Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

 MART 2003  |  YIL : 4 |  SAYI : 37

Şairler Meclisi



Mehmet Ali SÜNGER
Ürgüp Hacı Ahmet Toksöz İlköğretim Okulu
Türkçe Öğretmeni/NEVŞEHİR

Mehmet ÇINARLI’ya

Bir haftadır havalar kapalıydı.Her gün yağmur yağıyordu.Televizyonda iyi bir program yoktu.Sıkıntıdan patlayacak gibiydim.Çalışma odasına gittim.Kitaplıktan şiir bölümünden rastgele bir kitap çektim.Elime MehmetÇınarlı’nın “Mısralarda Gezinti” adlı kitabı geldi.Başucuma iki yastık koyup kanepeye uzandım.

Çok geçmeden kendimi şairler meclisinde buldum.İçeri çekinerek ve ürkerek girdim.Başımla selâm verip bir köşeye iliştim.Kimler yoktu ki mecliste; Nedim’denOrhanVeli’ye kadar birçok şair oradaydı.

Faruk Nafiz tok sesiyle konuşmaya başladı:

“-Dostlar! Konumuz aşk... Bugün aşkı tartışacağız.” Yunus Emre söz aldı:

Dört kitabın manisin,

Okudum, ezber ettim.

Aşka gelince durdum,

Bir uzun hece imiş.

Evet, dedi Ümit Yaşar, aşk gerçekten uzun bir hecedir.Ben size bir anımı anlatmak istiyorum, dedi ve devam etti:

Hava kararmıştı.

Yağmur yağıyordu.

Dudakları sımsıcaktı,

Elleri üşüyordu.

Bir öptüm,

Bir daha öptüm.

Kimseler görmedi öpüştüğümüzü,

Yağmurdan başka.

İki gözüm çıksın,

Şimdi ne zaman yağmur yağsa

Utanıyorum...

-Amma da yaptın, dedi Orhan Veli.Artık millet sokak ortasında öpüşüyor da utanmıyor.Değil mi üstat diye MehmetÇınarlı’ya sordu. Çınarlı;

Dalyan vücutlu tazeler,

Çimenler üstünde öpüşürler.

Ne bakışlarında aşktan eser,

Ne de bir işaret arzuya... dedi.

Ümit Yaşar, ne yapayım ben utanıyorum, dedi.FarukNafiz ortaya bir soru attı: Dostlar! Aşk nasıl başlar?

Necati Cumalı maziye döndü:

O zamanlar ben her gün,

Vapurları karşılamaya giderdim.

İstasyonlarda dolaşırdım,

Tren saatlerinde

Vaktimi parklarda,

Caddelerde geçirirdim

Ah nerden bileyim

Yeni bir aşktan önce dolaşıldığını

Böyle yerlerde

Faruk Nafiz, iyi bir cevaptı, sağol, ağzına sağlık, dedi.

Oktay Rıfat, önündeki kâğıda bir şeyler karalayan Bedri Rahmi’ye,Bedri Bey sizce sevgililerin en makbulü hangileridir?diye sordu. Bedri Rahmi kâğıttan kafasını kaldırmadan cevapladı:

Kara dutum, çatal karam, çingenem!

Nar tanem, nur tanem, bir tanem...

Cahit Sıtkı onu tasdik etti:

Seveceğim hatun kişi,

Saçı siyah, gözü siyah,

İllâ ki,

Esmer olacak.

Bu sefer Ahmet Muhip Dıranas söz aldı:

Niçin kalbim hep seni ister, niçin?

Bilemem, esmersin ama güzelsin.

Faruk Nafiz, sevgili sadece esmer değildir, dedi:

Gönlümde kovalar eskiden beri,

Sarışın kumralı, kumral esmeri.

Dolmadan boşalmaz birinin yeri

Gönlümde anladım, her dem baharmış.

Bekir Sıtkı, haklısın dedi:

Güzeller seçimi başlar başlamaz,

Esmere verilmiş oy çifte çifte.

Gönül sarışına bozmuş aklını;

Der ki, üste bahis koy çifte çifte.

Oktay Rıfat söze karıştı; Siz de güzellere taktınız.Ben çilliyi seviyorum:

Bir kız seviyorumçilli;

Ben onu severim,

O beni sevmez. 

Sabahattin Kudret, ben o bakımdan şanslıyım, dedi:

Sevdiğim bir kadın var,

Çocukluk resmi cebimde.

Bir sevda içindeyiz ki sormayın,

Gündüz gece eli elimde.

Muzaffer Tayyip, Orhan Veli’ye lâf attı. Sen de Süheylâ’ya vurulmuştun, dedi. Hem Eleni’yi de öpmüştün.

Orhan Veli inkâr etti:

Kim söylemiş beni,

Süheylâ’ya vurulmuşum diye.

Kim görmüş ama kim,

Eleni’yi öptüğümü, dedi. 

Cahit Sıtkı, inkâr etme üstat, yaptınsa yaptım de, dedi.Orhan Veli de Muzaffer Tayyip’e taş attı:

-Peki senin Evdoksiya ile olan macerana ne demeli?

Muzaffer Tayyip karşılık verdi:

İnkâr etmiyorum ki,

Öpmesine öptüm, Evdoksiya’yı

Hem de ZeyrekYokuşu’nda öptüm.

Sinemaya da götürdüm.

Cahit Sıtkı, işte böyle yapacaksın, hiçbir şeyi inkâr etmeyip söyleyeceksin, dedi.Mehmet Çakırtaş söz aldı;

-Siz vuslata ermişsiniz. Benim sevgilim yüzüme bile gülmüyor:

Derdinle perişan hâlimi bilsen,

Kalbimi görüp de insafa gelsen.

Ne olur bir kere yüzüme gülsen,

Güzellik hazinen ne zarar görür?

Çakırtaş’tan kuvvet alan Kemalettin Kamu sevgilisine verdi veriştirdi:

Sevgilim, güvenme güzelliğine,

Senin de saçların târumar olur.

...

Sevgilim, senin de geçer zamanın,

Ne şöhretin kalır, ne hüsn-ü ânın.

Böyledir kanunu kahpe dünyanın;

Dört mevsim içinde bir bahar olur.

OrhanŞaik de sevgilisine seslendi:

Beni koyup giden cefacı dilber,

Koyduğun yerlerde duramıyorum.

Beni de alsaydın ne olur beraber,

Derdimi kimseye veremiyorum. 

Yenişehirli Avni gürledi:Gençler, dedi.Hâlinizden şikâyet etmeyin:

Biz âleme bir yâr içün âh etmeğe geldük.

Bir anda sıçrayarak ve “ah” çekerek uyandım. Karım elinde çay bardağıyla beni uyandırmaya kalkınca çayı üzerime dökmüştü. Âhımın sebebi buydu. Avni’nin mısrası ise hâlâ kulaklarımdaydı:

Biz âleme bir yâr içün âh etmeğe geldük.

 

 

 

 

İçindekiler

Editörden

Başyazı

Oynayan Çocuktan Seyreden Çocuğa Tiyatro
Hüseyin SORGUN

Tiyatrodan Tiyatroya
Selahattin ARSLAN

Sanat, Tiyatro ve Genç Kuşak
Prof.Dr.Sevinç SOKULLU

Eğitimde Tiyatro
Yrd.Doç.Dr.Tülin SAĞLAM

Okullarda Drama ve Tiyatro Eğitimi
Dr.Gıyasettin AYTAŞ

Kenan Işık İle Tiyatro Üzerine
Ali KARAÇALI-Zeynep DOYMUŞ

Tiatronun Kökeni, Ritüel ve Mitoslar
Yrd.Doç.Dr.Erkan ERGİN

Tiyatroda Bir Arayışın Mimarı Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu
Gülay ERKOÇ

Oyuncularla Sette Bir Söyleşi
Tülin SARIDOĞAN-Hakkı USLU

Ahmet Yenilmez ve Faik Ertener İle e-Söyleşi

Taşra Boğuntusu ya da Böyle Oturup Durmaktan Hiç mi Sıkılmıyorsunuz?
Ethem BARAN

Okuma, Çok Boyutluluk ve Toplumsal Barış
Şaban ÖZÜDOĞRU

Kazanılan Dost
Feridettin ATATUĞ

Türkü Çektim Sineme
Cevat AKKANAT

Beni Anlamayacaksın
Mehmet DAĞISTANLI

Şair Köroğlu ile Eşkiya Köroğlu'ndaki Ortak Yön
M.Fatih ALKAYIŞ

Seni Sevdim
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Hayat ve Siz
Mehmet EROL

Gülfidan
Mehmet RÜZGAR

Şairler Meclisi
Mehmet Ali SÜNGER

Son Öykü
Elif DOĞAN

Beşi Bir Yerde
Fatma AYDEMİR

Günümden Demet
Deniz ÖZERİ

Okul Dergileri

Tarihte Bu Ay
K.Şule ERDEM

Karikatür
Hakkı USLU

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

 

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr