Yrd.Doç.Dr. Tümer TÜRKBAY
GATA, Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Otizm;
konuşmada gecikmenin olması veya gelişmemesi, ilgi alanında
sığlık, insanlar ile ilişki kurma yerine cansız nesnelerle
ilgilenme, yaşıtlarıyla oyun oynamama ve tekrar edici basmakalıp
davranışlarda bulunma ile kendini gösteren gelişimsel bir
bozukluktur. Otistik çocukların hepsi tamamen aynı belirtileri
göstermemelerine karşın, davranışı etkileyen sosyal, iletişimsel
ve duyusal alanlarda sorunlar gösterirler. Otizm genellikle
üç yaşından önce başlar ve görülme sıklığı 1000 çocukta bir
kadardır. Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla dört kat daha
fazla görülmektedir.
OTİZMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
• Bu çocukların konuşmaları çoğunlukla gecikmiştir veya gelişmemiştir.
Sözcük dağarcıkları sınırlıdır. Konuşabilecek kadar cümle
kursalar bile iletişim kurma çabasına girmezler. Karşılıklı
konuşmaları yoktur.
• Yapılmasını istedikleri şeyleri söylemekten çok, başkalarının elini ya
da kolunu tutarak onlara yaptırabilirler. Bazı otistik çocuklar
kendilerine söyleneni hemen ya da herhangi bir zamanda papağan
gibi tekrar edebilirler (yansımalı konuşma). Ses tonunu, hızını
ve vurgusunu ayarlamaları zor olabilir. Konuşmada belirgin
gramer hataları gösterirler. Örneğin, şahıs zamirlerini tam
ve yerinde kullanmakta sorun yaşayabilirler.
• Otistik çocuklar ile göz göze gelmek güçtür. Gözlerinize baksalar bile
kısa sürelidir veya sizden uzaklara bakıyormuş gibidirler.
Adıyla çağrıldıklarında işitmiyormuş ya da umursamıyormuş
gibi davranabilirler.
• Çevresindeki çocuklarla ya da yetişkinlerle ilgilenmezler, onların arasına
katılıp oynamazlar. Otistik bir çocuk zihinsel engeli olan
bir çocuğun aksine, zihinsel beceri düzeyi ne olursa olsun
gözlenebilir bir sosyal bozukluk gösterir. Sosyal bir beceri
olan empati duygusu bu çocuklarda gelişmemiştir. Otistik çocuklar
başkalarının hislerini ve düşüncelerini anlama ve yorumlamada
da güçlük çekerler. Gülümseme, göz kırpma ve yüz buruşturma
gibi örtülü sosyal ipuçlarını çok az anlarlar.
• Normal çocuklarda çok sık gözlenen sevgi ve güvende olma gereksinimi
için diğer bireylere fiziksel yakınlaşma davranışları otistik
çocuklarda görülmeyebilir. Sevilmeye ve kucağa alınmaya olumlu
tepkilerde bulunmayabilir; genellikle kayıtsız kalırlar, hatta
bazıları bu duruma hırçınlık da gösterebilir.
• Kurgusal oyun becerileri zayıftır. Oyunları genellikle nesneleri çevirmek
ya da sıraya dizmek, oyuncakların tekerleklerini döndürmek
şeklindedir. Oyuncakları amacına yönelik kullanmazlar. Otistik
çocuklar iletişim ve hayal gücünden yoksun olmaları nedeniyle
diğer çocukların oyunlarına katılamazlar. Kendi hâlinde, yalnız
başınadırlar.
• Masallara, hayalî kahramanlara ilgisizdirler. İlgi alanları sığdır. Örneğin,
televizyonda sadece reklamları veya müzik kliplerini izlerler
ya da aynı şarkıyı bıkmaksızın uzun süre dinleyebilirler.
• Dönen nesnelerden büyülenmişcesine etkilenebilirler. Çamaşır makinesi,
teyp gibi mekanik eşyalara merakladırlar. Aynı nesne ile saatlerce
ilgilenebilirler. Eve gelen misafirlerin kendileri değil saatleri,
küpeleri ya da düğmeleri ilgilerini çekebilir. İnsanlara eşya
gibi davranabilirler.
• İstedikleri olmadığında uzun süren ağlamaları, nedensiz çığlık atmaları
ya da uğuldamaları olabilir.
• Kendi etrafında dönme, yerinde sallanma, el çırpma, el burkma, kafasını
vurma, karışık vücut hareketleri ya da kanat çırpma gibi davranışlar
yapabilirler.
• Bazı anne babalar, çocuklarını kendi hâlinde, uslu, sorun çıkarmayan
ve kendisine yeten bir çocuk olarak düşünebilir. Bazı aileler
de çocuklarının işitmediğinden ya da zekâ engeli olduğundan
şüphelenirler. Bazıları ise çocuklarına ulaşamadıklarını ifade
ederler.
• Otistik çocuklar arasında zekâsı engeli olanlar bulunduğu gibi normal
veya üstün zekâlı olanlar da vardır. Bazı otistik çocukların
belli alanlarda olağanüstü yetenekleri olabilir. Örneğin,
hangi tarihin hangi güne geldiğini hemen hesaplayabilir, aritmetik
işlemlerde üstün bir yetenek gösterebilir ya da bir şarkıyı
bir kez dinlemek ile hemen öğrenebilirler.
• Otistik çocuklar ilgi ve zevklerini başkalarıyla paylaşmaz. Örneğin,
hoşlandığı bir oyuncağı anne ya da babasına göstermez.
OTİSTİK ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ
Otistik çocukların tedavisinde birincil yaklaşım özel eğitimdir. Engelli
bireylerin eğitimlerini sağlamak üzere özel eğitim almış personel,
geliştirilmiş eğitim programları, yöntem ve araç gereçlerle
uygun ortamlarda sürdürülen eğitime “özel eğitim” denir. Özel
eğitime ne kadar erken yaşta başlanırsa olumlu sonuç elde
etme olsalığı o kadar yükselir.
Eğitimde kazandırılması amaçlanan; öğrenmeye hazırlık becerileri, özbakım
becerileri, dil ve konuşma becerileri, sosyal beceriler, davranış
sorunlarının azaltılması ve ailelerin eğitimidir.
Öğrenmeye hazırlık becerilerini kazandırma kapsamında; uygun oturmanın,
basit yönergelere uymasının öğretilmesi ve otistik çocuklar
için en önemlisi göz göze gelmenin (göz teması) öğretilmesi
yer alır. Göz göze gelmenin öğretilmesinde aileler için yardımcı
olacak bazı ipuçları şunlardır:
• Çocuğunuz size bakmadan bir şey isterse gözünüze bakmasını sağlamadan
kesinlikle vermeyin.
• Çocuğunuzun sevdiği bir oyuncağı kendi gözünüze yakın tutarak size bakmasını
teşvik edin.
• Sıkınca ses çıkaran plâastik oyuncakları yüzünüze yakın tutarak ses çıkartın.
• Adını söyleyerek kucakta hoplatma yaptırın.
• Ce-e oyununu oynarak ilgisini çekin.
Özbakım becerilerinin öğretilmesine yönelik; tuvalet eğitimi, giyinme-soyunma,
beslenme ve vücut temizliği yer alır. Burada dikkat edilecek
nokta, bu becerilerin basitten karmaşığa doğru öğretilmesidir.
Dil ve konuşma becerilerinin kazandırılmasında; alıcı dili ve ifade edici
dili geliştirme ve zenginleştirme, dili genelleştirme ve yansımalı
konuşmayı azaltma amaçlanır. Dil edinmeyi ilerletme stratejilerinin
bazıları şunlardır:
• Sık konuşun. Ev işlerini yaparken, yaptığınız eylemleri konuşarak anlatın.
Örneğin; “Şimdi tabakları yıkıyorum”.
• Konuşurken bol ve abartılı yüz ifadesi ve vücut hareketleri kullanmak
dili öğrenmeye yardımcı olur. Ayrıca abartılı telaffuz, tonlama
ve konuşma oranını kullanın.
• Otistik çocukların uzun, karmaşık ve soru cümlelerini anlamakta güçlükleri
vardır. Bu nedenle soruları mümkün olduğu kadar az tutun,
cümlelerinizin basit ve kısa olmasına dikkat edin.
• Başlangıçta nesne resimlerini, sonrasında eylem resimlerini içeren kart
veya fotoğrafların gösterilerek anlatılması, konuşmasını teşvik
edecektir.
• Çocuğunuzun uydurduğu sözcükleri kullanmayın, doğrusunu öğretmeye çalışın.
Konuşma başlangıçta taklit yoluyla öğrenildiğinden onunla
düzgün konuşun.
Sosyal becerilerin kazandırılması kapsamında; uygun sosyal tepkilerin öğretilmesi,
bağımsız yaşam becerilerinin edinilmesi ve hayali oyun etkinliklerinin
geliştirilmesi yer alır. Sosyal iletişimin ve etkileşimin
artması amacıyla, çocuğunuzu arkadaş edinebileceği yerlere
götürün, arkadaş oyunlarına katılmalarını sağlayın. Çarşı
ve pazar gibi yerlere götürerek dış çevre ile ilişki içinde
olmasını sağlayın.
Davranış sorunlarının azaltılması ise; tekrarlayıcı veya yıkıcı olumsuz
davranışlarını azaltmaya yönelik tedavilerin düzenlenmesidir.
Bunlar; ödül-ceza, mola yöntemlerini içeren davranışcı terapi
teknikleri ve ilâç tedavileridir.
Otistik çocukların eğitimi zaman alan, uğraştırıcı ve çaba gerektiren bir
eğitimdir. Otistik çocuğu olan aileler hiçbir zaman ümitsizliğe
kapılmamalı, çocuklarının bir şeyler öğrenebileceğine inanmalı,
onlarla sıcak ve yakın ilişkiler kurmalı ve çocuklarının eğitiminde
sabırlı olmalıdır.