Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

 EKİM  2004  |  YIL : 5 |  SAYI : 56

İLKÖĞRETİMDE YAZILI ANLATIM BECERİLERİNİ GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI

EĞİTİM


Sedat BALYEMEZ*
Kâzım Karabekir İÖO Türkçe Öğretmeni
Mamak/ANKARA

 

İlköğretİmİn en önemlİ amaçlarından bİrİ “Öğrencİlerİn İlgİ ve yeteneklerİnİ gelİştİrerek onları hayata ve üst öğrenİme hazırlamak”1 tır. Her koşul ve durumda gerek sözlü gerekse  yazılı olarak duygu, düşünce ve yaşadıklarını en İyİ şekİlde İfade edebİlen bİr öğrencİ, hayata ve üst öğrenİme hazır olmanın gereklerİnden bİrİnİ yerİne getİrmİştİr. “İlköğretİm okullarının bütün sınıflarında her derste ve her durumda Türk dİlİnİn doğru öğretİlmesİ, Türkçenİn güzel yazılıp konuşulması temel hedeftİr.”2 İlkesİ İse İlköğretİm okullarında yapılacak sözlü ve yazılı anlatım çalışmaları sırasında dİkkat edİlmesİ gereken önemlİ bİr noktayı vurgulamaktadır. Bİz bu yazıda, genel olarak okullarımızda yapılan yazılı anlatım çalışmaları üzerİnde duracak, bu çalışmaların daha etkİlİ ve daha faydalı olması İçİn neler yapılabİleceğİnİ açıklamaya çalışacağız.

Öncelİkle belİrtelİm kİ bu çalışmada sık sık kullanacağımız “yazılı anlatım” İfadesİyle yaratıcı yazma çalışmalarını, herhangİ bİr konuda kurulan bİr veya bİrkaç cümleyİ, daha doğrusu kaynağı öğrencİ olan her türlü yazılı İfadeyİ kastedİyoruz. Genel bİr değerlendİrme yaptığımızda, öğrencİlerİmİzİn yazılı anlatımları, olması gereken noktadan çok daha gerİdedİr. Bu durum, klasİk tarzda yapılan yazılı yoklamalarda, ödevlerde ve öğrencİler tarafından hazırlanan yaratıcı yazma çalışmalarında açıkça görülmektedİr. Sık sık yaptığımız gİbİ bu olumsuzluğun nedenİnİ “gelİr sevİyesİne, bölgesel şartlara, velİ İlgİsİzlİğİne” bağlamak İse “İyİ bİr kaçış yolu”ndan başka bİr şey değİldİr.  Cesur bİr özeleştİrİ yaparsak - her ne kadar konuya cİddİyetle eğİlen bİrçok öğretmenİmİz olsa da - bu olumsuz durumun en önemlİ sorumlusu başta Türkçe ve sınıf öğretmenlerİ olmak üzere bütün öğretmenlerdİr. Yanİ bİzİz.  Çünkü öğrencİlerİmİzde bulunan bİr cevherİ İşlemek, öğrencİlerİn yaratıcı yönlerİnİ açığa çıkararak gelİştİrmek öncelİkle bİzİm görevİmİzdİr.

Öğrencİlerİmİzİn bİrçoğunun yazmaktan sıkıldığı, yazarken zorlandığı, hepİmİz tarafından bİlİnİr. O halde yapılacak şey öğrencİlerİn sıkılmalarını engelleyecek ve bİr şeyler yazabİleceklerİ konularda yazı yazdırmaktır. İstİsnaları olmakla bİrlİkte bİrçoğumuzun uyguladığı yöntem ya Güzel Konuşma ve Yazma dersİnde ya da Türkçe yazılı sınavlarda öğrencİye bİr atasözü veya vecİze vererek “Bu atasözünü/vecİzeyİ kompozİsyon kuralları İçİnde, kağıdın kenarlarından boşluk bırakarak, gİrİş, gelİşme ve sonuç bölümlerİ halİnde en az bİr sayfa olarak yazınız. Yazınızı örneklerle de destekleyİnİz ve yazım yanlışı yapmamaya özen gösterİnİz.” demekten İbarettİr. Kâğıt düzenİne ve yazım yanlışı uyarısına dİyeceğİmİz yok, bunlar elbette çok önemlİ unsurlardır. Ancak dİğer bütün noktalarda söylenecek çok şey var. Süreklİ olarak atasözü ve vecİze açıklatmak konu hakkında bİrİkİmİ yeterlİ olmayan öğrencİlerİ tekrara düşürmekten başka bİr İşe yaramıyor. Kendİnİ, örnek bulma ve kağıdı doldurma zorunluluğunda hİsseden bİr öğrencİ adeta kıvranarak yazacak bİr şey bulamaya çalışıyor. Sonuçta da ortaya, hepsİ aynı anlamdakİ cümlelerden İbaret bİr yazı ve “Yazmaktan nefret edİyorum.” dİyen bİr öğrencİ çıkıyor. Elbette atasözü ve vecİze açıklatma yöntemİ yerİ geldİkçe kullanılmalıdır. Değİştİrİlmesİ gereken şey İzlenİlen yoldur.

İlköğretİme devam eden bİr öğrencİyİ yenİ yürümeye başlamış bİr çocuğa benzetebİlİrİz. Yürümeyİ yenİ öğrenen bİr çocuğun koşmasını beklemek ne kadar yanlışsa, İlköğretİm çağındakİ bİr öğrencİnİn mükemmel yazılar ortaya koymasını beklemek de o kadar yanlıştır. Acaba bu İmkânsız mıdır? Hayır. Düzenlİ çalışmalarla yazma yeteneğİ olan öğrencİlerİmİz çok güzel yazılar yazabİlİr. Ancak, bİr yazı yazmanın mutluluğu İçİnde olan bİr öğrencİye “Gİrİşİ İyİ yapmamışsın. Cümlelerİn bİrçoğunu yanlış kurmuşsun. Örnek yok, konuyu İspatlamamışsın. Sonuç cümlen bİtİrİcİ olmamış.” gİbİ şeyler söylemek yenİ açmaya başlayan bİr çİçeğİ koparmak gİbİdİr. İllâ kİ düşünce yazısı yazdırmak zorunda değİlİz. Öğrencİlerİmİz, düşünce açıklamakta zorlanıyorsa neden onlara olay yazıları yazdırmıyoruz? Neden yarım bırakılmış bİr hİkâyeyİ devam ettİrmelerİnİ İstemİyoruz? Neden İyİ kurulmuş bİr cümleyİ değİl de, yanlış kurulmuş bİr cümleyİ gözler önüne serİyoruz? Öğrencİlerİmİzİn hatalarını açıklamaktan daha doğru bİr şey yoktur; ama bunun yerİ ve dozu İyİ ayarlanmalıdır. Yazma heyecanını kıracak her türlü açıklama ve İfadeden tİtİzlİkle kaçınılmalıdır.

Buraya kadar mevcut durumu açıklamaya çalıştık. Asıl önemlİ olan şey yazma alışkanlığı kazandırmak ve yazılı anlatım çalışmalarını daha güzel ve etkİlİ hale getİrmek İçİn nelerİn yapılması gerektİğİdİr. Her eğİtİmcİnİn uyguladığı ve savunduğu değİşİk çözüm yolları vardır. Bu çözüm yollarının eğİtİmcİler arasında yeterİnce paylaşılamaması İse sorunun göz ardı edİlmemesİ gereken başka bİr boyutudur. Bİz, kendİ düşüncelerİmİzİ bütün eğİtİmcİlerİmİzle paylaşmak amacıyla yapılması gereken çalışmaları genel olarak aşağıda sıralamaya çalıştık. Bu önerİler, acemİ, yetersİz ve tartışılmaya muhtaçtır. Konunun uzmanları ve dİğer eğİtİmcİler tarafından ortaya atılmış ve atılacak görüşler her zaman İçİn daha kıymetlİdİr. Bİzİm âcİzane önerİlerİmİz şunlardır:

1- Öğrencİlerİmİz genel olarak “Bİz yazamayız.” düşüncesİ İçİndedİrler. Öncelİkle öğrencİlere öz güven kazandırmalı, yazmanın zannedİldİğİ kadar zor bİr İş olmadığı açıklanmalı, yazan kİşİlerİn olağanüstü kİşİler olmadıkları belİrtİlmelİdİr. 

2- Yazma çalışmalarında parçadan bütüne doğru gİdİlmelİdİr. Öğrencİlere kelİme grupları tanıtılmalı, önce cümle, daha sonra paragraf çalışmaları yaptırılmalıdır. Böylece yazarken çok fazla zorlanmayacaklardır. Burada İzlenmesİ gereken yol şudur: Her öğrencİnİn üzerİnde düşünebİleceğİ ve cümle kurabİleceğİ “anne, baba, okul, yazılı, gelecek, başarı, para, kıskançlık, komşu, oyun, karne, güzellİk, elbİse, not ortalaması, vb.” gİbİ bazı kavramlar ve varlıklar vardır. Bu İfadeler tahtaya yazılarak öğrencİlerden bu kavramları bİrer cümle İle, kendİlerİ İçİn ne İfade edİyorsa o şekİlde açıklamaları İstenİr. Bu çalışma önceden haber verİlmeden yapılırsa daha faydalı olur. Öğrencİye çok uzak olmayan bu İfadelere her öğrencİ bİr cümle yazacaktır. Böylece hem yaratıcı cümle kurma çalışması yapılmış olur hem de öğrencİlerİn özgüven kazanmaları sağlanır. Bölgenİn ve sınıfın özellİklerİne göre yenİ kavramlar eklenebİlİr veya çıkarılabİlİr. Daha İlerİkİ aşamalarda İse tümden soyut kavramlar üzerİnde çalışılabİlİr.

3- Paragraf çalışmalarından önce anlatım çeşİtlerİ (açıklayıcı, betİmleyİcİ, öyküleyİcİ,  tartışmacı) hakkında öğrencİler bİlgİlendİrİlmelİdİr. Tek anlatım şeklİne yöneltmek öğrencİnİn kafasında kalıplar oluşmasına yol açabİlİr. Öğretmen aynı konuyu bütün anlatım yollarıyla örneklendİrİrse her öğrencİ başarabİleceğİ anlatım çeşİdİnİ seçer. Buradakİ en önemlİ nokta örnek paragrafların mutlaka öğretmen tarafından oluşturulmasıdır. Bütün örnekler kİtaplardan seçİlİrse öğrencİler, “Öğretmen bİle kİtaptan yazdırıyor, bİz hİç yazamayız.” dİye düşünebİlİr ve çekİnebİlİrler. Okul çevresİnİn veya yakın bİr bölgenİn betİmlenmesİ, o gün sınıfta meydana gelen bİr olayın öykülenmesİ, sınıf İçİ bİr sorunun tartışmacı anlatımla anlatılması öğrencİler İçİn İyİ bİr örnek ve cesaretlendİrme aracıdır. Ders kİtaplarındakİ metİnlerden veya değİşİk kaynaklardan seçİlen güzel örnekler İse daha sonra pekİştİrme amaçlı kullanılmalıdır. Buradakİ temel hedef, öncelİkle, bu paragrafların oluşturulmasının İmkânsız olmadığını öğrencİye göstermek olmalıdır.

4- Yazılı anlatım söz konusu olduğu zaman öğrencİlerden gelen en önemlİ şİkâyet “Yazamıyorum, yazacak bİr şey bulamıyorum” dur. O hâlde öğrencİye malzeme sıkıntısı çekmeyecek konular vermek gerekİyor. İlk etapta öğrencİlere “Nİçİn yazamadığınızı, yazarken nelerden zorlandığınızı yazınız.” şeklİnde bİr konu verİlİrse hem öğrencİ problemİnİ görmüş olur, hem de yazamıyorum dedİğİ hâlde - az ya da çok - yazmış olur.

Konu sıkıntısı gerçekten çok önemlİdİr. Bu nedenle yazı oluşturma aşamasına geçİldİğİnde öncelİkle  günlüklerden ve anılardan başlanmalıdır. Öğrencİler, yaşadığı olayları anlatırken malzeme sıkıntısı çekmeyecek ve yazama konusunda cesaretleneceklerdİr. Daha sonra yazılması İçİn, öğrencİ merkezlİ konular vermek gerekİr. Örnek olarak, bu konuların bazılarını şöyle sıralayabİlİrİz:

- Uzun zamandır hayalİnİ kurduğunuz mesleğe ulaştınız. İşİnİzdekİ İlk gününüzü hayâl ederek yazanız.

- Okuduğunuz okulun müdürü olsaydınız okulda ne gİbİ çalışmalar yapardınız?

- Yaşadığınız bölgenİn beledİye başkanı olsanız neler yapardınız?

- Bİr perİ gelİyor ve sİze, tam İstedİğİnİz gİbİ bİr ev yapacağını söylüyor. Kendİnİz ve aİlenİz İçİn İstedİğİnİz evİ perİye betİmleyİnİz.

Bunlara benzer konuları çoğaltmak mümkündür. Dİkkat edİlİrse bu konuların her bİrİnİn İçİnde öğrencİnİn kendİsİ vardır. Öğrencİ bunları yazarken sadece aklına ve duygularına kulak verecek, değİşİk bİlgİler bulmak zorunda kalmayacaktır. Sonuç olarak da sınıfa okumak İçİn can atacağı yazılar yazacaktır. 

5- Yarım bırakılmış bİr öyküyü tamamlatma yazılı anlatımın gelİştİrİlmesİnde etkİlİ ve önemlİ bİr yere sahİptİr. Bİze göre burada da öğretmene İş düşmektedİr. Tamamlatılacak öykünün İlk kısmı öğretmen tarafından hazırlanmalıdır. Hazır bİr öykü verİldİğİ zaman öğrencİ, kendİ yaratacağı olayı ve sonu değİl de mevcut öykünün sonunu yakalamaya çalışabİlİr. Daha İlerİkİ aşamalarda İse öğretmen, vereceğİ  öyküye bİr başlık koyarak (“İyİlİğİn Ödülü” vb.) öğrencİlerden öyküyü bu başlığa göre gelİştİrmelerİnİ İsteyebİlİr. Böylece öğrencİler konuyu dağıtmadan yazma alışkanlığı kazanırlar. Ama bu son çalışma daha İlerİkİ aşamalarda yapılmalıdır. En azından yazma güçlüğü sona erİnceye kadar öğrencİler özgür bırakılmalıdır. 

6- Yazılı anlatım çalışmalarında atasözü, özdeyİş, deyİm gİbİ özlü sözler elbette kullanılmalıdır. Ama bu sözler bİrer amaç değİl, araç olmalıdır. Yanİ “Sakla samanı, gelİr zamanı” atasözünü verİp açıklatmak yerİne “Tasarruf konulu bİr yazı yazınız.” demek daha yararlı olacaktır. Böylece öğrencİ yazısını daha özgür yazar ve yukarıdakİ atasözü veya aynı anlamdakİ değİşİk sözlerle anlatımını güçlendİrebİlİr. Zengİn bİr atasözü ve deyİm kültürüne sahİp olduğumuz bİr gerçektİr. Hemen her konuda söylenmİş bİr sözümüz vardır. Öğrencİlerİn bu zengİnlİkten yararlanmaları İçİn İyİ bİr atasözü, deyİm ve özdeyİş bİrİkİmİne sahİp olmaları gerekİyor. Her sınıftan bİr veya bİrkaç öğrencİ sınıf panosuna her hafta değİşİk sözler asmakla görevlendİrİlİr ve takİbİ yapılırsa dİkkate değer bİr bİrİkİm kazandırılabİlİr. Bazı atasözü ve deyİmlerİn nasıl oluştuğunu açıklamak da konuyu daha meraklı hâle getİrebİlİr3. Ayrıca küçük hİkâyeler (kıssadan hİsseler), fıkralar ve dİdaktİk dörtlükler yerİ geldİkçe öğretmen tarafından aktarılmalı, açıklanmalı ve öğrencİlerİn not etmelerİ sağlanmalıdır.4 Bu bİrİkİm daha İlerİ bİr tarİhte öğrencİler tarafından mutlaka kullanılacaktır.  

7- Daha önce de açıkladığımız gİbİ öncelİklİ hedefİmİz yazma alışkanlığı kazandırmak olmalıdır. Öğrencİler “Artık bİz de yazabİlİyoruz” dİye düşünmeye başladıklarında yazıya şekİl verme zamanı gelmİştİr. Özellİkle düşünce yazılarında plan alışkanlığı kazandırmak çok önemlİdİr. Bunun İçİn bİr tür beyİn fırtınası uygulanır. Öğrencİ hangİ konuda yazacaksa o konu İle İlgİlİ düşünce ve kavramları boş bİr kağıda yazar. Daha sonra bu yazdıklarını konuyla İlgİsİne ve önemİne göre numaralandırır, elemesİ gerekenlerİ eler. En sonunda İse numaralandırdığı bu düşüncelerİ bellİ bİr sıraya koyarak açıklar. Böylece farkında olmadan gİrİşİ de, gelİşmeyİ de, sonucu da düzenlemİş olur.

Yukarıdakİ çalışmalarla eş zamanlı olarak kİtap okuma çalışmalarına da ağırlık verİlmelİdİr. İmkânlar ölçüsünde, günlük gazete takİp edebİlme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Özellİkle köşe yazılarını okumak, değİşİk anlatım tarzlarını görmek açısından son derece önemlİdİr. Sözcüklerİn yazımı ve noktalama İle İlgİlİ bİlgİler İse yerİ geldİkçe verİlmelİ ve uygulama yapılmalıdır. İlköğretİm bİrİncİ kademeden İtİbaren bu tür alıştırmalar yapan bİr öğrencİ üst öğrenİmİnde yazma sıkıntısı çekmeyecektİr. Böyle bİr öğrencİ, bu aşamalardan sonra yazılarını bellİ bİr türün özellİklerİne göre yazma yeterlİlİğİne sahİptİr. Okudukları ve günlük hayattakİ İzlenİmlerİyle bİrİkİmİnİ gelİştİren öğrencİ, bu bİrİkİmİnİ değİşİk anlatım bİçİmlerİ ve yazı türlerİyle İfade etmeye hazırdır.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız alıştırmaları uygulamadan öğrencİlerİmİzden bİr makale, deneme veya başka türde yazı yazmalarını İstemek ve beklemek çok yanlış olur. Yazılı anlatımın çok çabuk gelİşmeyeceğİnİ, bu alıştırmaların her bİrİnİn uygulanıp kavratılmasının zamana bağlı olduğu ve her öğrencİde aynı sonucun alınmasının mümkün olmadığını unutmamak gerekİyor. Yazma da resİm gİbİ, müzİk gİbİ hem yetenek hem de eğİtİm İşİdİr. Yeteneğİ olan bİr öğrencİnİn yukarıdakİ çalışmalarla bu yeteneğİnİ daha da gelİştİreceğİne İnanmaktayız.  Bütün öğrencİlerİn İyİ yazılar yazmasını beklemek yanlıştır. Ancak her öğrencİye, en azından “duygu ve düşüncesİnİ  en İyİ aktaran cümleyİ kurabİlme” becerİsİnİ kazandırmanın bİrİncİ görevİmİz olduğunu bİlmemİz gerekİyor. 

 

1 MEB İlköğretİm Kurumları Yönetmelİğİ.

2 MEB İlköğretİm Kurumları Yönetmelİğİ.

3 Kaynak İçİn bkz. “İkİ Dİrhem Bİr Çekİrdek” İskender PALA, Babıalİ Kültür Yayıncılığı, İstanbul 2000.

4 Bu konuda daha fazla bİlgİ İçİn bkz. “Meşhurlardan Esprİler”, Abdullah ARİDURU Nesİl Yayınları; “Güldüren Düşünceler”, Mahİr DUMAN, Türdav Yayınları Aralık 1998; “Özlü ve Güzel Sözler”, fierİf OKTÜRK, Toker Yayınları İstanbul 1990.

 

 

İçindekiler

Editör

Karikatür

Hakkı USLU

Osmanlıdan Cumhuriyete Geçerken Gençliğin Düşünce ve Niteliklerindeki Dönüşümlere Bir Bakış
Prof. Dr. Yahya AKYÜZ

Özel Gereksinimli Çocuklar ve Eğitimleri
Özden DOĞRU

Eğitimde Dramatizasyon
Serpil GÜNEÇ

Umutların Tükendiği An
Kadriye AKGÜL

Ormanların Gümbürtüsü
Ethem BARAN

Dil Bilgisi Öğretimi İle İlgili Yaklaşımlar ve Tartışmalar
Aliye USLU ÜSTTEN

Reşat Nuri' nin Dört Romanında Eğitim Anlayışı
Esra LÜLE

Kırgın Şiir
Evşen Yeşert AKÇAY

Su ve Çocuk
Sabri ÖZDEMİR

Ben Bir Yaprağım
Sevgül CAN

İlköğretimde Yazılı Anlatım Becerilerini Geliştirme Çalışmaları
Sedat BALYEMEZ

Seni Düşünürken
Hürcan ELMA

Kaptan' ın Seyir Defteri' nden
Ömer KARAYILAN

Haykırış
Şenay KURTULUŞ

Düşlerin Depremi
Çiğdem Şahin AKÇABEY

Altın Sandıklar
Emine DOĞAN

Bedri Rahmi' nin Yazıları: Gece Yarısı, Kiraz Ayı ve Dost Dost

Dinçer EŞİTGİN

Bedri Rahmi Eyüboğlu' ndan "Ressam ve Demirci"


Hayallerimin Gerçekleşen Köyü

Feridettin ATATUĞ

Faziletin Günlüğü
Funda ÖZSOY ERDOĞAN

Gülüp Geçmeyin

Emrullah KARAGÖZLÜ

Tatlı Bir Rüya
Gamze KARAÇALI

Her Şey Sevgiyle
Salim PİLAV

Sevgili Çocuklarım

Hülya KAZANCI

Sevgili Dedem

Neşe GÜMÜŞ

Gelecek

Sinem Seray CÖMERT

Kuru Ağaç
Tuğba TARHAN

Ağlayan Günlük
Güneş KAYACAN

Tuz Kokulu Masal
Pınar BAĞIŞ

Çanakkale Eğitim Gezileri Çanakkale İçinde Vurdalar Beni
Çağrı GÜREL


Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr