Doç.Dr. İsmihan ARTAN
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü
Cinsel eğitim denince kişilerin aklına
ilk gelen vücut kısımlarının isimleri, fonksiyonları, üreme
ve bununla ilgili konular olmaktadır.Gerçekte cinsel eğitim
bundan çok daha kapsamlı ve anlamlı olmalıdır.Cinsel eğitim
bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması,
olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine
karşı, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı
bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimleri ve değer
yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Engelli olsun normal olsun her birey cinsiyeti ile doğar. Cinsiyet kelime
anlamı olarak“dişi” veya “erkek” olma şeklinde açıklanabilir.Cinsel
kimlik ise kişinin cinsiyetinden haberdar olması ve cinsiyetine
uygun davranışlar göstermesidir.Bu noktada kişinin kendi cinsiyetinden
memnun olması, böyle yaşamaktan mutluluk duyması çok önemlidir.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerde cinsel gelişime baktığımızda normal
gelişim gösteren çocuklarla aynı sırayı izlediği ancak zihinsel
gelişim düzeyine bağlı olarak daha yavaş ve geriden takip
ettikleri görülür. Gerçekte cinsel eğitim doğumla beraber
başlar.Erişkin yaşına hatta ölüme dek aile ve toplum içinde
sürer.Erişkinlik döneminde de insanların bilgiye ve desteğe
ihtiyaçları bitmez. Ancak maalesef erişkinler bunu dile getirmekte
zorlanır ve yardım istemekten çekinirler.Oysa küçük yaştan
itibaren cinsel konularda sorulan sorular cinsel eğitimin
en önemli parçasını oluşturur.
Çocuklar önce cinsiyetle ilgili fiziksel farklılıkları fark ederler.“Neden
babaların bıyıkları var?”,“Neden babalar etek giymez?”,“Neden
kızların pipisi yok?” gibi sorular ilk sorulardandır.
Bu, anne-babanın da cinsiyetle ilgili ilk kez bilinçli
davranışta bulunduğu andır. Çünkü bu ana kadar cinsel
eğitimin bir anlamda gizli kaldığını, su üstüne çıkmadan
sürdüğünü söyleyebiliriz.
Çocuğun çevresinde yaşı yakın kardeşler, akraba veya komşu çocukları varsa
cinsel konularla ilgili soruları daha erken sorabilmektedirler.
Aslında tüm yaşlarda sorulan cinsel sorular için en önemli nokta anne-babanın
soruları cevaplarkenki tutumlarıdır. Çocuğu kesinlikle ayıplamamak,
azarlamamak, susturmamak gerekir. Bu şekilde davrandığımızda
çocuğumuz bu soruların sorulmaması gerektiği fikrine kapılır
ve cevapları başka kişilerde arayabileceği gibi gözetleme
veya deneyler yapma yollarına da başvurabilir. Bu da cinsel
eğitimin anne-babanın kontrolünden çıkması, bir anlamda istemediğimiz
bir yöne gitmesi demektir.Oysa her aile çocuklarına kendi
aile yapısı ve kültürü doğrultusunda bir cinsel eğitim vermek
ister.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerde cinsel gelişim incelenirken takvim
yaşları değil gelişim düzeyleri dikkate alınmalıdır.Bu şekilde
değerlendirildiğinde anne-baba veya eğitimcilere sorun gibi
görünen pekçok durumun gerçekte sorun sayılamayacağı anlaşılır.Örneğin
takvim yaşı 15, ancak zihinsel düzeyi altı yaş olan bir genç
cinsel organlar, göğüsler, bebeklerin nasıl doğduğu ile ilgili
sorular sorabilir.Bu sorular altı yaş zihinsel düzeyi için
beklenen normal sorulardandır. Bu çocuklara gelişimsel düzeylerine
uygun eğitim ve tepkiler verilmelidir. Zihinsel engelli çocukların
genelde yaşıtlarından daha fazla cinsel ilgileri olduğu, daha
fazla cinsel içerikli davranışları olduğu düşünülür.Oysa bu
çocuklar cinsel içerikli davranışların nerede, ne zaman, hangi
durumlarda uygun olup olmadığını bilemedikleri için yani bir
anlamda cinsel tipli davranışlarını kontrol edemedikleri için
böyle algılanmaktadırlar.
Herhangi bir davranışı sorun olarak tanımlamadan önce çocuklar için uygun
olduğunu düşündüğümüz davranışları hatırlamakta yarar vardır.Çocuklar
için uygun olduğunu düşündüğümüz bazı davranışlar şunlardır:
*Cinsel organlar, göğüsler hakkında soru sormak.
*Banyo yapan birini gördüğünde ilgi ile izlemek.
*Doktorculuk oynamak.
*Evcilik oynamak, anne-baba ve değişik rolleri üstlenmek.
*Bazen çok heyecanlı, gergin, korkmuş iken cinsel organına dokunmak.
*Arkadaşları ile cinsellik hakkında konuşmak.
*Kızsa erkek, erkekse kız arkadaşı olduğunu söylemek.
*Giyinirken veya banyo yaparken yalnız olmak istemek.
*Ayıp şakalar ve sözler duyduğunu söylemek, bunları tekrar etmek istemek.
*Cinsler arasındaki farkları merak etmek.
*Karşı cinsten birini rol gereği taklit etmek.
*Hayvanların üremelerini incelemek.
*Diğer çocukları ve yetişkinleri öpmek, onların kendisini öpmelerine izin
vermek.
Tüm bu sayılanlar çocuğun gelişim düzeyine göre normal sayılabilecek davranışlardandır.
Herhangi birini problem olarak tanımlamadan önce bazı
noktalara dikkat edilmelidir. Bunlar:
*Zekâ düzeyine uygunluk,
*Şiddet,
*Sıklık ve sürekliliktir.
Örneğin:
Cinsel organlar, göğüsler ile ilgili soru sormak normal davranışlardandır.Ancak
çocuğun çok fazla bilgi sahibi olmak istemesi, sürekli bu
konuyu gündeme getirmesi veya tam tersi, cinselliğe ilişkin
korku ve kaygı göstermesi dikkat edilmesi gereken durumlardır.
Doktorculuk oynamak normal sayılırken başka hiçbir oyun oynamak istememek,
diğer çocukları doktorculuk oynamaya zorlamak, bunun için
fiziksel veya sözel baskı yapmak problem durum yapılabilir.
Bir oyunda karşı cinsi taklit etmek normal sayılır ancak sürekli karşı
cinsin rollerini istemek ve kendi cinsinden olmaktan hoşlanmamak
problem sayılabilir ve özel yardıma gereksinim duyulabilir.
Çocukta problem sayılabilecek bir cinsel davranış varsa gizlemek, görmezden
gelmek yerine profesyonel yardıma başvurmak, tedbirler almak
gereklidir.Cinsel eğitimin problemleri önleyebileceği, azaltabileceği,
çözümlere yardımcı olabileceği unutulmamalıdır.
Engelli çocuklara cinsel eğitim verirken bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır.
Örneğin bazı çocuklarla göz kontağı kurmada güçlük çekilebilir;
bazıları konuşma problemi nedeni ile soru soramaz veya sorulan
soruları cevaplayamazlar. Ayrıca özrün tipi ve derecesine
göre çok tekrar gerekebilir. Bunların yanında bir konuya da
dikkat edilmelidir.Bu çocuklara cinsel konularda eğitim verirken
üstü kapalı bir anlatım, gizli kelimeler, yapmacık benzetmeler
kullanılmamalıdır.Somut, açık, net, onların yanlış yorumlamasına
izin vermeyecek bir anlatım kullanılmalıdır.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerin giyim tarzına da dikkat edilmelidir.Bazen
takvim yaşı büyük engelli çocuklara çok bebeksi kıyafetler
giydirildiği, saçlarının bebeksi bir modelde tarandığı görülmektedir.Bu
da çocukların çevre tarafından algılanışlarını etkileyebilmektedir.
Aileler bu konuya dikkat etmelidirler.
Maalesef, zihinsel ve fiziksel engelli çocuk ve gençlerin cinsel hakları
olduğu unutulmakta, cinsel konulardaki bilgi gereksinimleri,
cinsellikle ilgili duygu ve düşünceleri çoğu zaman gözardı
edilmektedir.
1960’lara kadar toplumlarda bu konuda tamamen baskıcı ve olumsuz tutumlar
gözlenmekteydi.Kaynaştırma akımının gündeme gelmesi ile engellilerin
de cinsel yaşam ve cinsel eğitim alma hakları olduğu konusu
önem kazanmıştır.Bunun yanında yaklaşık olarak son on beş
yıl içinde cinsel taciz konusu ve AIDStehlikesinin gündeme
gelmesinden sonra sağlıklı cinsel eğitim programlarının hazırlanması
gerekliliği vurgulanmıştır.Bu programlarda sadece cinsel yaşam
ile ilgili bilgiler değil, sosyal ilişkiler ve kendine güvenin
geliştirilmesi amaçlarının da yer alması gerektiği savunulmaktadır.Engellilere
verilecek cinsel eğitimin bir amacı da toplumsal yaşam içinde
çıkabilecek problemleri önleme ve aynı zamanda yaşam kalitesini
daha iyi bir düzeye getirmek olmalıdır.
Normal ve engelli çocukların cinsel eğitim programlarına alınacak bazı
başlıklar şunlar olabilir:
• İnsan gelişimi
- Vücut algısı
- Fiziksel, duygusal, sosyal, zihinsel gelişimin desteklenmesi
- Cinsel kimlik kazanımı
• İlişkiler
- Aile içi ilişkiler
- Arkadaşlarla ilişkiler
- Karşı cins ile ilişkiler
- Aşk/sevgi
• Kişisel beceriler
- Karar verebilme
- İletişim kurabilme
- Kendini ifade edebilme
- Sorunları çözebilme
- Yardım isteyebilme
• Cinsel davranışlar
- Masturbasyon
- Cinsel taciz
- Üreme
- Korunma
• Toplum ve kültür
- Cinsel roller
Pek çok araştırmacı yaptıkları çalışmalarda engelli bireylere cinsel konularda
yeterli bilgi verilmediğini bulmuşlardır.Normal çocukların
arkadaş ve anne-babadan bilgi alma şanslarının engelli
çocuklardan daha yüksek olduğu bilinmektedir. Gerçekten
de engelli çocukların yeterli arkadaşı yoktur. Pek çoğu
özel bir eğitim programı içindedir ve ayrıca bilgiyi ve
olayları anlama ve değerlendirmede sınırlılıklar vardır.Anne-babasından
da bilgi alamayan engelliler için bilgi alma kaynağı olarak
medya görülmektedir. Oysa çocuk ve gençlerin medyadan
bilgi almasının bazı tehlikeleri vardır.Medyadaki tüm
modellerin doğru olduğu söylenemez ayrıca çocuğun soru
sorma, merak ettiklerini tartışma şansı yoktur.Bu nedenle
anne-babalar engelli çocuklarının cinsel eğitimine gereken
önemi vermelidirler.
Eğitimcilerin yakındıkları konulardan biri de küfür etmek, argo kullanmak
veya küfür niteliğinde hareketler yapmaktır.
Zihinsel engelli çocukların küfür etmeleri ve argo kullanmalarının nedenlerinden
bazıları şunlar olabilir:
* Çocuk evde anne-baba, kardeşlerinden veya okulda arkadaşlarından duyuyor
olabilir.* Kullandığı kelimenin anlamını bilmiyor olabilir.
* Kullandığı kelimenin karşısındakini inciteceğini bilmiyor olabilir, söylemek
istediği şey için uygun kelimeyi bulamamış olabilir.
* Karşısındakini gerçekten kırmak, incitmek istiyor olabilir.
* Anne-babasının ilgisini çekmek için kullanıyor olabilir.
Aslında hemen hemen tüm çocuklar küfür ya da argo sayılabilecek pek çok
sözcük bilirler.Ancak zihinsel engelli çocuklar nerede kullanıp
nerede saklayacaklarını denetleyemedikleri için daha çok kullanıyor
gibi algılanabilirler.Aileler öncelikle kendileri iyi modeller
sunmaya dikkat etmelidirler. Çocuğun kelimenin anlamını bilip
bilmediği ve biliyorsa neden kullanmak istediği gözlenmelidir.
İstenmeyen sözcük yerine kullanabileceği seçenekler sunulmalıdır.
Bu alternatif sözcük çocukla beraber bulunabilir.
Ergen yaştaki engelli kızlar için en önemli konu menstruasyondur.
Genç kızlar mutlaka konuyla ilgili önceden bilgilendirilmeli,
psikolojik olarak hazırlanmalıdırlar.Vücudunun büyüyüp olgunlaştığı
için bu olayın yaşandığı, artık genç kızlığa adım attığı anlatılmalı
ve bunun yanında bakım ve temizlik konusunda da rehberlik
edilmelidir.İlk menstruasyon erkeklerin erkekliğe adım atması
sayılan sünnette olduğu gibi minik bir kutlama ile kutlanabilir.
Cinsellik, yaşamımızın ve kişiliğimizin çok önemli bir parçasıdır. Normal
ve engelli tüm bireylerin cinsel konularda bilgilendirilmeye
ihtiyaçları olduğu ve tabii ki yaşlarına, toplum içindeki
konumlarına, ahlâkî değerlerine ve bireysel özelliklerine
göre değişse de cinselliği yaşamaya hakları olduğu unutulmamalıdır.
KAYNAKÇA
Baldwin,S.E.;
Baranoski,M.V.(1990). Family Interactions avd Sex Education
in the Home. Adolescence, vol:XXV, no:99, Fall.
Biehr,
B. (1989). Problem Sexual Behavior inSchool Aged Children
andYouth. Theory into Practice, vol:28, no:3.
Bratlinger,E.(1988).
Teachers’ Perceptions of the Sexuality of TheirSecondary Students
with Mild Mental Retardation. Education and Training in MentalRetardation,
vol:23, no:1, p:24-37.
Bundy,M.;
White, P.(1990). Parents as Sexuality Educators: A ParentTraining
Program. Journal of Counseling andDevelopment, vol:68.
Corbett,
S.M.(1991).Children andSexuality.Young Children, vol:46, no:2.
McCabe,
M. (1999). Sexual Knowledge, Experience andFeelings Among
People with Disability. Sexuality and Disability, vol:17,
no:2, p:157-170.
Ousley,O.Y.;
Mesibov,G.B. (1991). Sexual Attitudes and Knowledge of High-Functioning
Adolescents andAdults with Autism. Journal of Autism andDevelopmental
Disorders, vol:21, no:3, p:471-481.
SIECUS.(copyright
1999). Parent’s Publications.