Güfte PULLU*
Söke Hilmi Firat Anadolu Lisesi HZ-D
AYDIN
Ben, köpekleri daha doğrusu tüm hayvanları çok severim.Hep bir köpeğimin
olmasını isterdim.Ailem benim tek çocuk olarak sıkıldığımı
anladı ve bana bir köpek almaya karar verdi.Daha o gelmeden
bir hafta önce kulübesi, su ve yemek tabağı, tasması... her
şeyi hazırdı. Bir gün annem ile bir abla, bana doğru yaklaştılar.Onların
bana kontesimi getirecekleri aklımın ucundan bile geçmezdi.Çünkü
ellerinde bir köpeğe ait hiçbirşey yoktu. Abla, bana doğru
yaklaştığında, ceketinin içinden çıkardığı küçücük bir ayakkabı
kutusuyla şok geçirdim.Ben büyük bir köpek beklerken elime
bir aylık, kaniş-terrier cinsi küçücük bir köpek verdiler.Onu
severken elimin içinde kaybolup gidiyordu sanki.
Tüm dertlerimi ona anlatırdım. Beni anlardı. Çünkü ben ağladığımda o da
üzgün dururdu. Onunla öyle bir bütün olduk ki; okulda onsuz
geçen zamanlarım bana vücudumun yarısı yok gibi gelirdi. Kısa
zamanda herkesin sevgisini kazandı. Köpeklerden nefret eden
yengem bile bizim içerde olmadığımızı sanır, onu gizli gizli
severdi.
Onu kardeşim yerine koymuştum.Her yere onunla birlikte gidiyor, bir yere
gittiğimde onun için bir şey almadan çıkmıyordum. Derken böyle
böyle tam iki sene geçti.İkimiz de büyüdük.Ama onun büyüdükçe
başına kötü şeyler geleceği aklıma gelmezdi.Artık ailemizde
o da vardı.Annemle babamın bir çocuğu değil, bir de kontesleri
vardı. Biz iki kardeştik.Anneme sinirlendiğinde ona ait bir
şeyi saklardı.Günler sonra kulübesinde bulurduk. Babama kızdığındaysa,
terliklerini ısırırdı. Bana kızdığındaysa tokalarım eksilirdi
birer birer.
Artık bu mutlu günler bitmişti.Kontesimiz yemek yemiyor, su içmiyordu.Eskiden
en sevdiği bisküviyi bile yemiyordu. Bize âdeta yaşlı gözlerle
bakıyordu.Hareketleri öyle yavaşladı ki; artık babam arabayı
indirdiğinde bizden önce o atlayıp binmiyordu. Artık konuştuğumda
beni dinlemiyor, hep yatıyordu. Öyle üzülüyordum ki her gün
Allah’a iyileşmesi için dua ediyordum.En sonunda veterinere
gittik.Onun ağzından kanlar geldiğini ve hiç yemek yemediğini
anlattık.Babama; “serum takarak birkaç gün daha yaşatabiliriz.”
demişler.Birkaç gün... Kontesim benimle sadece bir kaç gün
daha mı beraber olacaktı?Kardeşim ölecek miydi?
Bir akşam onu yerde bulan babam, yaşlı gözlerle bana koştuğunda anlamıştım
öldüğünü.Gerçekten de dedikleri gibi oldu bir kaç gün daha
yaşamıştı.Ondan ayrılmak çok zor gelmişti bana, onu öyle çok
özlüyorum ki... Her köpeği sevdiğimde aklıma o geliyor.Keşke
yanımda olsa!