“Milletlerin önemli kuvvet kaynaklarından biri de tarihleridir.
Tarih, milletin ortak karakter ve değerlerini gösterir. Toplumlar,
millet olarak varlıklarını devam ettirebilmek için tarihlerine
dayanmak zorundadırlar.
Tarih, millette kök duygusunu uyandırır. Bu duygu, birey ve
toplumda bir millete mensubiyet bilincini canlı tutar ve onu
derinleştirir.”
Mayıs ayı, içinde barındırdığı önemli günlerin yanında Türk tarihi için
unutulmaz başlangıçlara da işaret eder. Bir çağın kapanıp
yeni bir çağın başlamasına neden olan 29 Mayıs 1453’te İstanbul’un
fethi ile Millî Mücadelenin başlangıcına işaret eden 19 Mayıs
1919 tarihi bunlardan sadece ikisi.
Bu sayımıza, Bakanlık müsteşarımız Prof. Dr. Necat BİRİNCİ’nin tarihe
ve tarih bilincine ilişkin önemli değerlendirme ve dikkatlerini
içeren, yazının girişinde birkaç cümlesini aktardığım “Tarih
Bilinci” yazısıyla başladık.
Ülkemizin seçkin sanatçıları ve edebiyatçılarıyla gerçekleştirdiğimiz söyleşileri
bu sayıda da sürdürüyoruz. Bu sayımızın konuğu, Türk hikâyeciliğinde
kendine has çizgisiyle yer bulan; romanlar, senaryolar ve
radyofonik öyküler de yazan Sevinç ÇOKUM. Onunla yazma
serüveni ve eserleri üzerine konuştuk.
Dergimizin daha önceki sayılarında da eğitim tarihimizle ilgili araştırma
ve bulgularını yayımladığımız değerli bilim adamı Prof.
Dr. Yahya AKYÜZ’ün günümüz eğitim uygulamaları için de
önemli ve güncel olduğunu düşündüğümüz yaratıcı dramanın
Osmanlıdaki ilk izlerine ilişkin yazısı “Ana Okullarının
Osmanlı’da İlk Programları ve Ders Uygulamaları ile “Yaratıcı
Drama”nın İlk İzleri” başlığını taşıyor. Bu yazının alan
öğretmenleri için öğretici ve ufuk açıcı bilgileri içerdiğini
düşünüyoruz.
Öğretmen ve öğrencilerimizin eğitime ilişkin yazıları ile edebî ürünlerine
bu sayımızda da olabildiğince yer vermeye çalıştık. Yeni ürünlerinizi
beklediğimizi, sizlerin nitelikli çalışmaları ile güç kazanacağımızı
bilmenizi istiyoruz.
Gelecek sayılarımızdan birinin konusu Popüler Kültür ve Gençlik
olacak. Katkılarınızı bekliyoruz.
Haziran’da buluşmak dileğiyle.