunlar
Bir seni sevdim diye |
Beni
Anlamayacaksın
Mehmet
DAĞISTANLI
Kadıköy Kız Lisesi Edebiyat Öğretmeni/İSTANBUL
Bir güneş doğacak bir gün Kandilli sudayken.
Avuçlayacağım ışıkları, sıkı sıkı, senin
için
Al diyeceğim senin olsun diye
Duymayacaksın beni, anlamayacaksın.
Mehtaptan da iri bir gül yapacağım
O Kanlıca sahilinde hırçın denize karşı.
Öp diyeceğim solmasın diye
Duymayacaksın beni, anlamayacaksın.
Hep o sokaklarda aradım seni ben
Hisar’dan çıkıp da, Emirgan’a bakarken
Gör diyeceğim, martıların şahitliğini
Duymayacaksın beni, anlamayacaksın.
Sor, söylesin ağaçlar beni sana;
Kuşlar, çiçekler, yollar söylesin.
Anlat diyeceğim uçan böceklere sevdiğimi
Duymayacaksın beni, anlamayacaksın. |
Günümden
Demet
Deniz
ÖZERİ
Güllübahçe Atatürk İlköğretim Okulu Öğretmeni
Söke/AYDIN
Çiçekler geldi bugün masama
Gül, karanfil, nergis;
Al, mor, sarı, beyaz.
Annemin tatlı gülüşü,
Serin kokun,
Buğulu yağmurlarda
Yaşlı ağaçların duruşu geldi
Oturdu yüreğime renk renk.
Çiçekler geldi bugün
Seni kaybettiğim yollardan, yamaçlardan
İzin geldi, parmakların
Dokunduğun topraklarından.
Fındık bahçelerinden, şen bulutlarından
Bulut bulut kıyıma vuran denizlerden
Geldi, oturdu ellerime dalga dalga
Çiçekler geldi bugün
Gençliğim geldi, umursamazlığım
Kalabalıklığım geldi yağmurlu banklarından
O şehrin.
Ve sesinin serin tonu, gözlerinin çukurluğu
Ve sarışın esintin
Geldi oturdu sesime, kokladım. |