Mübeccel GÖNEN
Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Y.O.Çocuk Gelişimi ve
Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
Öğrenmenin
temel şartlarından birisi etkinliktir ve birey etkin olduğu
sürece daha iyi öğrenir. Dramatik oyun bireyin etkin olduğu
ve üzerinde prova yapılmayan bir gösteridir. Yurdumuzda
yaratıcı drama normal eğitim programları ile bütünleşmeye
başlamıştır.Ancak özel eğitim gerektiren çocuklarda pek
kullanılmamaktadır. Sınıftaki dramatik oyunlar, oyuncuların
kendileri ve oyun oynarken edindikleri tecrübe ile ilgilidir.Bu
oyunlar provasız, anında yaratılan, genelde yapısı öğretmen
tarafından şekillendirilen ve herkesin bir göreve sahip
olduğu grup faaliyetidir.Çocuklar bu dramatik oyunlar
sırasında duygu ve düşüncelerinin yanı sıra korku ve özel
ilgilerini de ortaya koyarlar. Ayrıca, dramatik oyun dışında
yaşamayacakları olayları da yaşayabilirler(Karın yağması
gibi). Eğitimde drama yönteminin en etkili şekli, öğretmenin
de rol aldığı tüm grup doğaçlamasıdır. Ancak öğretmen
oyun sırasında oyuna karışmamalıdır.Öğretmenin önce, çocuklara
neyi öğreteceğine karar vermesi gerekir.Sonra öğrenme
işinin nerede yapılacağı, çocuklar ve öğretmenin rolü,
olayın düğüm noktası ve başlangıçta çocukların dikkatini
çekmek için ne yapılacağı belirlenmelidir. Dramatik oyunlar
sırasında gürültü problemi çıkabilir.Eğer gürültü, problem
çözmeye yönelik değilse, çocuklar oyuna ilgilerini kaybetmişlerdir.O
zaman oyun hemen durdurulup, tamamen farklı bir oyun başlatılmalıdır.
Pek çok oyunun sonunda tartışma yapılır.Tartışmada
açık uçlu sorular sorulur ve tek bir doğru cevaba gidilmez.
Tartışmanın amacı; oynanan problemi tanımak, çözümünü öğrenmek
ve diğer çözüm yollarını keşfetmektir.Zekâ özürlü çocukların
oyunu da birçok yönden, benzer zekâ yaşındaki daha küçük normal
çocukların oyununa benzer ve daha yavaş bir hızla bu modeli
takip eder(Lunzer ve Hulme, 1966).Drama, zekâ engelli çocukların
öğrenme ve kendilerini ifade etmelerinde normallerden daha
fazla yararlı olur.Engelli çocuklar sıkıldıkları için disiplin
problemleri vardır.Bunlara yardımcı olmak için de sanat, müzik
ve özellikle drama ile ilgilenmelerini sağlamak yararlı olacaktır.Ancak,
bu çocukların oyunlar sırasında gerçeğe daha yakın tutulmaları
gerekmektedir.
Uygulanan drama etkinliklerinin bir amacı olmalı ve çocukların gelişimine
yararlı olması için de, günlük yaşantı ile ilgili konular
üzerinde çalışılmalıdır.Seçilen konuların canlandırılmasında
parmak oyunları, kukla, maske, pandomim, dans gibi tekniklerle
tekerlemeler, şarkılı oyunlar ve hareketli şarkılar kullanılabilir.Tüm
sınıf aktiviteleri tarafından desteklenen drama çalışması,
çocuğun kendine güvenini ve fizikî serbestliğini artırır,
dil gelişimine yardımcı olur.Engelli çocuklar da drama sayesinde
bir problemi kendi düzeylerinde algılama, çözme ve açıklama
olanağını elde ederler.
Eğitimde dramanın iki önemli yapı taşı vardır.Bunlardan birisi, yaşamda
yer alan çok çeşitli roller, diğeri de bu rollerin duruma
uygun şekilde önceden hazırlanmaksızın, anında yaratılarak
oynanmasıdır(doğaçlama). Burada, başıboşluktan çok, hissettirmeden
yönlendirme vardır.Zihinsel engelli çocuklarla yapılan drama
çalışmasında; çocuklara ipucu vermek ve normal çocuklarda
kendiliğinden ortaya çıkan hünerlerin gelişimini cesaretlendirmek
gerekir.Onlar duyu motor koordinasyonunu nasıl geliştirecekleri,
tecrübelerini nasıl canlandıracakları ve bu tecrübeleri dramatik
oyunda “zevkle” nasıl sembolize edecekleri yönünde desteklenmelidir.Ancak
bunlar sadece dramatik beceriler olarak görülmemeli, tüm programda,
bu becerilerin geliştirilmesi desteklenmelidir. Örneğin; bir
pazar gezisi pek çok sınıf etkinliğine dönüşebilir.
Bu çocuğun adölesan dönemine gelinceye kadar veya temel ve basit etkinliklerde
yeterli tecrübe kazanana kadar, olaylara hızlı bir şekilde
tepki gösteremeyebileceği unutulmamalıdır.Ayrıca en basit
hedeflere de sürekli olarak dönmek gereklidir. Dramatik oyun,
genel gelişimi desteklemek için de kullanılabilir.Çocuğa vücut
parçalarının isimleri ve hareketleri öğretilirken, çocuk aynaya
bakarak göz, burun ve ağzı defalarca söyleyebilir.Parmak oyunları
ve dokunma, burada öğrenmeyi destekler.Çocuk önce taklit edecektir.Daha
ileri basamakta, zekâ engelli çocuklar bunları kendileri ya
da oyuncakları ile yapacaklar ve bunları yaparken de konuşmaya
başlayabileceklerdir. Drama sayesinde çocuk hareketlerinin
farkında olacak ve hareket yapmaktan da memnun olacaktır.Dramada
yapılan hareketlerle çocuk, vücudunun kontrol, eşgüdüm ve
becerilerini geliştirir, vücudunu tanır, ritm duygusunu geliştirir,
vücudunu amaçlı olarak kullanmayı öğrenir.
Drama; hareket, konuşma ve hayalî dramatik çalışmayı içermektedir. Öğretmen
yapıcı etkinliği cesaretlendirirken, aynı zamanda bazı materyallerin
tahrip edilmesine de müsaade etmelidir.Drama, çocuğun sık
sık şiddet ve saldırganlığını ortaya çıkarmasına da fırsat
sağlamalıdır.Öğretmenin bu durumda, grubu uygun bir şekilde
gerçeğe döndürmesi gerekir.Hayal, yapmacık ve inanılmayana
geçici olarak razı olma çocuğun dramatik oyununda görülür.Çocuk
kendisine ve çevresindeki dünyaya güven duymaya başladıkça,
tecrübelerin sembolik sunumlarına duyulan ihtiyaç da azalmaya
başlayacaktır.Gerçek hayat, çocuğun keşfetmesi ve maceraya
atılması için ona sayısız fırsatlar sağlar.Zekâ engelli çocuk,
tecrübeleri ile, makinelerin nasıl çalıştığı, bitki ve hayvanların
nasıl büyüdüğünü öğrendikçe, gerçek ve hayal arasındaki farkı
da ayırt eder.Burada dramanın amacı, sadece hayalî hikâyeleri
canlandırmak değil hikâyenin ortaya attığı sorularla, düşünme
düzeyini derinleştirmek, zihinsel boşalımı ve kendini ifade
edebilmeyi sağlamaktır. Ayrıca, drama, çocuğun“niçin” ve “nasıl”
sorularını sormasına yardımcı olur. Geziler yapmak ve olanları
sonradan yeniden canlandırmak, mevsimlerde yaşanan değişiklikler
sosyal güven ve dili geliştirmeye yardım eden fırsatlardır.Bu
çocukların öğretmenleri drama yaparken eğitim verdiklerinin
farkında olmayabilirler.Dramanın eğitimde kullanılması, çocuğun
daha iyi anlama ve düşünmesine yardım eder. Hayal gücü sınırlı
olan çocukların mümkün olduğu kadar çok ve gerçek şeyi tanımasına,
görmesine, dokunmasına ve kullanmasına fırsat tanınmalıdır.Fakat,
onlar yine de çevre hakkındaki bilgileri derinleşene kadar,
gerçek olan ile olmayan arasındaki farkı muhtemelen göremezler.Zekâ
engelli çocuklar, gerçeğe daha yakın tutulmak zorunda olduklarından
öğretmenleri onlara gerçek uyarıcı bulmakta güçlük çekebilir.
Ancak, yeme-içme, soyunma-yatma, uyuma-uyanma, giyinme gibi
çocukların günlük hayatlarında ve hayalî oyunlarında sık görülen
etkinlikleri, öğretmenler dramatik durumlara kaynak olarak
kullanabilirler.Sıcak ve soğuk şeyleri yeme ve içme, sevdiği
ya da sevmediği yiyeceği yeme, gülme-ağlama, yiyen ve içen
hayvanları izleme, yeme ve yürümelerini taklit etme, çevreyi
incelemek için yürüyüşe çıkma gibi etkinlikler, çeşitli ortamlarda
farklı şekilde kolaylıkla oynanabilir.Örneğin; karlı havada
yürürken güneş çıkabilir ya da çaya şeker yerine yanlışlıkla
tuz konulabilir. Her durum, yeni bir tecrübedir. Bilhassa
ziyaretler ve ziyaretçiler dramatik etkinliklerin kaynağıdırlar.
Öğretmen, bu etkinlikleri çocukların duygusal ve zihinsel
gelişimine yardımcı olmak, ev ile okul yaşantısını birbirine
yaklaştırıcı dramatik çalışma yapmak için kullanabilir. Bu
çalışmalar sırasında açık ve kesin olunması, karışık fikirler
verilmemesi ve fiziksel temas kullanılması gerekir.
Dramatik aktivite sırasında problem ortaya çıkabilir. Bunların çözümü yine
çocuklar tarafından yapılır, sonra bunu diğer problemler de
takip edebilir. Eğer oyun gürültüyü gerektiriyorsa bu engellenmemelidir.Öğretmen,
disiplini sağlamak için zil, davul gibi bir alet kullanabilir.
Bu alet çocukların dikkatlerini toplamaları için uyarı vazifesi
görür.Birden fazla özürü olan çocukla çalışırken yardımcı
olması için, odada başka yetişkinler de bulunabilir.Bu, çocukların
kişiliğini kazanmasına yardım eder. Etkinlik bittikten sonra
rahatlama dönemi gelir. Bunun için de sakin müzik eşliğinde
hareket yapılabilir. Her şey bittikten sonra ise yapılan etkinliğin
tartışması yapılmalıdır.Diğer çocuklar gibi, engelli çocukların
da sevgiye, zamana, sabır ve saygıya ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır.
DANSLATERAPİ
Toplum ve insanların değişik problem ve sıkıntıları vardır ve insanlar
bu problem ve sıkıntılardan kurtulmaya ihtiyaç duymaktadırlar.
Drama ve hareket, problem ve sıkıntılarla baş etmek için kullanılan
yöntemlerdendir.Dans ve hareket kesinlikle tedavi edicidir(terapatiktir),
çünkü her ikisi de insanın tabiatında yani yaşamında vardır.
Terapi, problem ve sıkıntılardan kurtulmayı sağlayacak farklı bakış açıları
kazanmak demektir.Öte yandan terapinin açıklanması oldukça
çok yönlüdür, kişilerin eğitimi ve yorumuna göre farklılık
gösterir.
ENGEL GRUPLARINDA DANS
a.Görme Engelliler
Görme engelli kişiyi canlandırmak, harekete geçirmek ve etkin olmasını
sağlamak için duyularının geliştirilmesi gerekir.Yürüme, oturma,
dolaşma, koklama, hissetme vb. gibi pratiklerle kişinin güven
duygusu gelişir.Görme engelli kişiye günlük yaşamında seslerin
kullanılmasıyla yardımcı olunabilir.Kişiye değişik müzikler
dinletilmeli ve müziklere uygun hareketler oluşturması sağlanmalıdır.Birlikte
yapılan uygulamalarla kişi dans etmeyi çok iyi bir şekilde
öğrenebilir. Bazı görme engelli kişi ve çocuklar, normal insanların
gözleri kapalı iken yaptıkları dans alıştırmalarından daha
iyi ve daha güvenli hareket edebilme yetkisine sahiptir.
Görme engelli birey, duyduğu müziğe ilişkin duygularını hareketlere döküp
hareketlerle kendini ifade edebilir. Ancak bazen görme engelli
bireylere kendilerini rahatlatmak için bağırma ve gürültü
yapma ardından da tekrar sessizliğe gömülme çalışmaları yaptırmak
gerekmektedir.
b.İşitme Engelliler
İşitme engeli, dans konusunda güçlükle yardımcı olunan bir durumdur.Total
işitme kaybı olan kişilerde ise durum biraz daha zorlaşır.İşitme
engelli bireyler hareketleri kopyalama yoluyla dans edebilirler
ve okuma becerisini kazandıklarında, dans görsel yanı ile
birlikte kombine olarak gerçekleştirilebilir.
İşitme engelli bireylerde, değişik yönlere sallanma, dikey düzlemde bulunduğu
yerde hareket ederek ve yatay düzlemde yer değiştirme şeklinde
hareketler kullanılarak denge sorunlarına yönelik çalışmalar
yapılabilir.
Bu tip insanların, özellikle de total işitme kaybı olanların müziği veya
sesi hissetmesi için ellerini yere veya davula vurarak ses
çıkartma çalışmaları, müziğin titreşimini hissettirme çalışmaları
yaptırılmalıdır.Dudak okuyabilen veya orta derecede kaybı
olanlar için de hikâye anlatma ve bunun dansını yapma çalışmaları
da zevkli olabilir.
c. Fiziksel Engelliler
Bazı fiziksel engellere sahip kişilerin hareketleri sınırlı ve yetersiz
olabilir.Genellikle dans etmeye yönelik çalışmalarla hareket
becerileri artırılabilir.Bacak ve kolların ayrı ayrı kullanılmasıyla
ağırlık transferleri gerçekleştirilir ve daha ileri hareketler
geliştirmeleri sağlanır.
Tekerlekli sandalye kullanan ve diğer hareketleri çok kısıtlı olan bireyler,
hareketli organlarını hareket yeteneğine göre sallayarak,
el çırparak, başını hareket ettirerek, gözlerini hareket ettirerek
dans edebilirler.Fiziksel engelli çocuklar ve yatağa bağlı
olanlar için de el ve parmak kuklaları kullanılabilir.
d.Otizm
Başlangıçta bu bireylerle yapılan etkinlikler çok basit ve düzenli olmalıdır.İlk
hareketler ve işlevler normal değil iken ilerleyen aşamalarda
normale yakınlaşmaktadır. Çalışmalara akraba, eş, dost, arkadaşlar
katılmalıdır.En iyi derecede sosyal yaşantı sağlanmalı, oyunlar
oynatılmalıdır.
Bu bireylerle yapılan çalışmada önemli bir nokta da su ile oyunlardır.
Su ile oyunlarda çocuğun annesinden yardım alınabilir ve çalışmalar
birlikte sürdürülebilir.Sevdiği nesne ve oyuncaklar da kullanılabilir.
Tekrarlar hâlinde yapılan çalışmalarda çamur veya su sıçratma, fışkırtma
vb. yapılabilir. Bu çalışmalara daha sonra su içerisinde dansla
devam edilebilir.
İlerlemek için özel çalışmalar yapılmalı, iletişimin farklı bir yönü olan
hareketlerle iletişim kurmalı ve hareketleri geliştirerek
dansa doğru yönelmelidir.
Anlatılan dans terapi çalışmaları engelli bireylerin rahatlaması ve boş
vakitlerini değerlendirmelerinde önemli bir yöntemdir.Basitten
zora, içten dışa doğru bir yol izlemesi gereken bu çalışmalarla
engelli çocuk ve gençlerin daha iyi bir sosyal gelişim sağlamaları
da mümkün olacaktır.
KAYNAKÇA
GÖNEN,
M. Çocuk Eğitimi ve Yaratıcılık,METGE.MEBYayınevi, Ankara,
1997.
GÖNEN,
M. Çocuk Edebiyatı, Basılmamış Ders Notları.
GÖNEN,
M.“Özürlü Çocukların Eğitiminde Drama Yöntemi ve Dansla Terapi”,
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, 1.ÖzürlülerŞûrası,“Çağdaş
Toplum Çağdaş Yaşam ve Özürlüler”, Ön Komisyon Raporları,
Takav Matb. Y.A.Ş., 1999, Ankara.
GÖNEN,
M. ve ark. Özürlü ÇocuklarınEğitiminde Drama,Aşama Matbaası,
Ankara, 1998.
GÖNEN,
M.; UYAR,N. ÇocukEğitiminde Drama,EpsilonYayınevi, İstanbul,
1998.
HODGSON,
J. The Uses of Drama, London,Eyre MethuenLTD., 1972.
IRWIN,E.
Drama Therapy in Diagnosis andTreatment,Child Welfare, LXV,
4, (July, August 1986), 347-357.
JENNİNGS,
S. Remedial Drama, London,A&C BlackLimited 1984.
JUDD,
M.Drama, Physical andCreative Activities for the Mentally
Handicapped, Ed.Graham Upton, London,Chambridge University
Press, 1981.
KALYON,
T.A. ve ark. BedenselEngelli Sporlarda Kurallar Kitabı, T.C.Başbakanlık,Gençlik
ve SporGenel Müdürlüğü, Özürlüler SporFederasyonu Yayını,
1995, Ankara.
MCCASLIN,
N. Creative Drama in the Classroom, New York, Longman Inc.,
1984.
POLISINI,J.K.
Children’s Theatre,Creative Drama and Learning, New York,
University Press of America, Inc., 1986.