Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

 NİSAN 2004  |  YIL : 5 |  SAYI : 50

Özel Sayı: ÇOCUK

Harry Potter'ın Büyüsü


Prof. Dr. Nilüfer TUNCER
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

Birdenbire çocukları TV’den, bilgisayar oyunlarından koparıp, yeniden okumaya döndüren –hem de 300-500 sayfalık ciltlerle- bu kitap dizisinin sihri ne? 1997 de İngiltere’de, 1999’da ülkemizde ilk baskısı yapılan, ama esas popülaritesini 2001 Nisan’ından itibaren YKY edisyonlarıyla yapan bu kitabın Türk çocuklarını da bu kadar etkilemesi, 422 bin gibi büyük bir sayıda basılıp, satış yapması bu dizinin büyüsünün geniş bir kitleyi etkilediğini göstermiyor mu?

Ama yetişkinlerin hepsi bu büyüye katılmıyor; gerek dünyada gerek ülkemizde Harry Potter’e karşı görüşler öne sürenler de var.

Önce bu dizinin çocukları neden böyle kapıp götürdüğünü ele alalım; ama öncelikle bu kitapların 10 yaş ve üstü çocuklar tarafından okunması gerektiğini vurgulayalım. Çünkü küçük çocuklar, hele okul öncesi çağı çocukları, hayal ile gerçeği ayırt edemezler. Eserdeki mizah da onların kavrayabileceği düzeyde değildir. Ayrıca eser onlara göre çok uzundur. Bizim çocuklarımız için ise yabancı sözcükler fazla gelebilir. Ama 10 yaşın üstündeki okul çocukları çoğunlukla İngilizce okudukları için, sözcüklerin okunmasında zorluk çekmeyebilirler.

A ) Dizinin en çekici yönü müthiş bir hayal gücü ile yazılmış olmasıdır. Bu dizi teknolojik bombardımandan bıkmış olan çocuklara farklı bir dünya getirmiştir: Gerçeğe benzeyen ama sihir ve büyünün geçerli olduğu bir dünya. Öyle ki cadılar okulu Hogwvarts’a gitmek için 9 _ garında kırmızı trene binilir; okulda şişman kadın portresine “parola” söylemeden kuleye girilemez; resimlerdeki ve fotoğraflardaki kişiler şato içinde gezmeye giderler; şatonun merdivenleri açılır-kapanır, yükselir, alçalır ve daha binlerce akıl almaz olaylar. Orijinal buluşlar arasında Quidditch gibi basketbol-hentbol-futbol karışımı, ama havada uçan süpürgeler üzerinde oynanan bir oyun var!

Günlük hayatın kalıplarından sıkılan çocuklar için ne büyük bir değişiklik!

B) Kitabın mükemmel kurgusu, her sayfada yeni bir heyecan yaratmakta; başlangıçta anlaşılmayan bir olay veya söz, ileriki sayfalarda anlam kazanmaktadır.

10 yaş ve üzeri çocuklar, macerayı, hareketi severler. Yazarın, çocukların ruhsal ihtiyaçlarını çok iyi bildiği anlaşılmaktadır.

C) Tema olarak, geleneksel masallardaki iyi-kötü çatışması ve sonuçta iyinin başarılı bulunması esas alınmıştır. Bunun yanında:

- Her insanda yetenekler ve gizli güçler vardır. Sadece henüz ortaya çıkmamıştır.

- Her insan değerlidir ve kendine güvenmelidir.

- İnsan gücünü, akıldan ve çalışmaktan almalıdır.

- Dostluk, sadakat önemli değerlerdir.

gibi alt temalar da sürekli işlenmektedir.

D) Karakterler:

Harry Potter’a verilen kişilik de alışılagelmişin dışındadır (yani yakışıklı prens değil); 11 yaşında, yetim, ezilmiş, gözlüklü, saçı başı dağınık, çelimsiz bir çocuk. Ama olaylar geliştikçe, Potter’ın gerçek karakteri ortaya çıkar: Cesur, dürüst, dostluğu önemseyen, sabırlı, sadık, özel yeteneklerini öğrendiği zaman bile kullanmamayı tercih eden, çözümlerde aklını ön plâna alan, sporda başarılı bir çocuk. Fakat ara sıra yaramazlık yapan; sık sık merakını gidermek için kuralların dışına çıkan; ara sıra da kendine eziyet edenlerden ufak intikamlar alan bir çocuk. Yani bir insan özelliklerini taşıyor.

Rowling: “Yetişkin dünyasının kalıplarından kaçıp, gerçek veya hayalî bir yerde güçlü olan çocuk fikri, beni çok cezp etti” diyerek eseri kaleme almasındaki motivasyonunu açıklıyor.

Diğer karakterlerin de belli amaçlarla kişilendirildiklerini görüyoruz: Ron: Dostluk, cesaret, beceri; Hermione: Akıl ve çalışkanlık, özellikle bilgiyi (sihir bile olsa) kitaplarda arama alışkanlığı; Prof. Dumbledore: bilgeliği, aklı; Prof. McGnogall: Disiplin ve dikkati simgeliyor. İri yarı, dev yapılı Hagrid ise beklenmedik şekilde duygusal ve saf.

Tabiî iyilerin karşısında çeşitli düzeyde kötüler de var: Harry’nin teyze, enişte ve kuzeni, Külkedisi’nin üvey anne ve kız kardeşlerini aratmıyor. Prof. Snape sinsiliği; Malfoy kıskançlığı, çekememezliği, hilekarlığı; Lord Voldemort ise kötülüğün doruğunu temsil ediyor.

Karakterlerin sergilediği tutumlar, evrensel nitelikte olduğundan isimler farklı, ortam farklı bile olsa, eser evrensel bir boyut kazanıyor.

E ) Üslup ve mizah

Eserin son derece akıcı ve sürükleyici bir üslubu vardır. Çevirisi de aslı kadar başarılıdır. Yazar, isimlerin seçiminde titiz davranarak oldukça araştırma yaptığını söylemektedir. Bazı sözcükler ise kendi uydurmasıdır. Quidditch, Muggle gibi.

Ayrıca, eserde çeşitli düzeylerde mizah vardır. 10 yaş ve üstü çocuğun kolayca kavrayabileceği bu mizah, yetişkinlere de hitab etmektedir. Örneğin; Dudley’in oburluğuna yapılan atıflar, 3. ciltte Mor Otobüs’ün (Hızır) süratle geçerken yoldaki lâmbaların, çöp kovalarının, evlerin dehşet içinde kaçışı; Ron’un kırık asasının neden olduğu olaylar; ev cini Dobby’nin iyilikleri (!); çok tanınmış ama aslında bir hiç olan Prof. Gilderoy Lockhart’ın beceriksizlikleri gibi.

Hemen her sayfada, bazen açıktan, bazen bıyık altından güldüren sahneler var. Bu da çocukların eğlenmesini, gülerek okumalarını sağlamaktadır.

Eleştirilere gelince :

A) En büyük eleştiri kitabın hayalî unsurlarının ağır basmasına gelmektedir. Yetişkinler, sorunların, sihir/büyü aracılığıyla çözülmesinin, çocukları yanlış yönlendireceğinden endişelenmektedir.

Burada yetişkinlerin çifte standart kullandıklarını belirtmek gerekir: Çocuklara yasaklanmak istenen sihir/büyü veya hayalcilik, yetişkin dünyasında yok mi? Fal, büyü, rüya yorumları nedir? Ayrıca masallar ve efsanelerde sihirle çözülen sorunlara neden itiraz edilmemektedir? Alice’de sihir yok mudur? Tam tersine sihir büyüler çocukların eğlenmesine yol açmaktadır.

B) Kitapta korkutucu öğeler olması bir diğer genel eleştiridir. Ancak psikologlar, çocukların, korkularıyla imajinasyon yoluyla baş etmelerini kullanılan bir psiko teknik olduğunu vurguluyorlar. Zaten bu eserleri 10 yaş üstü çocuklar okuyacağından bu tür olumsuzluklara kapılmadıklarını sanıyorum. Eğer çocuklar korksalardı, bu eserin dünya çapında bu denli okuyucusu olamazdı.

C) Kitapta şiddet öğeleri bulunduğu da yaygın eleştirilerden biridir. Örneğin Potter’in, teyze, enişte ve kuzeninin uyguladığı şiddet; Lord Voldemort ile Harry’nin karşılaştığı sahnelerdeki şiddet gibi.

Şiddet içeren sahneler vardır ama bu sadece bu eserde mi vardır? TV’de “Haberler” bile şiddet doludur. Eleştirilecekse tümü, hatta toplumun yapısı bile mercek altına alınmalıdır.

Ayrıca, şiddet sahnelerinin sonu, hep Potter’ın başarısıyla bitmektedir.

D) Harry Potter serisinin ticari bir amaçla ortaya çıkarıldığı ve dolayısıyla kültür emperyalizminin bir parçası olduğu görüşü de vardır. Dizi “Endüstriyel peri masalı” olarak adlandırılmaktadır. Yazar, kitabını 1997’de piyasaya sürerken herhalde bu kadar büyük bir başarı beklemiyordu. Dolayısıyla başlangıçta herhangi bir ticari amaç bulunduğunu sanmıyorum. Yazar kitabını yedi cilt olarak plânladığını (Harry 18 yaşına gelene kadar ki, okulun her yılına bir cilt denk gelecek şekilde) söylemektedir. Ancak, kitabın başarısı, bu konuda kazanç gören her kişi ve kuruluşu harekete geçirdi. İlk film çekildi; T-shirt, çıkartma, boya kitapları, hatıra eşyaları çılgın gibi satılmağa başlandı. Bu olayı Pokemon/Digimon dizisiyle karşılaştırırsak, en azından şunu söylememiz gerekir: Harry Potter’da, önce roman vardı, endüstrisi sonradan geldi. Diğerleri baştan öyle plânlanmıştı; romanları ise hiç olmadı.

E) Başlıca semavi dinlerden olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık, sihir ve büyüyü kötü olarak nitelendirmekte ve “iyi” veya “kötü” büyücüler olamayacağını vurgulamaktadırlar. Özellikle ABD’de bazı kiliseler Harry Potter serisini aforoz etmiş durumdalar ve aile ile okullara, kitapların okutulmaması için baskı yapmaktadırlar.

Ancak din kitaplarının içerdiği öykülerin çoğunda da olağandışı olaylar yok mudur? Onların kabulünü beklerken, gerçekten de hayalî bir amaçla yazıldığını bildiğimiz bu kitaplar için bu telâş niye?

F) Ülkemizdeki eleştirilerin bir kısmı ise, bu eserin toplumumuza yabancı bir kültürü yansıttığı, isimlerin bile bu açıdan zor geleceği şeklindedir. Ancak, küreselleşen ve küçülen bir dünyada, çeşitli akımlara, onlardan uzak kalarak karşı koyamayız. Beğensek de beğenmesek de, yabancı kültürlerle tanışmak, iç içe olmak durumundayız. Zaten bunu kola, kot pantolondan TV’deki dizilere kadar yapmıyor muyuz? Tek çare ve çözüm: İyi kitap kötü kitabı kovar prensibinden hareketle, daha özgün daha yaratıcı, daha çekici yerli eserler yazmaktadır. O halde, yazarlarımıza hodri meydan!

Sonuç

Unutulmaması gereken nokta, hayal gücünün yaratıcılığı beslediğidir. Jules Verne’i anımsayalım. Onun hayalciliği olmasaydı, bugün aya gidilemezdi.

Yaratıcılık bireyleri bağımsız ve girişimci yapar.

Toplumun gelişmesinde, çocukların iyi eğitilmesi yanında yaratıcılıklarının desteklenmesi de rol oynar.

Sözlerimi, bir öğrencinin Harry Potter’in eleştirisini yaparken yazdığı şu satırlarla bitirmek istiyorum:

“Yetişkinlerin bu konudaki olumsuz tavırları, çocukların hayal gücüne sahip olmamalarından kaynaklanıyor. Dünya gerçeklerini, belki de gereğinden fazla önemsiyorlar.”

 

 

İçindekiler

Editör

Mustafa Kemal'in "Hakimiyet-i Milliye" Muhabirine Verdiği Mülakat

Çocuk Renkleri
Çağrı GÜREL

Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi
Dr.Abdulvahap ÖZPOLAT

Çocuk Yazarlarıyla e-söyleşi

Harry Potter'ın Büyüsü
Prof. Dr. Nilüfer TUNCER

Çocuk Şiirleri Güldestesi
Ali KARAÇALI

Çocuk Şiirleri
Tülin ARSEVEN

Çizgi Film, Masal ve Çocuk
Şaban ÖZÜDOĞRU

"Dünyanın Bütün Çiçekleri" Şiiri Üzerine
Dr. Adem ORAKÇI

Sait Faik Abasıyanık'ın Hikayelerinde Çocuk
Selahattin ARSLAN

Tayfun Talipoğlu ile Bam Teli, Eğitime % 100 Destek, Ali Dursun ve Diğer Çocuklar Üzerine

Himaye-i Eftal'dan Çocuk Esirgeme Kurumu'na Çocuklara Uzanan Şefkat Eli
Turgay ÇAVUŞOĞLU-Aziz SÖĞÜTLÜ

Bir Çift Beyaz Çorap
Reşat GÜREL

Bir Öğretmenin İtirafları
Hidayet SELİMOĞLU

Karikatür
Hakkı USLU

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr