Mine BAŞOL
Özel Eğitim Uzmanı, Çankaya Rehberlik Araştırma Merkezi/ANKARA
“Sanki aklı hep başka yerlerde, aşırı dalgın. Derste sanki başka yerde.
Hayal dünyasına dalıp gidiyor. Kendisine bir şey söylendiğinde
sanki dinlemiyormuş gibi görünüyor. Çok sakar. Onun kaybettiği
okul eşyalarıyla üç çocuk okurdu. Çok unutkan. Beş dakikalık
işi üç saatte yapıyor. Sanki motor takılmış gibi hiç durmuyor,
düz duvara tırmanıyor. Sınıfta nereye baksam onu görüyorum.”
DEHB(Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) her toplumda oldukça
sık görülen ve daha çok erkek çocuklarda kendini gösteren
bir durumdur. İnsan gelişim ve yaşamına, kişiler arası ilişkilere,
eğitim sürecine olan çeşitli olumsuz etkileri açısından toplumun
ve eğitim hizmetlerinin en önemli sorunlarından birisi olarak
ele alınmaktadır.(Turgay, 1997)
DEHB’nin temel özellikleri aşırı hareketlilik (hiperaktivite), dikkat eksikliği
ve içtepisel davranış (impulsivite) olarak kendini göstermektedir.(Clarenello,
1993;Hauser, 1993)
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Eşlik Eden Sorunlar:
1.
Okul sorunları ve öğrenme bozuklukları
2.
Karşıt olma-karşı gelme bozukluğu
•
Sık sık hiddetlenme, huysuzlanma
•
Sık sık büyüklerle tartışmaya girme
•
Büyüklerin isteklerine ya da kurallarına uymaya çoğu zaman
etkin biçimde karşı gelme ya da bunları reddetme
•
Çoğu zaman isteyerek başkalarını kızdırma
•
Kendi yaramazlıkları için çoğu zaman başkalarını suçlama
•
Çoğu zaman alıngan davranma, çabuk darılma, başkalarınca
kolay kızdırılma
•
Çoğu zaman içerleme, kızgın ve gücenmiş olma
•
Çoğu zaman kinci ve intikam alma, davranışları görülür.
3.
Davranım Bozukluğu
•
İnsanlara ve hayvanlara karşı saldırgan davranışlar gösterdikleri
görülür (Başkalarına kabadayılık eder, gözdağı verir ya
da gözünü korkutucu kavga dövüş başlatır. İnsanlara ve
hayvanlara acımasız davranır.)
•
Eşyalara zarar verir.
•
Kuralları ciddî bir biçimde bozar. (Okuldan kaçma gibi).
•
Depresyon ve kaygı (anksiyete) bozuklukları
•
Arkadaş ilişkilerinde sorunlar
DEHB belirtileriyle başa çıkıp, bu bozukluğun olumlu yönlerini iyi kullanan
ve kendi yapılarına uygun meslekler seçen kişilerin başarılı
bir yaşamları olabilmektedir.
-
Sıcakkanlı ve cana yakın olma
-
Enerjik olma
-
Esneklik
-
İyi espri yeteneğine sahip olma
-
Hoşgörülü olma (bazen gerekenden fazla, zarar verici boyutta)
-
Yaratıcılık
-
Risk alabilme (bazen zarar verici boyutta)
-
İnsanlara kolay güvenebilme (bazen zarar verici boyutta)
gibi özellikler DEHB’ nin olumlu yönleri olarak sıralanabilir. Burada dikkat
edilmesi gereken nokta DEHB’ nin olumlu özelliklerinin azalmadığı,
olumsuz özelliklerin ortadan kalkmasıyla daha fazla arttığı
veya daha verimli hâle gelebildiğidir. (Ercan ve Aydın,1999)
Okul Yaşamına Dair
Akademik sorunlar yaşayan DEHB’ li çocuklar genel olarak zeki bile olsalar,
bu sorunlarla karşılaşabilirler. Bu çocukların yaklaşık olarak;
%
30’ u liseyi bitirene kadar bir-iki kere sınıfta kalır,
%
60’ ı ciddî yazma güçlüğü çekmektedirler
%90’
ı okulda düşük başarılıdır.
%20’
sinin okuma güçlüğü vardır.
%30’ u okulu bırakmaktadır.
%90’ ı okulda yeterince üretken değildir.(Murdence Arcelus, 1999)
Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik gibi nedenlerden dolayı okul yaşamında
zorlanan çocukların eğitim ve öğretiminde sergiledikleri sorunların
önlenmesi ve çözümü için özel eğitim ve öğretim yöntemlerinin
kullanılması zorunludur. Bu öğrencilerin, özellikle disiplinli
ve düzenli sınıflarda eğitim ve öğretim görmeye ihtiyaçları
vardır. Sınıf ortamlarında kendilerini güvenlikte hissetmeleri,
kendilerinden akademik bakımdan neler beklendiğini iyice anlamaları
ve nasıl davranacaklarının öğretmenleri tarafından öğretilmesi
gerekir. Bu öğrencilerin sınıfta sergileyebilecekleri davranış
bozukluklarını önlemede öğretmenler için yararlı olabilecek
yöntemler:
•
Öğrencilerle ayrı ayrı ilgilenin.
•
Uygulamalarınızda adaletli olun; açık ve anlaşılır biçimde
davranın.
•
Öğrenciden beklenenleri açık bir biçimde anlatın.
•
Sınıfta yapılabilecek ve yapılamayacak hareketlerin neler
olduğunu anlatın.
•
Tutarlı ve önceden hazırlanmış programa göre davranın.
•
Öğrenciye, önceden tahmin edebileceği biçimde davranın.
•
Öğrenciden beklenen davranışları, uyulması gereken kuralları
ve bunlara uyulmasının doğuracağı sonuçları sıkça tekrarlayın
ve gözden geçirin.
•
Uygulamaları ve sonuçları izleyin
•
Anlayışlı, sabırlı ve esnek bir öğretmen olun.
•
Sorunları yaşamadan önlemeye çalışın.
Öğretmenlerin sıklıkla karşılaştıkları bazı davranış bozukluklarına
karşı neler yapabiliriz
SORUN: Öğrenci düşünmeden davranıyor, sürekli
parmağını kaldırmadan konuşuyor.
Kendini kontrol etme yeteneği gelişmemiş ve iç denetimi olmayan bir çocuğa
bu alışkanlıkları kazandırmak için fiş sistemini uygulayabilirsiniz.
Güne öğrencinize bir kap içinde belli miktarda fiş vererek
başlatın. Her uygunsuz davranışında kaptan bir fişi geri alın.
Bu öğrencinin parmak kaldırmadan verdiği yanıtı değerlendirmeyin;
söylediğini duymazlıktan gelin. Bu fişler bittiğinde ona “ara
verme” veya “gruptan uzaklaştırma” gibi bir ceza uygulayın.
Günün sonunda fişler bitmemişse uygun bir ödül verin. Böyle
bir öğrenciyi, önce nazikçe dokunarak veya “Elini kaldırman
gerekiyor.” gibi bir sözle uyarın. Sonra da bir başkasına
söz verin.
SORUN: Öğrenci
yerinde oturamıyor ve sürekli dolaşıyor.
Öğrenciyle özel olarak konuşup sırasında oturması gerektiğini açıklayın
ve neden yerinde oturamadığını sorun. Bazen sıranın büyüklüğü
uygun olmayabilir veya sırada rahatsız edici bir durum bulunabilir.
Yerinde duramayan, aşırı hareketli çocukların çoğu hareket etmek için fiziksel
bir ihtiyaç duyarlar. Bu tür öğrencilere verdiğiniz yönergelerin
çocuğun etkin katılımına ve biraz harekete olanak tanımasına
dikkat etmelisiniz. Aşırı hareketli çocuğun, ihtiyaç duyduğunda
yerinden kalkıp çevrede dolaşmasına daha çok olanak sağlayacak
bir sistem oluşturmayı denemelisiniz. Bazı öğrenciler dolaşmaları
için izin verilen bölgenin çizgilerle belli edilmesine ihtiyaç
duyarlar.
Sırasında çevresindekilere rahatsızlık
vermeden oturamayan öğrenciye uygulanabilecek en mantıklı
önlem, geçici olarak oturma hakkını kaybetmesi olabilir. Bu
öğrencinin belli bir süre ayakta durmasını sağlayın. Bir de
oturarak yapılması gereken bir işi ayakta yapmasını isteyebilirsiniz.
Bazı çocuklar hiçbir zaman belli bir zaman sırasında oturamaz.
Bu çocuklara anlayış gösterilmeli; davranışının bir kısmını
görmezlikten gelmeli ve ihtiyacı olduğunda sırasında ayağa
kalkmasına izin verilmelidir.
SORUN: Öğrencim sürekli olarak arkadaşlarını
rahatsız ediyor.
Genellikle bu öğrenciler arkadaşları
için ne kadar büyük bir huzursuzluk kaynağı olduklarının farkında
değildirler. En etkin yöntem arkadaşlarının farkına varmayacağı
bir anda çocuğun dikkatini buna çekmektir. Davranışlarının
insanlara neler hissettirdiği konusunda onunla konuşun. Bu
öğrencinize daha geniş bir oturma alanı ve sıra üstünde daha
geniş bir çalışma alanı verme gibi önlemlerin de yararı olabilir.
Bu tip öğrenciyi önündeki işle uğraşırken veya uslu uslu otururken
gördüğünüzde ödüllendirin: Onu övün; düzgün oturduğunu görmenin
ne kadar harika bir şey olduğuna ilişkin yorumlar yapın.
Sınıf Öğretmenine Genel Öneriler
•
Bu çocuklara bir şeyleri öğretmeyi istiyorsanız, onlarla konuştuğunuzda
fiziksel olarak yakın olun. Uygun olan zamanlarda çocuğa dokunun.
En iyi olanı elin omuza konmasıdır.
•
DEHB’ li çocuklar sizin söylediklerinizi dinlerken başlarını
sallarlar ve gözünüze bakarlar. Ama zihinleri başka yerdedir.
Göz temasını sürdürerek söylenileni anlayıp anlamadığını onu
gücendirmeden sınayın.
• Sınıfa soru yöneltirken önce
soruyu sorun sonra çocuğun ismini söyleyin. Önce çocuğun ismini
söylerseniz diğerleri soruyu savuşturduğunu düşünüp dinlemeyecektir.
Soru sormadan önce etrafa bakarak ara verin ve şüpheli bir
beklenti yaratın. Sorulan soruya muhakkak birinin cevap vermek
zorunda olduğunu belirtin. Çocuğun ismini bir soruda ya da
anlatılan bir konuda telaffuz edin. Dikkati dağılan bir çocuğa
kolay bir soru sorun; konu ile ilgili olması şart değildir.
Cevap vermeden önce 10-20 saniye bekleme alışkanlığına sahip
olun. Zaman zaman çocuğa soruyu tekrarlayın.
• DEHB’li çocuklar yönlendirilmeye,
plânlamaya ihtiyaç duyarlar. Çünkü, dışsal olayları kendi
başlarına yapılandıramazlar. Plânlandırmayı kolaylaştırmak
için listeler yapın. DEHB’li çocuklar, yaptıkları işin neresinde
kaldıklarını unuttuklarında başvurabilecekleri bir tablolarının
ya da listelerinin olmasından çok yararlanırlar. Hatırlatıcı
materyallere, talimatlara gereksinim duyarlar. Ancak unutmamanız
gereken şey “Aynı anda sadece bir talimat vermeniz”
dir.
• Mola tekniğini uygulayın. Mola
iki türlü olabilmektedir. Birinci tür molada öğrenci olumsuz
davranış yapıldığı ortamda kalmaktadır. Öğrenci başını sıranın
üzerine koyarak 2-3 dakika öylece kalır. İkinci türde ise,
ortamdan uzaklaştırılır. Mola yeri sınıfın ayrı bir köşesi
ya da başka bir oda olabilir.
•
DEHB’li çocukların kısa süre için sınıfı terk etmelerine siz
izin verin. Eğer bu durum sınıfın kuralları içerisine dahil
edilirse, böylelikle çocuk, dersten tamamen kopmaktansa bir
an için sınıfı terk edip geri gelebilir ve kendini gözleme
ve denetlemenin yollarını öğrenmeye başlar.
• Büyük, uzun ödevleri küçük
parçalara ayırın. Bu DEHB’li öğrenciler için çok önemlidir.
Ağır ödevler çocuğu ezebilir ve çocuk, “Bunu asla yapamayacağım”
şeklinde duygusal bir tepkiyle geri çekilir. Ağır ödevler,
her bir bölümü yapılabilecek nitelikte görünen küçük parçalara
ayrılarak çocuğun başarısızlık duygusu azaltılabilir. Genelde,
bu çocuklar yapabileceklerini düşündüklerinden daha fazlasını
yapabilirler.
•
Hatırlama, bu çocuklar için genellikle bir problemdir. Onlara
doğal olarak varolmayan çağrışımlar oluşturarak kodlamaya
yardımcı olan hafıza destekleyicileri, hatırlama stratejileri
ve küçük beceriler öğretin. Hatırlama oyunları, kafiye, şifre
vb. etkinlikler hafızayı güçlendirmeye epey yardımcı olabilir.
•
Sınıfa DEHB ile ilgili bir hikâye okumak DEHB’li çocukları
“deli” olarak gören sınıf arkadaşları için yararlı olabilir.
• Bir şey söyleyeceğiniz zaman
göstererek söylemeyi tercih edin. Pek çok DEHB’li çocuk, görsel
olarak daha iyi öğrendiği için, söylediğiniz şeyleri aynı
zamanda da yazarsanız, bu durum çok faydalı olabilir. Bu şekilde
bir sunuş düşünceleri somutlaştırır.
•
Her derste bir hayal kurma etkinliği yaptırın.
• Bu çocuklarla birlikte ders
esnasında kullanabileceğiniz özel işaretler oluşturun.
•
Dikkat ve dinleme oyunları oynayın.
•
Doğru söylemediklerini kabul ettirerek onları yalanla yüzleştirmeyin.
• “Ben dili”ni kullanın. Örneğin
“Sen dır dır ettiğinde ben kendimi kötü hissediyorum, kendimi
kötü hissetmeme neden oluyorsun.” Çocuğa da “ben dili”ni kullanmasını
öğretin. Örneğin, size şöyle diyebilir : “Öğretmenim, lütfen
bir kez daha anlat ya da defterime yaz, yoksa anlayamıyorum.”
• DEHB’li öğrenciler için her
ders plânında fiziksel hareketler plânlamalıdır. Kalem açmak
için kalkmak, öğretmen masasını düzeltmek, yandaki sınıftan
tebeşir almak, müdür yardımcısına not göndermek, kağıtları
öğrencilere dağıtmak bu çocuklara sağlanabilecek diğer fiziksel
hareket olanaklarıdır.
ÖĞRENCİNİN OKUMA-YAZMA SORUNU
VARSA BÜTÜN DUYULARINA HİTAP EDEN UYGULAMALAR YAPILMALI
• Bir sesi çıkarırken kelimeyi
havada yazın.
• Bir parça mukavvanın üzerine
kelimeyi yapıştırıcıyla ya da nişastayla yazın. Daha sonra
üç boyutlu harfler yapın.
•
Hazırlayabiliyorsanız bir kum havuzu hazırlayın ve öğrencilere
sesleri çıkarırken parmaklarıyla yazdırın.
•
Masanın üzerinde sıkılmış diş macunu kullanarak ya da tabağın
içindeki bir miktar pudingi kullanarak kelimeleri öğrencilere
parmaklarıyla yazdırın.
•
Öğrencileri eşleyin. Daha sonra kelimeleri, ögrencilerin birbirinin
sırtlarına parmaklarıyla yazmalarını sağlayın.
Sonuç olarak; yapılması gerekenlerin
sınıf öğretmenleri, rehberlik servisi, branş öğretmenleri,
özel eğitim öğretmenleri, psikolog, psikiatrist ve aile iş
birliği ile başarılacağını unutmayalım.
KAYNAKLAR
1- Selçuk, Z. Dikkat Eksikliği
ve Hiperaktif Çocuklar, Pegema Yayıncılık, 2000.
2- Yazgan, Y. Hiperaktif Çocuk
Okulda, Evrim Yayınları, 2001.
3-
Şenel, H.G (1996) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun
Öğrenme Yetersizliği ile Karşılaştırılması, Özel Eğitim
Dergisi, 2.
4- Kayaoğlu, H. (1999) Dikkat
Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Bakış, Ankara, Çankaya
Rehberlik Araştırma Merkezi yayını,1 (1),13-15.