Fuat OVAT
Onun
hatırası okuyan ve düşünen zümre içinde daima olgun bir
baş, canlı bir bilgin, sevimli bir yüz, ateşli bir ülkü
adamı olarak yaşayacaktır. Onu her zaman saygı ile anacağız.
Refet Sadettin Tok, İhsan
Sungu İçin, İlköğretim, 15 Nisan 1947, sayfa 2938.
1881’de doğdu, Mülkiye Mektebini bitirdi. İstanbul Öğretmen Okulu ile Yüksek
Öğretmen Okulunda öğretmen ve yönetici olarak çalıştı. Milli
Talim ve Terbiye Dairesinde kurul üyesi olarak görev yaptı.
Ardından aynı yere kurul başkanı olarak atandı. 1930-1939
tarihleri arasında bu görevini yürüttü. 1939-1946 yılları
arasında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Ansiklopedilerde
böyle anlatılır İhsan Sungu. Ama onun yaşam öyküsü çok daha
renkli, ışıltılı, adeta bir belgesel zenginliğindedir.
1883 yılında doğan Mehmet İhsan’ın çocukluk ve gençlik yılları, babasının
işi dolayısıyla Adana, Sivas, Diyarbakır illerinde geçer.
1898’de Diyarbakır İdadisini birincilikle bitiren genç İhsan İstanbul’a
gider. Mülkiye (Mercan) İdadisini, ardından da Mekteb-i Mülkiye-i
Şahane’yi (Siyasal Bilgiler Okulunu) bitirir. Daha yirmi bir
yaşındayken Techizat-ı Askeriye Nezareti Evrak Müdür Muavini
(Askeri Donatım Bakanlığı Evrak Müdür Yardımcısı) olarak çalışmaya
başlar.
Genç İhsan, 1907’de Washington Büyükelçiliği Üçüncü Kâtipliği görevindedir.
Bu görevindeyken yeni bir dünyayı tanır, demokratik yöntemlerle
yönetilen bir toplumu, devleti inceleme fırsatı bulur, bir
yandan da İngilizce öğrenir.
1909 yılı sonuna doğru İstanbul’a döner. Hüseyin Cahit Yalçın’la Tevfik
Fikret’in birlikte kurduğu Tanin Gazetesinde çalışır.
Katıksız bir eğitimci olan İhsan Bey, Akabe kaymakamlığına tayininin kararlaştırıldığı
gün, kendisine rastlayan, o sırada müdürlüğünü üstüne aldığı
Darülmuallimîn’in iyileştirilmesi için dinç ve kuvvetli bir
öğretim kadrosunu kurmak için çalışan eski arkadaşı Satı Beyin
önerisini kabul eder, öğretmenlik mesleğini seçer.
Erkek Öğretmen Okulunda (İstanbul
Darülmualiminde) öğretmenlik yapar.
Ardından, Yüksek öğretmen Okulunda (Darülmuallimini Aliye) Medeni Bilgiler,
Yurt Bilgisi dersleri verir. Yeni kurulan Uygulama Okulunun
(Tatbikat Mektebi) müdürlüğünü yapar.
İhsan Beyin kitaplarla, dergilerle de ilişkisi yoğundur. Derslerine girdiği
öğretmen okulu öğrencileri için hazırladığı ders planları,
örnek dersler, uygulamalı dersler, Tedrisat Mecmuası’nda yayınlanan
yazıları öğretim çevrelerince ilgiyle karşılanır.
1911 yılında Öğretmen Okulunun ilk, orta, yüksek sınıflarında tarih ve
pedagoji öğretmenidir. “Bir yandan tarih öğretimine yepyeni
bir değer ve anlam kazandırmış, öte yandan da pedagoji alanında
ülkeye yeni görüş ve anlayış ufukları açmıştır.” (1)
1913-1919 yılları arasında onun, İstanbul Kız Öğretmen Okulunun, Öğretim
Yöntemi derslerini de üstlendiğini görürüz. İzleyen yıllarda
İhsan Beyin çalışmaları Erkek Öğretmen Okulunda yoğunlaşır.
Satı Beyden sonra bu kurumun müdürlüğünü de yapar. Öğretmen
ve yönetici olarak öğrencilerinin sevgi ve saygısını kazanır.
“Som bir öğretmen, usta bir öğretim yöntemi sanatçısı idi.” der Rauf İnan,
1924-1925’te İstanbul Erkek Öğretmen Okulunda, Usulü Tedris
(Öğretim Yöntemi) öğretmeni İhsan Sungu’yu şöyle anlatır:
“Derslerinde verdiği bilgilerden çok, onun bu sanatçılığı
bize öğretmenliği kazandırmıştır. ... İhsan Bey ilk derslerinde
öğretim yönteminin ana ilkelerini: ‘bilinenden bilinmeyene,
yakından uzağa, kolaydan zora, somuttan soyuta, yalınçtan
bileşiğe...’ anlatmıştı; anlatmış değil, canlı, renkli, zengin
örneklerle aydınlatmış, bir düşün yöntemi biçimine koymuştu.”
(2)
Öğrencisi Rauf’un, öğretmeni İhsan Beyle ilgili başka anıları da var. Son
sınavların ardından, İhsan Bey alır öğrencilerini yanına,
onlarla bir ağabey, bir baba gibi konuşur.
“Kendisine özgü o tatlı, neşeli konuşmasının sonunda, artık en önemli yaşam
sorununun karşısında olduğumuzu söyledi: Evlenmek. Bunun tüm
yazgımızı belirleyecek bir sorun olduğunu, gözü kapalı, gelişigüzel
bir kararla evlenmenin çok kez mutsuzluk getirebileceğini
açıkladı ve:
“İyi düşünmeli, iyi incelemelisiniz. Kendinize uygun ve kesin karar verebileceğiniz
birini bulamazsanız, bana gelin; ben sizi evlendiririm...
demişti.” (3)
1924 yılında, İhsan Bey kendi isteğiyle, Yüksek Öğretmen Okulu, Pedagoji
ve Öğretim Yöntemi öğretmenliğine geçer.
O yıllarda, Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinin tarih ve edebiyat öğretmenliğini
yapan İhsan Bey, ülkemizin eğitim ve kültür alanlarında gelişmesine
katkısı olacak çalışmalara da sürekli katılmıştır. Birinci
ve İkinci Heyet-i İlmiye (bilim kurulu) toplantılarında üye
olan İhsan Bey Alfabe Komisyonunda da görev alır.
1926 yılında Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin öncülüğünde kurulan
Milli Talim ve Terbiye Heyetinin üyesi olarak çalışan İhsan
Bey, 1929 yılında kısa bir süre Gazi Orta Öğretmen Okulu müdürlüğü
yapar, 1930-1939 yılları arasındaysa Talim ve Terbiye Kurulunun
başkanıdır. O, buradaki çalışmalarıyla, 1927 tarihli ilkokul
programıyla getirilen çağdaş öğretim anlayışının da kurucularından
biri olur.
1932’de Türk Tarih Kurumu asli üyeliğine seçilen İhsan Bey, aynı yıl I.
Türk Tarih ve Dil Kurultayları sırasında da Atatürk’ün yakın
çalışma arkadaşlarındandır.
1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca İhsan Bey, Sungu soyadını alır.
İhsan Sungu, 3 Nisan 1939 günü dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel
tarafından Müsteşar olarak görevlendirilir. O, bu görevi ölene
değin, azimle sürdürür.
Cumhuriyete, bu ülkenin insanlarının eğitimine gönül vermiş bir eğitim
emekçisi olan, İngilizce, Fransızca, Arapça dillerini bilen
İhsan Sungu, 1923, 1924, 1926 yıllarındaki Heyeti İlmiye toplantılarına
olduğu gibi, 1939, 1942 yıllarında toplanan Birinci, İkinci
Maarif Şuralarına da katılmıştır.
Kesintisiz kırk iki yıl, büyük bir gayretle kamu kesiminde çalışan, 11
Nisan 1946 günü sonsuza göçen İhsan Sungu’dan bize, Atatürk'ün
Babası Ali Efendi ve Mensup Olduğu Selânik Asâkiri Milliye
Taburu (1939), Cumhuriyet Devrinde Kültür İnkişafı Hakkında
Bir Konferans (1939), Galatasaray Lisesinin Kuruluşu (1943),
Harf İnkılabı ve Milli Şef İsmet İnönü ([1941?]), Mahmut II.nin
İzzet Molla ve Asakir-i Mansure Hakkında Bir Hattı (1941),
Mekteb-i Maarif-i Adliyyenin Tesisi (1941), Namık Kemal, Tanzimat
ve Yeni Osmanlılar (1940) gibi kitaplar kalmıştır. (4)
Sayfaları arasında onu anlatan on yedi yazı bulunan İlk Öğretim’in 15 Nisan
1947 tarihli sayısı, ölümünün yıldönümünde İhsan Sungu’nun
anısına sunulmuştur.
Yine, Türk eğitimine katkılarının, yardım ve hizmetlerinin anısına, onun
adı, Ankara ve İstanbul’da birer okula verilmiştir.
Öte yandan onun eğitim, bilim, tarih konularındaki zengin kitaplığı da
Milli Kütüphanede özel bir bölümde, araştırmacıların hizmetine
sunulmuştur.
DİPNOTLAR
1)
Neşet Çağatay, “İhsan Sungu”, Cumhuriyet Dönemi Eğitimcileri,
s 436, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Ankara, 1987.
2)
M. Rauf İnan, İhsan Bey (Sungu), Çağdaş Eğitim, s 27, Yıl
11, Sayı 111, Mayıs 1986, Ankara.
3)
İnan, Çağdaş Eğitim, s 28.
4)
Milli Kütüphane kataloglarına göre.