Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

 KASIM 2004  |  YIL : 5 |  SAYI : 57

TÜRK EDEBİYATININ POPÜLERLEŞMESİ SÜRECİNDE TANZİMAT DÖNEMİ GAZETELERİNİN İŞLEVİNE DAİR


Ahmet Cüneyt ISSI*
Dr., Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Kırşehir

Batılı Türk edebiyatının kuruluş zemini olan Tanzimat edebiyatım doğru biçimde temellendirmek isteyen bir araştırmacı, bunun için gazete kavramının ona sunacağı perspektifi kullanmak zorunda kalacaktır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Tanzimat edebiyatının ilk dönemi için çerçeve teklif ederken sarf ettiği "Bu devirde gazete hemen tüm yeniliği idare eder"1 cümlesini de gazetenin yeni edebiyatın temelinde çok önemli bir işlevi yerine getirdiği şeklinde okumak gerekir. O halde, gazetelerin temelde sosyal ya da siyasal bakımlardan efkâr-ı amme oluşturmak maksadıyla kurulmuş yayın organları oldukları hatırlanır ve efkâr-ı amme oluşturma çalışmasının ise esasen bir çeşit kanon çalışması2 demek olduğu fark edilirse bu edebiyatı tahlil ederken gazetenin nasıl anlamlı bir aralık/vizyon temin ettiği daha iyi anlaşılır.

Louis Althusser'e göre yeni bir kanon oluşturmak isteyen en geniş iktidar kurumu olan devletten iktidar olmak isteyen en küçük boyuttaki gruplara kadar, red ve tekliflerini yan yana koymak suretiyle yeniyi halka benimsetmeye çalışan her teşebbüs, kendisini kabul ettirebilmek, benimsetebilmek için öncelikle 'öğretimsel ideolojik aygıt5'tan istifade etmelidir. Çünkü, bir sistem için verimli bir kuruluş dönemi geçirmek ve uzun ömürlü, kalıcı bir olarak devam edebilmek, ancak toplum belleği üzerinde denetim kurmakla mümkün olabilir.4 Bu nedenle, zihinleri henüz eskiye çok fazla bulaşmamış olan genç nesillerin istenildiği gibi yetiştirilebilmesinde, onların her birini iman etmişler olarak sisteme eklemleyebilecek kültürel ve moral değerlerin aşılanabilmesinde özellikle okula, yani eğitime önem verilmesi gerekir.

İlk özel gazete olan Tercüman-ı Ahvâl'in 1860 tarihinde çıktığı ve bu yıllarda halkın kültür ve eğitim düzeyi, okur yazarlık oranı hatırlandığında ilk gazetelerin halkı eğitmek gibi bir misyon üzerinde anlaştıkları fark edilir. Bu, okutun henüz tam anlamıyla işlevselliğini çok da ortaya koyamadığı devrede onun yerine gazetenin kanon oluşturma görevini üzerine alması anlamına gelir.

Burada, Tanpınar'ın fikrimizi de destekleyen şu cümlesini hatırlamak ve üzerinde yeniden düşünmek gerekir: "Hiçbir yerde gazete bizdeki role benzer bir rol oynamamıştır. Başka yerlerde o, düşüncenin daha geniş surette topluma yayılması için seçtiği hareket sahalarından biridir. Arkasında bütün cemiyet müesseseleri ve devam halinde olan, hayatla daima münasebettâr bir düşünce dünyası vardır.

Bizde ise bütün işaretler oradan gelir. Kalabalık onun etrafında kurulur. Okumayı o yazar. Mekteplerin uzak bir gelecek için hazırladığı ocağı o tutuşturur."5

Anlaşıldığı gibi, bu dönemde Althusser'in ifade ettiği öğretimsel işlettin en önemli yerine getirici araçlarından biri gazete olmuştur. Bu işlevi, eğer Tanzimat'ın gerçekleştirmeye çalıştığı diğer yeniliklerin satıraraları da iyi görülürse, aslında azınlık iktidarından çoğunluk iktidarına, yani son noktası demokrasiye varacak olan sisteme geçmeyi hedefleyen bir anlayışın cümle kapısı olarak okumak gerekir. Söylemeye gerek yok ki, demokrasi, son kertede popülist bir yönetim şeklidir.

Tanzimat gazetelerinin daha ilk örneğinden itibaren popülist bir kanon oluşturmaya çalıştıkları, sayfalarında yer alan her türden metinlerle yeni sistemin 'kuruluş anlatıları hı ortaya koymayı hedefleyen bir işlev görmeye başladıkları esasında bunlara verilen adların anlamlarına bakılarak da fark edilebilir. Tercüman-ı Ahval, Tasvîr-i Efkâr (186i), Muhbir (1866), Terakki (1868), Mümeyyiz (1869), Basiret (1869), İbret (1871), Tercüman-ı Hakikat (1878) vs. Burada bir soruyla bir şeye dikkat çekerek çabucak geçmek istiyoruz: Terakki Gazetesi (1868'de çıkmaya başlamıştır) ilk olarak haftada bir kez kadınlara mahsus bir gazete çıkarmış, bir süre sonra da Mümeyyiz (1869) siyasi nüshası dışında Çocuklara mahsus Mümeyyiz adıyla çocuk gazetesi çıkarmıştır. Bahçe (1878) ise çocuk gazetesi olarak yayınlanmaya başlamıştır. Acaba kadın ve çocuk, hem popülizmin hem de popülist nitelikli yeni kanon çalışmasının kendine alan açmak için kullandığı iki önemli kanal olabilir mi?

Tanzimat döneminde yayın sahasına çıkan gazetelerin hemen tümünün özlenen ya da arzulanan siyasal, sosyal, eğitim vs. hedeflerle, kısaca söylemek gerekirse bunlar vasıtasıyla gerçekleştirilmek istenen yeni hayat yeni insan yaratma hayaliyle ilişkisi üzerinde durulması gerekir diye düşünüyoruz.

Yukarıda bir vesile ile bazılarının adlarını andığımız gazetelerin hemen hepsinin edebiyat ve sanat alanında olduğu gibi siyaset ve hukuk gibi konularda da Şina-si'nin Tercüman-ı Ahval'in ilk sayısında yayımlanmış Önsöz'ündeki şu düşünceler ardıllarınca hep izlenecektir: "Madem ki bir heyet-i ictimâiyede yaşayan halk bunca vezâif-i kanuniye ile mükelleftir, elbette kalen ve ka-lemen kendi vatanının menâfiine dâir beyân-ı efkâr etmeği cümle-i hukûk-ı müktesebesinden addeyler. (...) işbu gazete ahvâl-i dâhiliye ve hâriciyeden müntehip bazı havadisi ve maârif-i mütenevvia ile şâir mevadd-ı nâfiaya dâir mebâhisi neşir ve beyâna vasıta olacaktır." Galiba bu cümleler arasında yer alan halk kavramı, ilk devir gazetelerinin popülizmle olan ilişkisini de geniş anlamda izah eder. Bu, aslında etki merkezinin el değiştirmesi gerektiği fikrinin yansıyışıdır. Bundan böyle saray ve bu kavramın içini dolduran diğer unsurlar, yerini halk kavramına ve bu kavramı oluşturan alt birimlere terk etmeye başlayacaktır. Bu yer değiştirmeyle birlikte başlayan popülerleşme, kısaca söylersek, hâlihazırdaki edebiyatımızın da temelini oluşturmaktadır.

Kitapla karşılaştırıldığında gazetenin kitleye hitap eden (Tanpınar'ın kalabalık olarak adlandırdığı şey) bir aracı olduğunu söylemek lazımdır. Kitlenin bu yayın organına yönelmesindeki önemli faktörlerden biri kolay ulaşılabilirliği iken diğer bir faktör de fiyatıdır6 ve kitle, daha net söyleyelim, içerdiği anlam itibarıyla popülizme çok da yakın duran bir kavramdır.

Gerek mensup oldukları sosyal sınıflar, gerek eğitim düzeyleri ve gerekse de düşünce ve duygulan bakımından aralarında büyük oranda bir mütecanisiyet olan kalabalığa hitap etmeyi amaçlarını gerçekleştirmek için ilk ve temel şart olarak gören Tanzimat entelektüelleri, her form içindeki yayınlarında şüphesiz muhataplarının dilini esas alacaklardır. Bu manzarasından dolayı Tanzimat dönemi metinlerinde kullanılan dil, genel olarak gazeteci dili7 olarak adlandırılır.

Hem ürünler için seçilen konular, hem de bu konuları okura ulaştırmada kullanılan dil itibarıyla Tanzimat dönemi edebiyatını değerlendirirsek gazetelerin özellikle ilk dönemde çok fazla belirleyici bir rolü olduğunu söylemeliyiz. Gazetelerin siyasal ve sosyal vb. fonksiyonları kadar (bu iki alan, kanon çalışmalarında çok anlamlıdır), hitap ettikleri kitlenin niteliği de incelemeciye Tanzimat dönemi edebiyatının esaslı bir haritasını verir, Sonuç olarak yeniden tekrarlayalım, Türk edebiyatının popülerleşme süreci incelenirken yolun başı olan Tanzimat'ın birinci dönemi, özellikle gazete kavramının aralığından izlenmeye çalışılmalıdır.

Ahmet   Hamdi   Tanpınar,   19'uncu   Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Çağlayan Kitabevi, 5. bs. İst. 1982, s. 249.

Kanon   için   Bkz.   Gregory Jusdanis,   Gec:Modernlik ve  Estetik  Kültür,   Milli  Edebiyatın Edilişi, (Çev. Tuncay Birkan), Metis Yay., İst. 1998;Cüneyt Issı, '"Toplum Mühendisliği' Bağlamında Kanon Edebiyat ilişkisi",  Hece,  Hayat-Edebiyat-Siyaset Sayısı, S. 90-91-92, Haziran-Temmuz-Ağustos 2004, ss.370.

Louis    Althusser, İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, iletişim Yay., 4. bs., ist. 1994, s. 41, 42.

Paul Connerton, Toplumlar Nasıl Anımsar, ('Alaattin Şener), Ayrıntı Yay., ist. 1999, s. 8

5    Ahmet   Hamdi   Tanpınar,   19'uncu   Asır Edebiyatı Tarihi, s. 150. (Vurgu bize aittir.)

Bilindiği gibi Gazet adı Venedik kökenlidir, 1600’lü yıllarda Venedik'te bir gazete çıkarılıyor ve orada çıkan paranın adı olan "bir gazete"ye satılıyordu. (Bkz. Nüzhet  (Gerçek),  Türk   Gazeteciliği,   İstanbul Devlet Matbaası, ist. 1931, s. 8).

7    Ahmet   Hamdi   Tanpınar,   19'uncu   Asır Edebiyatı Tarihi, s 250.

 


 

 

 

 

İçindekiler

Editör

 

Karikatür
Hakkı USLU

Popüler Kültürün Ne Olduğu Üzerine

İrfan ERDOĞAN

 

Ünsal Oskay ile Popüler Kültür Üzerine Söyleşi

Ethem BARAN-Şaban ÖZÜDOĞRU

 

Popüler Edebiyata Dair
M. Orhan OKAY

Popüler Kültür Aralığından Edebiyata Bakmak
Dinçer EŞİTGİN

İletişim Kavramı Açısından "Popüler Romanlar" ve "Estetik Romanlar"

Şaban SAĞLIK


Roman Bereketi mi? Roman
Furyası mı?

M. Fatih ANDI


Popüler Kültür, Popüler Sanat, Popüler Edebiyat Üzerine Bir Toplantı

 

Divan Şâiri Nâbi ve Popülizm Eleştirisi
Dursun Ali TÖKEL


Popüler Çocuk Kitapları ve Medyasının Çocuk Kültürüne Etkilerine Sosyolojik Gerçeklikler Açısından Bakış

Necdet NEYDİM

Türk Edebiyatının Popüleşmesi Sürecinde Tanzimat Dönemi Gazetelerinin İşlevine Dair Popüler Edebiyat Soruşturması

Ahmet Cüneyt ISSI

 

Popüler Edebiyat Sorusturmasi

Her Söz Bir Şey Söyler

Feyza HEPÇİLİNGİRLER

 

Havada Kar Sesi Var ya da Türkülere Eleştirel Bir Bakış
Ali YAKICI


Türk Dil Kurum Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın' la Söyleşi
Ali KARAÇALI-Dinçer EŞİTGİN-Celal ASLAN

 

Sodom ve Gomore Manzaraları
Gülcan ÇOLAK

 

Dil Kirlenmesinin Bir Başka Boyutu: İş Yeri Adları
Hasan GÜLERYÜZ

 

Popüler Kültür ve Dil Soruşturması
 

Ayaküstü Yemek Yeme Üzerine
Korkmaz ALEMDAR

 

Tüketim Kültür ve Cep Telefonlarının Popülerliği
Derya TELLAN

 

Memnuniyetsizlik Felsefesi ya da Popüler Kültür Dayatmaları
Murat EROL

 

Bir "Manipülasyon Aracı" Olarak Medya Medya ve Gençlik
Yalçın ÇETİNKAYA


Bir Popüler Kültür Örneği Olarak Laila Ankara

Elif TETİKBAŞ


Popüler Kültür ve Ürünlerin Oluşumunda Medyanın Rolü

Meliha DÜZGÜN

 

İzliyorum Öyleyse Varım: Türkiye' de Kentli Ailenin Televizyon İzleme Süreci Üzerine Genel Bir Değerlendirme

Aydan ÖZSOY

Can Kazanoğlu ile Popüler Kültür ve Futbol Üzerine
Ethem BARAN-Dinçer EŞİTGİN-Çağrı GÜREL


Televizyonlarda Yayınlanan Magazin, Eğlence ve Yarışma Türü Programların Toplumsal Kültür Üzerine Etkileri-Kırıkkale ve
Ankara Örneği

Sıtkı YILDIZ

 

Yarışma Programları ve İdeolojisi

Levent YAYLAGÜL

 

Magazin Eklerinde Yaşam Tarzlarının Yeniden Üretimi (Şamdan, Gala, Starlife ve Dolce)

Erdal DAĞTAŞ

 

Üretim ve Tüketim Süreci Açısından Popüler Kültür ve Medya İlişkisi: Kurtlar Vadisi Örneği

Bülent TELLAN

 

Sadık Güneş ile Medya, İletişim, Popüler Kültür, Televizyon ve Ötesi
Turgut BAĞRIAÇIK

 

Belmalar, Seymen Ağalar, Selimler ve Çakırlar Arasında Öğretmen Olmak
Filiz AKIN BAŞAR

 

Popüler Kültür ve Biz
Hasan EFE

 

Liseli Gençler ve Müzik Yarışma Programları
Bilge ALBAYRAK

 

Üniversite Gançliğinin Yabancılaşması
Selçuk UYGUN

Siyasal Toplumsallaşma ve Çocuk: Ankara'da İlköğretim Çağı Öğrencileri Üzerinde Yapılan Bir Araştırma
Serdar ÖZTÜRK


Karikatür, Popüler Kültür ve
Popüler Karikatür

Atila ÖZER

Neden Sadece Gençler Mizah Dergisi Okuyor?
M. Bilal ARIK

Ulusal Kültürde Yozlaşma ve Karikatür
Niyazi YOLTAŞ

Karikatür ve Popüler Kültür Değerlendirmesi

Mizahın Gençliği Keşfi
Hayati BOYACIOĞLU

Popüler Kültür Nesnesi Olarak Karikatür ya da Çizginin Metaya Dönüşmesi
Deniz DOKGÖZ

Karikatür ve Popüler Kültür
Ferit ÖNGÖREN

Popüler Bir Olgu Olarak Futbol
Çağrı GÜREL

Futbol Üzerine E-Söyleşi
Çağrı GÜREL

Bir Futbol Arkeolojisi ve Felsefesi: Neo-Pagan Popüler Kültür Olarak Futbol
Yusuf KAPLAN

Futbol Tiyatrosu
Vefa TAŞDELEN

Top Oynamak
Ercan ŞEN

Futbol Fanatizmi,Popüler Kültür ve Farklı Kültürlerin Futbolu
Aydın AKTAY

Popüler Müzikle Kirlenen
Yasemin DUYAR

Seçilen Hatırlanamayacaklar
Münevver ÖNDER


Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr