Prof. Dr.Yahya AKYÜZ*
Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Ögretim
Üyesi
Konunun önemi, kapsamı
1. Okulöncesi eğitimin tarihi açısından
Ülkemizde okul öncesi eğitimin tarihi
ve özellikle de ilk ortaya çıkışıyla ilgili bilgilerimiz yeterli
değildir. Bu konuda bazı ilginç yayınlar yapılmaktadır ve
bilgi eksikliğimiz her yayınla biraz daha giderilmekle beraber
daha aydınlığa kavuşturulması gereken bir çok konu vardır.
Bilgilerimizin çerçevesini genişleten
son iki araştırmadan biri tarafımızdan, 1996’da Millî Eğitim
dergisinde yayınlanmıştır.1 Bu, konunun tarihçesine ilişkin
ilk ayrıntılı ve derli toplu araştırmadır.
2003’te yayınlanan bir inceleme de,
ilk kez, anaokullarına kadın öğretmen yetiştirmek için 1915’te
kurulan okulun ders programlarını konu almaktadır. Böylece,
başlangıç yıllarına ilişkin bilgi eksikliği kısmen giderilmiş
olmaktadır.2
Biz, bu araştırmamızda, ülkemizde anaokullarının
ilk programları ile bu programlarda yer alan derslerin açıklamaları
ve uygulamaya konmasına ilişkin resmî görüşleri ve istekleri
kapsayan bir belge yayınlayacağız. Bu belge, 1914’te Maarif
Nezareti (Eğitim Bakanlığı) tarafından anaokulları öğretmenleri
ve yöneticileri için yayınlanmıştır.3
Bu belgenin anaokulları için 1915’te ilk
Ana Muallime Mektebi’nin açılışından önce hazırlanıp yayınlanmış
olması dikkat çekici ve önemlidir. Bunun temel nedenleri kuşkusuz
şunlardır:
1. 1914 tarihli
belge, o tarihten birkaç sene öncesinden beri açılmakta olan
anaokullarını programlar ve çalışmaları açısından düzenlemek
amacıyla çıkarıldığı için 1915’teki Ana Muallime Mektebi’nin
açılışından önce duyulmakta olan bir ihtiyacı gidermeye yöneliktir.
2. 6 Ekim 1913 tarihli Geçici ilköğretim
Kanunu’nda anaokullarına ilişkin, aşağıda ele alacağımız bazı
düzenlemeler öngörülmüştür. işte, 1914 tarihli olan ve açıklayacağımız
belge, bu kanunun, programlara ilişkin ayrıntılı bir düzenlenmesini
gerçekleştirmektedir.
2. “Yaratıcı drama”nın eğitimimize girişi
açısından
Ele alacağımız 1914 tarihli belge, yalnızca,
anaokullarının ilk ayrıntılı programı ve ders uygulamalarını
gösteren bir belge değildir. Bu belge ile ilk kez eğitimimize
dramatizasyonun bazı uygulamaları da girmektedir.
Konunun incelenme yöntemi ve plânı
Konumuz aşağıdaki temel başlıklar altında
incelenecektir:
1. Anaokullarının Osmanlı’da ilk programlarına
ve uygulamalarına ilişkin belgeler ve bunların içinde 1914
tarihli belgenin yeri.
2. Anaokullarının ilk programlarına
ve uygulamalarına ilişkin 1914 tarihli belge ve temel özellikleri.
3. Anaokullarının ilk programlarına
ve uygulamalarına ilişkin 1914 tarihli belgenin “yaratıcı
drama” açısından değerlendirilmesi.
4. 1914 tarihli belgenin Türkçe açıklamalarla
yeni harflere çevrilmiş metni.
I. Anaokullarının Osmanlı’da ilk programlarına
ve uygulamalarına ilişkin belgeler ve bunların içinde 1914
tarihli belgenin yeri
23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’in
ilânından az önce, bazı vilâyetlerde özel anaokulları açılmıştır.
Bu tarihten sonra da istanbul’da yine bu tür özel okullar
açılmıştır. Resmî anaokulları ise 1912-1913 Balkan Savaşları’ndan
sonra açılıp yaygınlaşmaya başlamıştır.4
Özel anaokullarının uyguladıkları ilk
programlar nelerdir? Bu konu henüz ayrıntılı olarak bilinmiyor.
Ancak, 1913’ten itibaren açılan resmî anaokullarının ders
programları ve uygulamalarının neler olduğu aşağıdaki açıklamalarımızla
ayrıntılı olarak ortaya konmuş olacaktır.
a) 1913 tarihli Geçici ilköğretim Kanununa
göre
6 Ekim 1913 tarihli Geçici ilköğretim
Kanunu, 3. 4. ve 5. maddelerinde anaokullarına ilişkin ilk
kez temel bazı düzenlemeler getirmiştir. Böylece, bu günkü
dille belirtirsek:
3. maddeye göre, “anaokulları ve sıbyan
sınıfları” ilköğretimin içinde sayılmıştır.
4. madde şöyledir: “Anaokulları
ve sıbyan sınıfları, çocukların yaşlarına uygun olarak faydalı
oyunlar ve geziler, elişleri ve ilâhiler, yurt şiirleri, tabiat
bilgisine ilişkin konuşmalar ve sohbetler ile ruhî (duygusal)
ve bedenî gelişmelerine hizmet eden kurumlardır.”
Yine 4. madde şöyle der: “Anaokulları
dört yaşından yedi yaşına kadar olan çocuklara mahsustur.
Bunların örgüt ve düzenlenmesine ilişkin nizamname ve tâlimatlar
Meclis-i Kebîr-i Maarif’te (Büyük Eğitim Meclisi) üzerinde
çalışılarak yayınlanacaktır.”
5. madde: “Anaokulu bulunmayan yerlerde
beş ve altı yaşındaki çocuklar için ilkokullar içinde ayrıca
sıbyan sınıfları açılacaktır.”
b) 1914 tarihinde yayınlanan belgeye
göre
Bu araştırmamızda asıl üzerinde duracağımız
1914 tarihli belge, Meclis-i Kebîr-i Maarif tarafından 1913
tarihli Geçici ilköğretim Kanununun 4. maddesi gereği hazırlanıp
yayınlanan, anaokullarının programlarını düzenleyen ve derslerin
işleniş biçimleri konusunda öğretmenleri aydınlatma amacı
taşıyan çok ayrıntılı bir belgedir.
c) 1915 tarihli Ana Mektepleri Nizamnamesine
göre
15 Mart 1915 tarihli Ana Mektepleri
Nizamnamesi, bu okulların programlarının neler olacağını 8.
maddesinde açıklar. Bu madde, günümüz Türkçesi ile şöyledir:
“Ana okullarında sağlığa yararlı ve
ahlâkî oyunlar ve okul içinde yürüyüşler, düzenli beden eğitimi,
dinî ve millî hikâye ve konuşmalar, resim levhalarının incelenmesi
ve üzerinde düşünülmesi ve el işleri eğitimi yapılır (tâlim
edilir).”
Görüldüğü gibi, 1915 tarihli program,
aşağıda ayrıntılarıyla açıklayacağımız 1914 tarihli programdan
çok kısadır ve eksiklerle doludur. Önemli eksikliklerinden
birisi, “müzik” dersinden söz etmeyişidir!..
II. Anaokullarının ilk programları ve
uygulamalarına ilişkin 1914 tarihli belge ve temel özellikleri
1914 tarihli belge aşağıda bazı terim
ve kelimelerin açıklamaları ile aynen verilecektir. Bu nedenle
burada yalnızca bu belgenin temel özellikleri kısaca belirtilecektir:
1. 1914 tarihli belge, anaokullarına
ilişkin çağdaş eğitim görüşleri açısından düzenlenmiştir.
Nitekim, belgede, anaokulları ve sınıflarının bir “öğretim
yeri değil”, “eğitim, hayat ve hareket yeri” olduğu daha ilk
cümlede vurgulanmaktadır.
2. 1914 tarihli belgenin, adı geçmemekle
beraber, geniş ölçüde, italyan okulöncesi eğitimcisi bayan
Montessori’den (1870-1952) ilham aldığı görülmektedir.
3. 1914 tarihli belge, anaokullarının
derslerini ve uygulamalarını ilk kez son derece ayrıntılı
olarak belirlemiştir.
4. Anaokullarının dersleri şöyle gösterilmiştir:
• Musahabat-ı Ahlâkiye • Resim
(Ahlâkî konuşmalar)
• Lisan (Anadil)
• Hayat ve Hareket dersleri
• Musikî
• Eşya (Tabiat Bilgisi) ve
• Jimnastik
Bahçe dersleri
5. 1914 tarihli belgede, 1912-1913 yıllarında
Osmanlıların yenilgisi ve büyük felâketlerle sonuçlanan Balkan
Savaşlarının izleri de görülmektedir. Örneğin, Jimnastik dersinde
çocukların tüfek tutmaya alıştırılmaları da istenmektedir.
6. 1914 tarihli belge, eğitimimize ilk
kez, anaokulu düzeyinde dramatizasyonun ilk uygulamalarını
da getirmektedir.
III. Anaokullarının ilk programlarına
ve uygulamalarına ilişkin 1914 tarihli belgenin “yaratıcı
drama” açısından değerlendirilmesi
Eğitimimize ilk kez yaratıcı drama ne
zaman ve nasıl girmiştir? Bu sorunun yanıtı henüz ayrıntılı
olarak bilinmiyor.
ilköğretim Drama -1 (Öğretmen için)
başlığı ile MEB Yayınları arasında Ankara’da 1999’da basılan
çok yazarlı bir kitapta deniyor ki (s. 8):
“Ülkemizde dramanın ya da eski kullanımı
ile dramatizasyonun eğitimde ele alınması Cumhuriyet döneminde
olmuştur. Gerçi Osmanlı döneminin sonuna doğru bu alanda bir
öncü olarak i. Hakkı Baltacıoğlu’nu görmekteyiz. Çünkü Baltacıoğlu
1908’de, istanbul’da Maarif Vekilliği (Eğitim Bakanlığı) görevindeyken
okullarda tiyatroya yer vermiş, Meşrutiyet dönemi eğitiminin
ders programlarına ‘Tarihî Temsiller’ adı altında ekler yaptırmıştır.
Bu arada, ‘Mektep Temsillerinin Usûl-i Tedrisi’ adıyla bir
bülten çıkartılmış, tiyatronun eğitim ve öğretim ile ilişkisine
değinilmiştir.”
Yukarıdaki bilgilerde iki yanlışı düzeltmemiz
gerekmektedir:
• Baltacıoğlu Eğitim Bakanlığı yapmamıştır.
• Osmanlı dönemi Eğitim Bakanlığının
adı Maarif Vekâleti değildir ve Bakana da Maarif Vekili denemez.
Bu terimler, 1920’de kurulan Ankara Hükümetine aittir. istanbul’daki
Osmanlı Hükümetinin Eğitim Bakanlığına Maarif Nezareti, Bakanına
da Maarif Nazırı denir.
Bizim tesbitlerimize göre, Osmanlı dönemi
sonlarında “yaratıcı drama”nın ilk izlerini anaokullarında
yaptırılan uygulamalarda aramak daha doğru olur. işte yayınladığımız
1914 tarihli belge bu izleri taşımaktadır. Bu belgenin özellikle
Lisan, Jimnastik, Eşya ve Bahçe, Hayat ve Hareket derslerinin
uygulanışında, çocukların özgürlüğüne, kendilerini serbestçe
ifadelerine, kendi hayal dünyalarını kurmalarına ve yaratıcılığına
dayanan kurgusal bir yaklaşımın önerildiği görülecektir. Ancak
bu terim henüz kullanılmamakta ve dramatizasyon teknikleri
de ayrıntılı ele alınmamaktadır. Ne var ki, 1914 tarihli belge,
anaokullarında dramatizasyona doğru görülen gelişmelerin ve
ilk arayışların – şimdiye kadar bilinenlerin aksine – Cumhuriyet
döneminde değil, Osmanlı son döneminde başladığını ortaya
koymaktadır.
IV. 1914 tarihli belgenin açıklamalarla
yeni harflere çevrilmiş metni
Ana Mektepleri ve Sınıfları*
Ana mektebi ve sınıfı doğrudan doğruya
bir tâlim ve tedris mektebi değildir; terbiye mektebi, hayat
ve hareket mektebidir, çocuk bahçesidir. Ana mekteplerinde
ve sınıflarında kat’i (kesin) müfredat (ders programı) yoktur.
Ana terbiyesini vermekle mükellef (görevli) olan mürebbiler
yahut mürebbiyeler, çocuk terbiyesinin esaslarına muhalif
(karşı) hareketlerde bulunmamak şartıyla derslerin saat ve
miktarını istedikleri gibi tadil edebilirler (değiştirebilirler).
Şu kadar ki, Musahabat-ı Ahlâkiye ve Eşya dersleri gibi nispeten
dikkat ve tefekkürü (düşünmeyi) çok istilzam eden (gerektiren)
derslerin öğleden evvel verilmesi müreccahtır (tercih edilmelidir).
Diğer dersler öğleden evvel veya sonra verilebilir. Ana mekteplerine
dört, beş ve altı yaşındaki çocuklar kabul olunur. Ana mektebi
çocukları iptidaî mektepleri (ilkokullar) için tayin edilen
(belirlenen) vakitte mektebe gelecek ve aynı saatte avdet
edeceklerdir (evlerine döneceklerdir). Şu kadar ki, Ana kısmında
dersler yirmişer dakikadan ziyade (daha çok) devam etmeyecek
ve her yirmi dakika dersi yirmi dakika teneffüs, hareket-i
bedeniye (beden hareketleri), oyun, musikî ... gibi terbiyeler
(eğitimsel faaliyetler) takip edecektir (izleyecektir). Ana
mekteplerinin teşkilât (örgütü) ve esasatı hakkında mufassal
malûmat (ayrıntılı bilgi) Tâlimname’de münderiçtir (bulunmaktadır).
Ana Mekteplerine Mahsus Müfredat
Musahabat-ı Ahlâkiye (Ahlâkî konuşmalar)
Bu mekteplerde yapılacak ahlâkî musahabeler
(konuşmalar), akıl ve muhakemeyi ikazdan (uyarmadan) ziyade
hissiyatı terbiye eder mahiyette (duyuları eğitir nitelikte)
olacaktır. Bilhassa çocuklardaki hiss-i merhamet (acıma duygusu)
fazilet ve temellükü (erdem ve onu elde etme), meyl-i rekabet
ve faaliyeti (rekabete ve faaliyete eğilimi) içtimaî (sosyal),
ailevî, insanî duyguları tahrik ve tanzim edecek (uyarıp düzenleyecek)
hikâyeler, sergüzeştler (çocukların başlarından geçen hikâyeler),
vak’alar (olaylar) nakledilecek (anlatılacak), bu esaslar
dairesinde (bu ilkeler çerçevesinde) muhavereler (karşılıklı
konuşmalar), hasbıhaller (sohbetler) tertip edilecektir (düzenlenecektir).
Yapılan bütün musahabelerin (konuşmaların) en ziyade çocuk
hayatına ait ve daima çocuk lisanına (diline) göre olmasına
ayrıca dikkat edilecektir.
Hayat ve Hareket dersleri
Bu derslerin gayesi (amacı) herşeyden
evvel çocukların kuvâ-yı bedeniye ve zihniyesini terbiye etmektir
(bedenî ve zihnî yetilerini eğitmektir). Çocukları, ellerini,
kollarını, bacaklarını, başlarını hareket ettirmeye, kullanmaya
alıştırmak, fitraten (yaratılışından) hareketsiz ve sarsak
olan bir çocuktan eli ayağı becerikli, dikkatli, çevik ve
muntazam (düzgün) bir adam çıkarmak: işte, Hayat ve Hareket
derslerinin gayesi budur. Muallim (öğretmen) bu derslerde
çocukların eşya ile temasında muvaffakiyetle icraya mecbur
(başarı ile yapma zorunda) oldukları hareketleri, vaziyetleri
(duruşları) öğretecektir. Mesela, kapıyı vurmak, mandalı çevirmek,
kapıyı açmak, kapıyı kapamak, iskemleye oturmak, iskemle götürmek,
iskemleye çıkmak, iskemleyi devirmek, iskemleyi sürmek ...
sürahiyi su ile doldurmak, sürahiden bardağa su boşaltmak,
su içmek, fincana su koymak, su süzmek, bez ıslatmak, suyu
silmek ... gibi hayatla, hareketle alâkası olan faydalı şeyleri
öğretecek, bunları bilfiil (uygulamalı) yaparak ve yaptırarak
mini mini çocuklara hayat için pek kıymetli itiyâdat-ı bedeniye
(bedenî alışkanlıklar) kazandıracaktır. Muallim, Hayat ve
Hareket derslerini çocuklar arasında bir gayret ve maharet
ve muvaffakiyet (başarı) müsabakaları (yarışmaları) şekline
koyabilecektir. Gaye itibariyle (amaç bakımından) daha muvafık
(uygun) olan Jimnastik dersleri ise Hayat ve Hareket derslerinden
ayrıca (ayrı bir ders olarak) verilecektir.
Eşya (Tabiat Bilgisi) ve Bahçe dersleri
Ana mektebinde Eşya derslerinin de bütün
diğer dersler gibi bir hususiyeti (özelliği) olacaktır. Şöyle
ki bu derslerde talimî (öğretici) bir gayeden ziyade terbiyevî
(eğitici) bir gaye gözetilecektir. Ana mektebi Eşya derslerinin
en birinci hedefi, çocukların merakını celbetmek (çekmek),
çocukları dikkat ve tefekküre (düşünmeye) sevketmek, çocuklara
lisanını işletmek (dilini kullanmak, konuşmak) fırsatını hazırlamak
olacaktır. Ana mektebi Eşya derslerinde çocukların muhitlerinde
(çevrelerinde) bulunan hayvanat (hayvanlar), nebatat (bitkiler),
eşya (maddî şeyler) ve hadisattan (olaylardan) bahsedilecek,
fakat bütün bu dersler açık bir lisanla, muhavere tarzında
(karşılıklı konuşma biçiminde) mevzuların maddesi ve aynı(sı)
üzerinde verilecektir. Çocuklara verilecek Eşya derslerinde
bilhassa canlı mahlûkâtın (hayvanların) mevkii (yeri) pek
mühim görülecektir (önemsenmelidir). Onun için Ana mekteplerinde
ve sınıflarında kuş, balık, kurbağa ... gibi hayvanlar beslenecek
ve bunların hayatı, taayyüşü (yaşaması) sık sık mevzubahs
(sözkonusu) olacak, verilen eşyanın resimle yahut çamurla
nümûneleri (örnekleri) yaptırılacaktır. Muallim, Eşya derslerini
çocukların kulağından ziyade onların gözüyle, eliyle ve vücuduyla
verecektir. Yani malûmatı nakletmeyecek (bilgiyi aktarmayacak),
bizzat onlara kazandıracaktır (bilgiyi onların kendilerinin
bulmasını sağlayacaktır). Mevzubahis (sözkonusu) olan eşyanın
nümûnesi (örneği) yoksa, resmini sınıfa getirecek, bunlar
üzerinde mükâlemeler (karşılıklı konuşmalar) yaptıktan sonra,
nümûnelerini, resimlerini, hareketlerini yaptıracak, seslerini
taklit ettirecektir.
Ana mekteplerinde yaptırılacak Elişleri
çocukların ellerinin, boylarının ve zihinlerinin terbiyesi
içindir. Çocuklar bu derslerde muhtelif (çeşitli) maddeler
kullanarak ellerini becerikli, vücutlarını faal (hareketli)
ve çevik, fikirlerini açık ve kat’i (kesin) bir hale getirmeye,
faaliyeti sevmeye, faaliyette sabır ve sebat etmeye alıştırılacaklardır.
Ana mekteplerinde yaptırılacak Elişleri, idmanları (çalışmaları)
bervech-i âtidir (şunlardır):
1- Takozlar: Beş santimetre dıl’ında
(bir kenarı 5 cm.) mik’ap (küp) ve kaidesi (tabanı) beş, irtifaı
(yüksekliği) on santim tulunda (uzunluğunda) mütevâzıye’l
müstetîlât (paralel kenarlar, dikdörtgenler) şeklinde tahta
parçaları imal ettirilecek (yaptırılacak), çocuklar bunlardan
türlü türlü inşaat yapmakta hür bırakılacaktır. Çocuklar bu
tahta parçalarıyla evler, bahçeler, şömendöferler (trenler),
köprüler ... yapacaklar ve eğleneceklerdir.
2- Kumluk: Ana mektebinin bahçesine
beş altı metre murabbaı (5-6 m2) sahasında (büyüklüğünde),
etrafı tahta kenarla çevrilmiş bir havuz yapılacak, bunun
içersine alelade (herhangi) iri kum konulacak, çocuklar bunun
içinde oynamakta tamamiyle hür bırakılacaktır. Çocuklar bu
kum havuzları içinde dağlar, tepeler, mağazalar yapacaklar,
kendi muhitlerinde âlemler vücuda getireceklerdir (kendi dünyalarını
yaratacaklardır). Muallim yalnız onları teşci etmeyi (gayrete
getirmeyi) kendisine vazife bilecek, onların faaliyetteki
hürriyetlerini tahtit ve takyid (sınırlandırıp engelleyecek)
hiç bir harekette bulunmayacaktır. Çocukların kumla terbiyelerini
(eğitilmelerini) teshil (kolaylaştırmak) için sınıfta kullanılan
tahta parçaları bahçede de verilecektir. Bahçede kullanılacak
takozların ayrıca imal ettirilmesi münasiptir (uygundur).
Çocuklar bu tahta parçalarıyla kumlar üzerinde evler, kuleler
... vs. inşa edeceklerdir.
3- Çamur işleri: ‘Plastisin’ denilen
renkli çamur yahut alelade lüleci çamuru alınıp çocuklara
tevzi edilecek (dağıtılacak), bunlarla insanlar, hayvanlar,
çanaklar yapmakta hür bırakılacaklardır. Yaptıkları nümûnelerden
(örneklerden) ara sıra evlerine götürmelerine müsaade edilecektir.
Çamur nümûnelerin boyanması arzu edilirse renkli tebeşirin
kırıkları toplanıp döğülecek, toz haline getirilecek, yahut
alelade toz boya alınıp çamur nümûne bunun içine bulanacaktır.
4- Çubuklar ve düğmeler: Onar santim
tulunda (uzunluğunda) bir takım çubuklar yahut ağaç dalları
tedarik edilerek çocuklara verilecek, bunları dizerek evler,
yollar, merdivenler ... yapmaları söylenecektir. Kezâ (yine),
bir takım düğmeler, yahut bezelye, barbunya taneleri de muhtelif
surette dizdirilerek aynı şekiller yaptırılacaktır.
5- Kâğıt işleri: Tûlânî (uzunluğuna)
ve birbirine muvazî (paralel) olarak kesilmiş renkli kâğıtlar
üzerine yine renkli şeritlerle dokuma ve tezyinat (süslemeler)
yaptırılacaktır. Renkli kâğıtlardan bohçalar, külâh, tuzluk,
araba vapuru, yelkenli kayık ... yaptırılacak, hazır çizilmiş
hayvan ve çiçek resimleri verilerek kestirilecektir.
Ana mektebinin bahçesinde ziraat
işleri, bu mektebin en mühim terbiyelerinden biri olacaktır.
Çocuklar bu bahçelerde kendilerine tahsis edilen kıtalar (bölümler)
üzerinde çiçek dikmeye, toprak işlemeye, çiçeklere, ağaçlara
karşı hürmet ve muhabbet (sevgi) beslemeye, mülkünü (sahip
olduğu toprağını) sevmeye, tarlasını himaye ve müdafaayı (korumayı)
öğrenmeye alışacaklardır. Ana mektebinin ziraat derslerinde
çabuk yetişen ve şekliyle, rengiyle çocukların gözlerini oyalayan
nebatların zer’ ettirilmesi (bitkilerin diktirilmesi) daha
terbiyevidir. Ana mektebinde her çocuğun –velev küçük olsun–
kendisine mahsus bir tarlası olmak şarttır.
Resim
Ana mekteplerinde yaptırılacak resim,
çocuğun arzusuna tabi ve hayalî olacaktır. Çocukların muhayyilelerini
(hayal güçlerini) tahrik edici masallar, vak’alar nakledilecek,
levha, kitap ve gazete resimleri gösterilecek, yapacakları
resimler kâğıt veyahut siyah tahta üzerine tersim ettirilecektir
(yaptırılacaktır). Bu mekteplerde çocukların işleri katiyyen
tenkit edilmeyecek, yalnız teşci edilecektir (onlar gayrete
getirilecektir). Çocuklar boyadan mahrum bırakılmayacak, boya
ile oynamaları için teşvik edilecek ve tahtaya resim yapacaklara
renkli tebeşirler verilecektir. Çocukların gayretlerini artırmak
için zaman zaman resimleri bir tahta üzerine çivilenerek teşhir
edilecektir (sergilenecektir). Bu mekteplerde tabiattan (doğadan)
resim yaptırılmayacağı gibi, eşkâl-i hendesiye (geometri şekilleri)
de çizdirilmeyecektir. Resim derslerinin diğer bir tatbiki
(uygulaması) olmak üzere, çocukların eline resimli kitaplar,
defterler, fihristler verilerek bunlar kuru veya suluboya
ile boyattırılacak, bu suretle çocuklara şekil hakkında fikirler
verilecektir.
Lisan
Ana mektebinde yalnız ana lisanı tedris
edilecek (öğretilecek) ve bu lisan derslerinde katiyen kavâid
(dilbilgisi kuralları) okutulmayacaktır. Ana mektebinde verilecek
lisan dersleri adeta bir muhavere ve mükâleme (karşılıklı
konuşmalar) şeklinde olacak, daha doğrusu lisan dersleri bütün
derslerde mevki-i tatbikini (uygulamasını) bulacaktır. Çocukları
serbestçe söz söylemeye ve söylerken sıkılmamaya alıştırmak
lazımdır. Lisan derslerinde çocuklarla yapılacak muhaverelerin
(konuşmaların) daha canlı ve sevimli olması için bir takım
ayanî (görsel) usûllere müracaat edilecektir. Mesela bir ev
nümûnesi alınıp masanın üzerine konulacak ve ufak bebeklerle
bir takım hareketler yapılarak bebeklerin bu eve girip yatışları,
yaşayışları, çalışışları, gezişleri, çıkışları hakkında sualler
irad olunacak (sorular sorulacak), bu temaşadan (seyretmeden)
pek memnun kalan çocuklardan cevaplar alınacaktır.
işte bu kukla oyunları karşısında pek
mesut olan çocuklar, bu vesile ile söz söylemeye, vak’aya
(olaya) ve eşhasın (şahısların) vaziyetine göre fiilleri,
isimleri kullanmaya, cümleler teşkil etmeye alışacaklardır.
Eğer evler, kuklalar tedarik edilemezse, çocukların alelâde
inşaat için kullandıkları takozlardan istifade edilecek, bunlardan
evler, kulübeler, bahçeler yapılacak, bunların uzuncaları
adam farzedilecek, bu suretle vak’alar temsil edilecektir
(olaylar canlandırılacaktır).
Musikî
Ana mekteplerinde gösterilecek musikî
parçalarının hem güftesi, hem de bestesi mini mini çocukların
anlayabileceği derecede basit ve hoşlarına gidecek kadar sevimli
ve canlı olacaktır. Bunun için musikî parçalarının çocukların
sevdikleri mevzulardan intihap edilmesi (seçilmesi) ve söylenirken
onları mümkün olduğu kadar harekete, faaliyete, taklite sevketmesi
lâzımdır. işte mini mini çocukların sergüzeştine (başlarından
geçen şeylere), hayvanların hayatına dair olan musikî parçaları
bu nevi terbiye için pek müsaittir. Hele bu parçaların bir
takım hayvanların, kuşların, insanların, işçilerin sesini
taklit eder olması pek mühimdir. Hülasa (özetlersek), çocuklara
bu hareketleri, taklitleri yaptırmalı, onları mesut etmelidir.
Ana mektebi musikîsinin diğer bir şartı da, oturarak söylenir
olmaktan ziyade, ayakta, yürüyerek, kımıldanarak, oynayarak
söylenir olmasıdır. Hareketsiz, oturtucu musikîler, ana mektepleri
için o kadar istifadeli değildir, hatta muzırdır (zararlıdır).
Jimnastik
Ana mektepleri jimnastiği de büsbütün
ayrı bir mahiyette olacaktır. Bu mekteplerde yaptırılacak
terbiye-i bedeniyenin her şeyden evvel çocukların seveceği
bir şekilde olması lâzımdır. Çocuklar menfaatsiz (yararsız),
cazibesiz, mücerret (soyut) hareketlerden, vaziyetlerden hoşlanmazlar.
Onlar için en iyi jimnastik, terbiyevî oyunlardır. Bu oyunların
terbiyevî hareketler ve musikî ile telifi (birleştirilmesi)
lâzımdır. Oyunların bir iki kişiye münhasır kalmaktan ziyade
müteaddid (birçok) arkadaşlar arasında, tabir-i diğerle (diğer
bi deyişle) içtimaî (topluluk halinde) olması da bir ihtiyaçtır.
Fazla olarak (ayrıca) bu oyunları mümkün olduğu kadar insan
ve hayvan sadaları (sesleri) ve taklitleriyle mezc etmelidir
(birleştirmelidir). Lâzım gelirse muallim de bu oyunlara iştirak
eylemelidir. Asker, gemici, çiftçi, marangoz ... oyunları
da Ana mektebi oyunları arasında mühim bir mevki tutacak,
çocuklar ufak yaştan itibaren tüfek [yahut bir değnek de olabilir]
tutmaya alışacaklardır. Bütçesi müsait olan mektepler bu oyunlar
için de eşya imal ettirecek, mesela gemici oyunu için tekerlekli
bir sandal, çiftçi oyunu için orak, saban, marangoz oyunu
için önlük, tezgâh yaptırılacaktır.
KAYNAKLAR
1 Yahya Akyüz, Anaokullarının
Türkiye’de Kuruluş ve Gelişim Tarihçesi, Millî Eğitim, Ekim-Kasım-Aralık
1996, Sayı 132, s. 7-13 (MEB Yay.).
2 Duygu S. Güler – Faruk Öztürk, Türkiye’de
Okul Öncesi Öğretmeni Yetiştirmeye Dönük ilk Program ve Uygulamalar,
Eğitim Bilimleri ve Uygulama, Aralık 2003, Sayı 4, s. 261-275.
3 Bu araştırmamızda açıklamalarla yayınladığımız
belgeler, Maarif Nezareti’nin Mekâtib-i iptidaiye Ders Müfredatı
başlığı altında yayınladığı (istanbul, 1330 [=1914]) kitabın
en sonunda (s. 132-140) “Ana Mektepleri ve Sınıfları – Ana
Mekteplerine Mahsus Müfredat” başlığı altında yer almaktadır.
4 Yahya Akyüz, a.g.m., Yahya Akyüz,
Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 2001’e), istanbul, 2001,
s. 243.
