Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

KASIM 2004  |  YIL : 5 |  SAYI : 57

Editör' den


Ali KARAÇALI

Popüler kültür...Yaygın kullanımıyla bu kavram, gündelik hayatın her alanında etkisine tanık olduğumuz, bazen eleştirerek ve kendimizi dışında tutarak, bazen farkında olmayarak, bazen de haz ve keyif alarak katıldığımız bir kültürel iklimi tanımlıyor.

Ve gençlik...En hassas, en kırılgan; olumlu ya da olumsuz etkilenmeye en açık yanımızı.

Buradan yola çıktık. Öncelikle, içinde yaşadığımız dünyayı, soluduğumuz havayı ve iklimi anlama çabası olarak.

*

İçinde yaşadığımız sürecin/hayatın belirleyici, yaygın ve egemen kültürel dokusunu anlama, açıklama ve tanımlama uğraşında çeşitli kavramların ve adlandırmaların öne çıktığını görüyoruz: 'Popüler kültür, kitle kültürü, tüketim kültürü, halk kültürü, enformasyon kültürü' bu kavramlardan bazıları.

Kuşkusuz bu kavramlardan her birinin öncelikle işaret ettiği farklı anlam alanları olduğu gibi, birbirini tamamlayan, açan ve besleyen yanları da var. Biz bu sunuş yazısında popüler kültürün ya da diğer kültür adlandırmalarının ne olduğu üzerinde durmayacağız. Zaten dergimizin sayfalarında bu kavramlarla ilgili çeşitli yaklaşımları, değerlendirmeleri ve farklı bakış açılarını geniş öçüde bulacaksınız.

Bütün bu adlandırma, tanımlama ve değerlendirmelerde, söz konusu kültürel durumlarla ilgili bir dizi açımlamalar ve tespitler öne çıkıyor.

Bu açımlama ve tespitlerde genel kabul olarak, günümüzün egemen modern toplumlarında;

Kültürün bir meta olarak üretildiği ve görsel/işitsel medya aracılığıyla izler kitleye/ topluma sunulduğu/dayatıldığı,

Kitle iletişim araçlarının, özellikle de televizyonun, belli grupların çıkarlarını savunan söylemi, sahip olduğu kodlar aracılığıyla yaydığı ve onları bir zevk biçimi içerisinde meşrulaştırdığı,

Kitle iletişiminin, çağdaş toplumlarda belirli toplumsal işlevlerden öte, genel bir düşünme ve yaşama biçiminin paylaşılması olduğu; bu düşünme ve yaşama biçimlerinin rastgele oluşmadığı; bütünüyle kurgusal, yapay ve seri olarak üretilip tüketime sunulduğu; nitelikten çok niceliğin egemen kılındığı ve bütün bunların kültür/bilinç endüstrisi içinde, çıkarlara uygunluk ölçüsünde gerçekleştiği,

Daha çok tüketim, daha çok kâr üzerine kurulu çağdaş ideolojilerin, kitle iletişim araçları tarafından daha bir yüceltilerek, meşrulaştırılarak, ayrıntılı olarak ele alındığı ve geniş izleyici kitlelerine ikna edicilik ve parıltılı bir çekicilik içinde dağıtıldığı, vurgulanmaktadır.*

Eric From'un söyledikleri de bu değerlendirme ve kabulleri farklı bir boyuttan destekler görünmektedir:

"Ekran prizmasından geçen her şeyin olduğundan fazla bir önem kazanması bilimde, siyasette, sanatta, edebiyatta, ticarette ve müzikte haksız ve eşitsiz dengelerin kurulmasına yol açmakta; insan değerleri hiçe sayan şiddet ve cinayetler yanında pornografik ve tüketimci yayınlar, etkileri uzun dönemlerde ortaya çıkabilecek tehlikeli bir geleceğe yönlendirmektedir. Bütün bunlar konformist bir dünya anlayışı içinde eğlence ve güldürü formatlarında yapılmaktadır. Modern birey gazete ve televizyondan aldığı popüler kültür değerleriyle, gündelik yaşamına kılavuz olabilecek yargılara varmakta ve böylece kendini gerçekleştirmenin yapay bir biçimini benimsemekte­dir."

Kitle kültürü, enformasyon, bilgi ve iletişim alanında çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Nabi Avcı Enformatik Cehalet adlı kitabının bir yerinde 'bilgi çağı' kavramı üzerinde durarak; çağımızı bilgi çağı diye adlandıranların, bununla, kitle iletişim araçlarının geliştiğini, yaygınlaştığını, bunun so­nucu olarak da, gittikçe daha çok sayıda insanın, daha çok şeyden haberdar olduğunu söylemek istediklerini, ne var ki, biraz düşününce, bir şeylerden haberdar olmakla, bir şeyleri bilmenin aynı şey olmadığını söylüyor ve ekliyor: "Bitişikte oturan komşumuzun bile adını bilmeyen bizler, haritada dahi gösteremeyeceğimiz ülkelerin yüzde kaç oranında enflasyonla mücadele etmek zorunda olduklarından ayrıntılarıyla haberdarız. Kitle haberleşme araçlarının bizi bir dünyadan haber­dar ettikleri doğru; ama bu dünya, bizim yaşadığımız dünya değil, haberdar olduğumuz bir dünya."
*
B
ütün bu değerlendirme ve yaklaşımlar ışığında dosyamızı hazırlarken, yaşadığımız hayata/ dünyaya/ topluma/ kültürel olgulara ve kendimize daha içerden ve yakından bakmayı; kitle iletişim endüstrisinin kültürel tasarımlarla sunduğu/ dayattığı belli zihinsel alışkanlıklar üzerinde etraflıca düşünmeyi; elektronik görsel/ işitsel iletişim araçlarının yaydığı görüntüye dayalı, mapülatif ve yapay enformasyonlar konusunda farkındalık bilinci oluşturmayı ve bu bilinci diri tut­mayı önemsediğimizi ve öncelediğimizi vurgulamalıyım.

Hangi adlandırmayı kullanırsak kullanalım daha çok reklam, moda, marka, seri üretim ve tüke­time endeksli bu yaygın kültürel olgunun, bugün sanattan bilime, spordan eğlenceye, gündelik ilişkilerimizden yeme içme alışkanlıklarımıza kadar etkisi altına almadığı alan yok gibi. Elbette ki eğitimimiz de bu etkilenmeden payına düşeni alıyor. Türk insanının ortalama günde 4 saat televizyon izleyerek dünyada birinci konuma geldiği ve eğitimde medya okur yazarlığı dersinin konuşulduğu da düşünülürse konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Dergi olarak hayatımızın bütün alanlarına sirayet etmiş böyle bir olguyu bir özel sayı ölçeğinde hazırlarken birçok kişi ve kurumdan destek aldık. Bu özel sayıyı gündeme getirdiğimiz herkes heyecanımızı paylaşarak yapacağımız çalışmalar noktasında bizleri yüreklendirdi.

Bu kişileri burada ayrı ayrı anmak mümkün değil ama en azından bir kişinin ismini anmadan geçmek vefasızlık olurdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Nazife Güngör, özel sayımızın medya ve iletişim sayfalarının neredeyse gönüllü editörü olarak çalış­tı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Bu özel sayıya kendisi de bir yazı ile katkıda bulunmak istiyordu ancak kendisinin çok yoğun bir dönemine denk gelmişti ve bu yazıyı yetiştiremedi.

Bu özel sayının hazırlanması sürecinde çeşitli kişilerle yazı bağlamında görüşmeler yaptık. Alanla ilgili bilim adamı ve yazarlarla söyleşiler, soruşturmalar gerçekleştirdik ve toplantılar dü­zenledik. Bu çalışmayı yaparken ülkemizin farklı kültür coğrafyalarında yer alan her düşünce ve yaklaşıma ilkeler çerçevesinde yer vermeye, kuşatıcı olmaya özen gösterdik. Özellikle soruştur­ma bölümlerinde alanla ilgili hiçbir değeri dışta tutmayarak yüze yakın isme sorularımızı gönder­dik. Ancak birçoğundan cevap alamadık.

Söyleşi bağlamında, popüler kültürün kuramsal çerçevesi üzerine bu alanın önde gelen isim­lerinden Prof. Dr. Unsal Oskay ile, medya, iletişim, televizyon ve ötesi., üzerine ise alanla ilgili nitelikli çalışmaları ve "Medya ve Kültür" adlı yayımlanmış bir eseri bulunan Sadık Güneş ile ko­nuştuk.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın ile popüler kültür, gençlik ve dil üzeri­ne konuşmaktı niyetimiz ama sayın Başkan oldukça geniş yelpazeli bir söyleşinin eşiğine geti­rip bıraktı bizi. Dil ile ilgili diğer sorun ve projelerin de konuşulduğu oldukça kapsamlı ve keyifli olduğuna inandığımız bu söyleşi de umarım dikkatinizi çekecektir.

Bu sayımızın toplantısını, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine popüler edebiyat ve popü­ler romanlar konusunda akademik çalışmalar yaptırdığını bildiğimiz Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Özbo/c/'nın yönetiminde Samsun'da gerçekleştirdik.

Türkiye'de Futbol/Bu Maçı Alıcaz, Pop Çağı Ateşi, Cilalı İmaj Devri gibi alanla ilgili kitapların yazarı Can Kozanoğlu ile hem popüler kültür hem de popüler bir olgu olarak futbol hakkında konuştuk.
*
Dosyamıza Prof. Dr. İrfan Erdoğan'm popüler kültürün ne olduğuna ilişkin kapsamlı kuramsal değerlendirmeleri tartıştığı yazısıyla başladık ve ilerleyen sayfalarda dil, edebiyat, medya, eğtim, gündelik hayat, çizgi ve karikatür, futbol başlıkları altında da toplayabileceğimiz birbirinden önemli yazılara, çizgi ve karikatürlere yer verdik.

Yoğun bir emekle hazırladığımız bu özel sayıyı okuyucularımızın beğeni ve ilgisine sunarken, bu sayının hazırlanmasında gerek yazarak/çizerek, gerek soruşturmalarımıza cevap vererek, gerekse söyleşi ve toplantılarımızı kabul ederek bizlere katkıda bulunan herkese, çalışmalarımızda bize her türlü kolaylığı sağlayan Daire Başkanımız Sadi Keskin'e ve özveriyle çalışan derginin mutfağındaki mesai arkadaşlarıma teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

İçindekiler

Editör

 

Karikatür
Hakkı USLU

Popüler Kültürün Ne Olduğu Üzerine

İrfan ERDOĞAN

 

Ünsal Oskay ile Popüler Kültür Üzerine Söyleşi

Ethem BARAN-Şaban ÖZÜDOĞRU

 

Popüler Edebiyata Dair
M. Orhan OKAY

Popüler Kültür Aralığından Edebiyata Bakmak
Dinçer EŞİTGİN

İletişim Kavramı Açısından "Popüler Romanlar" ve "Estetik Romanlar"

Şaban SAĞLIK


Roman Bereketi mi? Roman
Furyası mı?

M. Fatih ANDI


Popüler Kültür, Popüler Sanat, Popüler Edebiyat Üzerine Bir Toplantı

 

Divan Şâiri Nâbi ve Popülizm Eleştirisi
Dursun Ali TÖKEL


Popüler Çocuk Kitapları ve Medyasının Çocuk Kültürüne Etkilerine Sosyolojik Gerçeklikler Açısından Bakış

Necdet NEYDİM

Türk Edebiyatının Popüleşmesi Sürecinde Tanzimat Dönemi Gazetelerinin İşlevine Dair Popüler Edebiyat Soruşturması

Ahmet Cüneyt ISSI

 

Popüler Edebiyat Sorusturmasi

Her Söz Bir Şey Söyler

Feyza HEPÇİLİNGİRLER

 

Havada Kar Sesi Var ya da Türkülere Eleştirel Bir Bakış
Ali YAKICI


Türk Dil Kurum Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın' la Söyleşi
Ali KARAÇALI-Dinçer EŞİTGİN-Celal ASLAN

 

Sodom ve Gomore Manzaraları
Gülcan ÇOLAK

 

Dil Kirlenmesinin Bir Başka Boyutu: İş Yeri Adları
Hasan GÜLERYÜZ

 

Popüler Kültür ve Dil Soruşturması
 

Ayaküstü Yemek Yeme Üzerine
Korkmaz ALEMDAR

 

Tüketim Kültür ve Cep Telefonlarının Popülerliği
Derya TELLAN

 

Memnuniyetsizlik Felsefesi ya da Popüler Kültür Dayatmaları
Murat EROL

 

Bir "Manipülasyon Aracı" Olarak Medya Medya ve Gençlik
Yalçın ÇETİNKAYA


Bir Popüler Kültür Örneği Olarak Laila Ankara

Elif TETİKBAŞ


Popüler Kültür ve Ürünlerin Oluşumunda Medyanın Rolü

Meliha DÜZGÜN

 

İzliyorum Öyleyse Varım: Türkiye' de Kentli Ailenin Televizyon İzleme Süreci Üzerine Genel Bir Değerlendirme

Aydan ÖZSOY

Can Kazanoğlu ile Popüler Kültür ve Futbol Üzerine
Ethem BARAN-Dinçer EŞİTGİN-Çağrı GÜREL


Televizyonlarda Yayınlanan Magazin, Eğlence ve Yarışma Türü Programların Toplumsal Kültür Üzerine Etkileri-Kırıkkale ve
Ankara Örneği

Sıtkı YILDIZ

 

Yarışma Programları ve İdeolojisi

Levent YAYLAGÜL

 

Magazin Eklerinde Yaşam Tarzlarının Yeniden Üretimi (Şamdan, Gala, Starlife ve Dolce)

Erdal DAĞTAŞ

 

Üretim ve Tüketim Süreci Açısından Popüler Kültür ve Medya İlişkisi: Kurtlar Vadisi Örneği

Bülent TELLAN

 

Sadık Güneş ile Medya, İletişim, Popüler Kültür, Televizyon ve Ötesi
Turgut BAĞRIAÇIK

 

Belmalar, Seymen Ağalar, Selimler ve Çakırlar Arasında Öğretmen Olmak
Filiz AKIN BAŞAR

 

Popüler Kültür ve Biz
Hasan EFE

 

Liseli Gençler ve Müzik Yarışma Programları
Bilge ALBAYRAK

 

Üniversite Gançliğinin Yabancılaşması
Selçuk UYGUN

Siyasal Toplumsallaşma ve Çocuk: Ankara'da İlköğretim Çağı Öğrencileri Üzerinde Yapılan Bir Araştırma
Serdar ÖZTÜRK


Karikatür, Popüler Kültür ve
Popüler Karikatür

Atila ÖZER

Neden Sadece Gençler Mizah Dergisi Okuyor?
M. Bilal ARIK

Ulusal Kültürde Yozlaşma ve Karikatür
Niyazi YOLTAŞ

Karikatür ve Popüler Kültür Değerlendirmesi

Mizahın Gençliği Keşfi
Hayati BOYACIOĞLU

Popüler Kültür Nesnesi Olarak Karikatür ya da Çizginin Metaya Dönüşmesi
Deniz DOKGÖZ

Karikatür ve Popüler Kültür
Ferit ÖNGÖREN

Popüler Bir Olgu Olarak Futbol
Çağrı GÜREL

Futbol Üzerine E-Söyleşi
Çağrı GÜREL

Bir Futbol Arkeolojisi ve Felsefesi: Neo-Pagan Popüler Kültür Olarak Futbol
Yusuf KAPLAN

Futbol Tiyatrosu
Vefa TAŞDELEN

Top Oynamak
Ercan ŞEN

Futbol Fanatizmi,Popüler Kültür ve Farklı Kültürlerin Futbolu
Aydın AKTAY

Popüler Müzikle Kirlenen
Yasemin DUYAR

Seçilen Hatırlanamayacaklar
Münevver ÖNDER

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr