Eğitimci
olması nedeniyle Reşat Nuri’nin en geniş olarak işlediği
konu eğitimdir.Yazara göre eğitim ile öğretim bir arada
yürütülmelidir.Reşat Nuri zaman zaman özellikle çocukların
eğitiminde tutulacak yol üzerine düşüncelerini
açıklamıştır.Çocukları kötü davranışlardan uzaklaştırmak
için cezalandırmak yerine, onlara sorumluluklar vermenin
daha doğru olacağını savunmuştur. Kan Davası isimli
romanında iki öğretmen tipine yer vermiştir. Bunlar Ömer ve
Esma Güneyli’dir.Esma Güneyli çocuklara dayak atmak ve ceza
vermek yöntemini uygularken, Ömer öğretmen yazarın
benimsediği tutumu izliyor.Sonuçta Ömer öğretmen başarıya
ulaşıyor ve galip gelen hoşgörü oluyor.Böylelikle
öğretmenlerin hoşgörülü olmalarının gerekliliği de ortaya
koyuluyor.
Reşat Nuri,
meslek eğitimi almamış kişilerin öğretmenlik yapmasını uygun
bulmaz.Gerçek ve çağdaş eğitimden yana olduğunu her fırsatta
gösterir.
Aslında bir
öğretmen ve eğitimci olan Reşat Nuri, her ortama kolayca
uyabilen iki yüzlü kişilere ve gerici güçlere rağmen çağdaş
eğitimin nasıl gerçekleştirilebileceği sorunu üzerinde de
durmuştur.
Reşat Nuri
birçok sorunun kökeninde eğitimsizlik ve bilgisizliğin
yattığını belirtir. Bu düşünceye sahip olan yazar, okullarda
çocukların nasıl bir eğitim ve öğretimden geçirilmesi, bu
yolda nasıl bir savaş verilmesi gerektiği konusu üzerinde
dururken, genel olarak Anadolu halkının eğitim ve öğretimi
ile ilgilenmiş, gazete ve kitabın ulaşmadığı Anadolu’da
tiyatrodan yararlanmayı bir çözüm yolu olarak görmüştür.Bu
amaçla romanlarında ideal öğretmen tiplerine örnekler
vermiştir.
Yazar
tiyatroyu önemli bir eğitim aracı olarak görmektedir. Çocuk
tiyatrosuna ayrı bir önem vermiştir ve çocukların öğrenim
düzeylerine uygun olarak pek çok oyun yazmıştır.Bu oyunlarda
doğruluk, özgürlük, onur konuları üzerinde önemle durmuştur.
Yine
öğrenimle ilgili olarak, yabancı okullarda yapılan öğrenimin
olumlu ve olumsuz etkilerini de iki genç kızın
yaşantılarıyla yansıtıyor.Yabancı öğrenimin etkisiyle
Anadolu’yu ve orada yaşayanları küçümseyen Züleyha ile bunun
tam tersi görüşleri benimsemiş Feride’yi eserlerinde bu
yönleriyle de geliştiriyor.
Bu yazıda
Reşat Nuri’nin başlıca kahramanları öğretmen olan
Çalıkuşu,Yeşil Gece,Kan Davası ve Acımak isimli
romanlarında yazarın eğitim anlayışı üzerinde duracağız.
Çalıkuşu
isimli roman, devrin Türk eğitim ve öğretim sorunları
üzerinde durmakla beraber, Türk edebiyatına da yeni bir
soluk getirmiştir. Romanın kahramanı Feride, Reşat Nuri’nin
ideal öğretmen tipidir.Feride, çevresine körü körüne uymak
için değil, çevresine yeni bir biçim, yeni bir görünüş
kazandırmak için çırpınır, bunun için yaşar.Yazar, herkesin
kaçtığı, gitmekten korktuğu Anadolu’ya, gönüllü genç kız
öğretmen olarak Feride’yi gönderir.Feride eğitim ve öğretim
savaşı veren, güçlükler ya da yıkıntılar karşısında boyun
bükmeyen, başkalarına sığınarak korunmaya çalışmayan kadın
tipini temsil etmektedir.
Feride uzun
yıllar gençler arasında ideal bir genç kız olarak
yaşamıştır.Eğitimci Cevat Dursunoğlu bu konuda şunları
söyler:
“Türk
devriminin ertesinde yurdun yoksul çevrelerine yayılan kız
öğretmenler, gittikleri uzak kasabalarda, köylerde
Feride’nin başından geçenleri okuyarak, onda bir alınyazısı
ortağı görüyorlardı.Çalıkuşu onların dayanma güçlerini
artırıyordu.”
Eserde,
çağdaş eğitim sistemi övülürken bir yandan da devrin eğitim
sistemi eleştiriliyor.Yöneticiler de bu eleştirilerden
payını alıyorlar.
Bu romanın
Türk toplumuna tek yararı ideal öğretmen tipini çizerek genç
öğretmenlerimize bir dayanak olması değildir. Eser, aynı
zamanda toplumumuza okuma alışkanlığını kazandırmıştır.Bu
konuda Nurullah Ataç şunları söyler:
“ReşatNuri Güntekin o romanı ile büyük iyilik etti bu
topluma, nice kimseleri okumaya alıştırdı.”
Çalıkuşu
yalnızca yazarın değil,Türk toplumunun da hayatında önemli
bir yere sahiptir.
Yeşil
Gece
ise eğitim meselesine değinmiş bir başka romandır.Uzun
yıllar medresede okuyan ve medrese anlayışı içinde yetişen,
bu sırada medreseyi çok iyi tanıyıp, iç yüzünü öğrenen ve
memleketi yalnız“Yeni Mektep”in, yeni eğitim ve
öğretimin kurtaracağına inanan öğretmen Ali Şahin’in kendi
isteğiyle gittiği çok geri bir Anadolu kasabası olan
Sarıova’da medreselilerle ve medrese zihniyeti taşıyanlarla
giriştiği savaşı anlatan eser,Çalıkuşu ile bazı benzer
özelliklere sahiptir.
Örneğin iki
eserde de eğitim ile ilgili temel sorunlardan bir tanesi
okul olarak yapılmış bir binanın olmayışıdır. Şahin Efendi
bu sorunu aşmak için oradan oraya koşar.Yer sorunu
çözümlendikten sonra karşılaşılan en büyük sorun ise yanlış
ve bilgisizce yapılan din öğretiminin çocuklar üzerindeki
olumsuz etkileridir.
Medrese
öğrenimi gören ve görmeyen çocuklar arasında beliren ayrılık
da medrese öğrenimine verilen önemi ortaya koyuyor. Bu
öğrenimi alan ve almayan çocukların arasındaki
anlaşmazlıklara dikkat çekiliyor.
Eserde,
medreselerde bilgisiz insanlarca yetiştirilen kişiler
batılılaşmaya, çocuklarının gereği gibi yetiştirilmediği
düşüncesi ile devlet eliyle açılan ilk okullara karşıdırlar.
Öğretmen
kimliğiyle karşımıza çıkan yenilikçi Ali Şahin’in yanında
mühendis Necip de yenilikçiliğin savunucusudur.
Yeşil
Gece’deki kimi öğretmenler hiçbir yenilik düşüncesine açık
olmayan kişilerdir, dini, çıkarlarına araç yapmışlardır.
Kimileri ise medreseyi açıktan açığa desteklemekle beraber
belli bir düşünce ve kişiliğe sahip değillerdir.Yine bu
romandaki Rasim ise yetenekli, açık düşünceli, yenilikçi bir
öğretmen olarak çizilmiştir.
Eserin baş
kahramanı Ali Şahin’e göre öğretmenin görevi yalnız
çocuklarla değil onların ana-babaları olan daha büyük
çocuklarla da uğraşmaktır.Bu düşünce, yazar Reşat Nuri’nin
düşüncesi olmakla beraber Yeşil Gece romanında Ali Şahin ile
hayat bulmuştur.
Yazarın
eğitim felsefesiyle ilgili izler taşıyan bir diğer romanı
ise Kan Davası’dır. Bu romanda iki farklı öğretmen
tipine yer verilmiştir.Bunlardan bir tanesi öğretmen
Ömer’dir. Ömer Feride’yi izleyen idealist
öğretmenlerdendir.Tıpkı Şahin gibi.Ömer, yedek subaylığını
yaptıktan sonra kendini bir dağ köyüne adar.Ömer de yer
sorunu yaşar, bir dağ köyü olan Yukarı Sazan’da okul olarak
bir yıkıntı ile karşılaşır ve burayı öğrencileriyle
düzenler. Bu eserde Yukarı Sazan ve Aşağı Sazan köyleri
arasındaki kan davası işleniyor.iki köyün barışmasında aydın
bir öğretmen olan Ömer’in büyük etkisi bulunuyor.
Ömer,
öğretmenlik mesleğini yaşamının anlamı yapmış, topluma
eğitim-öğretim yolunda katkıda bulunmayı
amaçlamıştır.Öğretmen okulunda yetişmiştir.Çocuklarla
birlikte halkı eğitmek için de çaba harcar.
Esma
Güneyli ise çocukların eğitiminde uygulanacak yöntemi
belirleyebilmek için roman kahramanı Ömer’in karşısına
çıkarılmış bir öğretmen tipidir.
Ömer Yukarı
Sazan’da otobüsün yolunu kesip soyacak ölçüde başıboş
bırakılmış çocuklarla karşılaşır. Köylülerin bu çocukların
bir işe yaramayacağı konusunda yerleşmiş düşüncelerine
karşın, hepsine sorumluluk vererek, onları kazanma yoluna
gider.Kendisi de bir eğitimci olan Reşat Nuri, böylece
olumsuz davranışlardan uzaklaştırmak için çocuklara karşı
nasıl bir tavır alınması gerektiğini ortaya koymuştur.
Yazarın
kaleme aldığı ve eğitim konusuna değindiği bir diğer romanı
ise Acımak’tır. Zehra öğretmen, romanın baş
kahramanıdır. Okulunu bitirir bitirmez Anadolu’ya koşmuştur.
Zehra da
idealisttir.Reşat Nuri romanlarındaki Feride’den sonra
öğretmenlik yapmak için Anadolu’ya giden ikinci genç
kızdır.Gittiği yerde okul yerine, yıkılmaya yüz tutmuş bir
yapıyla karşılaşır.Binayı onarır ve büyütür.
Bu eserde
Anadolu’nun eğitim sorunuyla beraber mutlu bir ailenin
çöküşü de ele alınmaktadır. Eserde öğretmenliğin gerçek
anlamda ne olduğunu kavrayan yönetici olarak Millî Eğitim
Müdürü Tevfik Bey’i görmekteyiz.
Zehra’yı
Feride’den ayıran taraf, öğretmen okulunda okuması ve
öğretmenliği meslek olarak seçmesidir.Zehra bilinçli olarak
görev yapmak için Anadolu’ya giderken,Feride bu tercihinde
duygusaldır.
Reşat Nuri
tarafından yazılan ve incelemeye çalıştığımız bu dört
romandan çıkarılacak ortak eğitim anlayışı şudur:Yazar,
çağdaş eğitim sisteminden yana tavır almıştır. Gerici ve
yenilik karşıtı zihniyetin bu ülkeyi ancak karanlığa
sürüklediği üzerinde durarak, öğretmenin, halkın
yaşayışındaki önemine dikkat çekmiştir.Eserlerindeki
öğretmen tipleri, Atatürk’ün “Dünyanın her yanında
öğretmenler, insan toplululuğunun en fedakâr ve saygıdeğer
kişileridir.” sözüne uygun karakterli
insanlardır.Geçmişteki sorunlara nazaran daha iyi durumda
olan eğitim sistemimizin, bugün, istenilen düzeye ulaşmış
olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil.
KAYNAKÇA
Banarlı,Nihad
Sami, “Resimli Türk Edebiyatı Tarihi”, Millî Eğitim
Basımevi,istanbul 1979 (Fasikül 16) ss.1209-1215.
Güntekin,
Reşat Nuri, Acımak:inkılap Kitabevi,istanbul,
________,
Çalıkuşu:inkılap Kitabevi, istanbul 1972.
________,
Kan Davası:inkılapKitabevi,istanbul 1979.
________,
Yeşil Gece:inkılapKitabevi, istanbul 1972.
Hayat
Ansiklopedisi, “Güntekin, Reşat Nuri” maddesi, ss.
1407-1408.
Kavcar,Cahit,
“Edebiyat ve Eğitim”, Engin Yay.,Ankara1999.
Naci,Fethi,
“Reşat Nuri’nin Romancılığı”,YKY,istanbul 2003.
Önertoy,Olcay,
“ReşatNuri Güntekin”,Cem Yayınevi Eğitim Dizisi,istanbul
1979.
Önertoy,Olcay,
“ReşatNuri Güntekin”, Türk Dil Kurumu Yayınları,Ankara 1983.
Yavuz,Kemal, “Reşat Nuri Güntekin’in Tiyatro ile ilgili
Makaleleri”,Millî Eğitim Basımevi,istanbul 1976.