Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

 KASIM 2004  |  YIL : 5 |  SAYI : 57

BİR POPÜLER KÜLTÜR ÖRNEĞİ OLARAK
LAİLA ANKARA


Elif TETİKBAŞ*
G.Ü. İletişim Fakültesi Yüksek Lisans Öğrencisi

 

Laila Ankara ve bundan önceki yüzlerce, binlerce mekânın açılışının temelinde insanların boş zamanlarının nasıl değerlendirileceği ile ilgili ticarî düşünce ve yatırımlar yer almaktadır. Sanayi devrimi ve teknolojik gelişme sonucunda üretimin her zamankinden daha hızlı ve verimli olması, insan gücünü ikinci plâna itmiştir. Bu durum, çalışan insanların belli bir oranda boş zamana sahip olmasını sağlamıştır. Boş zamanın değerlendirilmesi ile ilgili en önemli kriterlerden birisi de eğlence hayatı olmuştur.

İnsanların eğlence anlayışına bakıldığında, bunun zamana ve ülkeye göre değiştiğini görmekteyiz. Ülkeler arasında kültürel farkların olması nedeniyle, kültürün bir alt ürünü olan eğlence geleneklerinin de farklılıklar göstermesi son derece doğaldır. Ancak aynı ülkedeki eğlence hayatının zaman içindeki dönüşümü daha dikkat çekicidir. Bu dönüşümün temelindeki faktörler çok yönlüdür. Bunlardan en önemlisi, kitle iletişim araçları, yaygınlaşan eğitim ve çalışan kadın modelinin ortaya çıkışı gibi nedenlerle bireylerin gitgide daha da bilinçlenmeleridir. Yükselen bu bilinç seviyesinin, bireyleri her alanda sürekli olarak çıkardığı düzenin adı tüketim toplumudur.

Tüketim toplumu kavramının içinde modernizm, post modernizm, popüler kültür, değişim, küreselleşme, modern pazarlama anlayışı gibi pek çok olgu da yer almaktadır. Ancak burada üzerinde durulması gereken, tüm bu olgularda genel olarak üretici ve tüketici olmak üzere iki tarafın bulunmasıdır. Profil olarak önemli değişiklikler yaşayan bireylere karşılık üreticiler ne yapmaktadır? Üreticiler, hangi alanda olursa olsun artık hedef kitle çözümlemesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktadır. Dinamik bir yapı gösteren hedef kitleler üzerinde modern pazarlama kurallarını uygulamaya başlayan eğlence endüstrisinin de kitlelerin istek ve ihtiyaçlarına uygun yatırımlar yaptığını görmekteyiz. Eğlence alanındaki yatırımlara bakıldığında, evdeki aile içi ilişkiler ve televizyon programlarına bağlı olan eğlence anlayışının uzun süredir terk edilmiş olduğunu görmekteyiz. Eğlence, evden dış mekânlara kaymış durumdadır. Bu dış mekânların, lunaparklar, çay bahçeleri, pastaneler, gazinolar, cafeler, barlar ve kulüpler gibi zaman içinde popülerliği değişen bir çeşitlilik gösterdiğini söylemek mümkündür.

Eğlence sektöründe yapılan yatırımların tüketici istek ve ihtiyaçlarına dayandırılmadan, baskı yoluyla (talep yaratarak) kitlelere benimsetilmeye çalışılması pazarlama kurallarınca mümkün görünmemektedir. Eğer böyle olsaydı bugün gazinoların hâlâ eski şaşaalı günlerini yaşıyor olması gerekirdi. Ancak üreticilerin, yaptıkları yatırımların tanıtımı için medya yoluyla kitlelerin zihni üzerinde bir konumlandırma çalışmasına girdiklerini kabul etmek gerekmektedir. Zaten popülerlik kavramı bu noktada ortaya çıkmaktadır. Başkaları tarafından halk için, onların ihtiyaç ve taleplerine karşılık vermek için bu mekânların yaratıldığı söylenmekte ve en gözde, tercih edilen eğlence mekânının kendisininki olduğu medya yoluyla vurgulanmaya çalışılmaktadır. Bu tür bir manipulasyon karşısında kitlelerde benimseme veya reddetme yönünde iki davranış biçimi ortaya çıkmaktadır. Bu durumda üretici ve tüketicinin eşit konumda olduğunu söylemek mümkündür.

Son beş yıldır medya yoluyla yapılan tanıtımın tüm kurallarını en iyi şekilde yerine getirerek bir marka hâline gelen Laila konumuz açısından en yeni örneklerden biri olarak gösterilebilir. Laila, 04.03.2004 tarihinde Ankara Söğütözü’nde büyük bir katılım eşliğinde ve tüm medyanın ilgi gösterdiği oldukça gösterişli bir ortamda ilk şubesini hizmete sokmuştur.

Laila’nın İstanbul’daki ilk çıkış noktası, yüksek sınıfa hitap eden bir mekân yaratmak olmuştur. Müdavimlerinin iş, sanat ve spor dünyasının ünlüleri olması medyayı buraya çekmiş ve bu Laila’yı bir anda ülkenin gündemine getirmiştir. Gözde ve tercih edilen bir mekân olarak gösterilmek bir işletme olarak mutlaka Laila’nın da tercihidir. Ancak ona bu konumu veren medyanın kendisi olmuştur. Bu konuda Laila Ankara’nın Basın Sorumlusu İlgen İlden, Laila ile ilgili günde ortalama dört-beş tane yazılı basın haberi çıktığını ifade etmektedir.

Gerçekten de internet ortamında, gerek basın gerekse web sitelerinin girmiş olduğu Laila haberlerinin sayısı 4000 civarındadır. Laila’nın markalaşma sürecinde önemli katkılar sağlayan bu haberlerin bizce dezavantajlı bir yönü de bulunmaktadır.

New York Times’ın İstanbul temsilcisi Douglas Frantz’ın Laila’da sefahat içinde olduğu ile ilgili haberinin medya ve halk tarafından desteklenmesiyle ortaya çıkan durum buna örnektir.

Ülkemizin bir gerçeği olan bu duruma katılmamak mümkün değildir; ancak para içinde yüzen bu elit kesimin adresi olarak sadece Laila’yı göstermek de gerçekçi olmasa gerek. Alt, orta ve üst sınıf gerçeği hemen hemen tüm ülkelerde var olan bir durumdur. Basın sorumlusu İlgen İlden, eğlenmek isteyen insanlara kızılamayacağını, bunun bir ihtiyaç olduğunu söylemekte ve ayrıca Laila İstanbul ve Ankara’nın önemli oranda istihdam yarattığının da unutulmaması gerektiğine dikkat çekmektedir.

Laila’yı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği bar, cafe ve restaurant (Yazı, Park, fiamdan, Mirror, Laila Lounge) konseptlerini tek bir çatı altında toplayarak bir kulüp anlayışını getirmiş olmasıdır. Laila’nın sahibi fiefik Öztek’in röportajlarında sıklıkla vurguladığı konu; Laila’nın hem akşamüstü hem de gece gelinebilecek bir yer olduğu ve buraya yalnız gelinse bile bir kulüp olması nedeniyle tanıdıklara rastlanarak güzel bir ortamın yakalanabildiğidir. Laila’ların mekân olarak büyüklüğü de ayırıcı özelliklerinden biri olarak gösterilmektedir.

Basın haberleri ve İlden’in verdiği bilgilere göre Laila Ankara yatırımından önce altı ay kadar mekân araştırması yapılmış, hedef kitle analizine gidilmiş, ihtiyaçlar belirlenmiş, fiyat politikaları oturtulmuş ve bu veriler ışığında 3 milyon dolar gibi önemli bir para harcanmıştır. Ankara’daki eğlence hayatının durgun olması bir yandan yatırım yapılması anlamında bir teşvik unsuru olmuş diğer yandan ise siyasî ve bürokrat çevrenin ağırlığı önceleri bir çekince yaratmıştır. Ancak basına verdiği demeçlerde üç aylık performansı değerlendiren Öztek, durumdan çok memnun olduklarını, Ankaralıları evlerinden çıkardıklarını, önemli ölçüde eğlenmeyi seven bir kitlenin (iş, siyaset, bürokrasi, diplomasi) olduğunu, fiyatları düşük tutarak da üniversite öğrencilerini mekâna çektiklerini anlatmaktadır.

Laila’nın popüler kültür anlamında en çok gündeme gelen konularından biri, içeri girme konusunda sıkıntılar yaşanmasının medyaya malzeme olmasıdır. Kapıdaki güvenlik görevlilerinin silâh, kıyafet ve rezervasyon kontrolleri sırasında yaşanan kalabalıklar ve rahatsızlıklar çok konuşulan konular arasına girmiştir. Neredeyse giriş kapısında beklemek ve hatta geri dönmek popüler bir hâl almıştır.

Açılışından bu yana Laila Ankara, gerek kamu gerekse özel sektördeki kutlama ve tören etkinliklerinin yeni adresi olmuştur. Kutlama ve törenler için otellerin özel salonları artık popülaritesini yitirmiş görünmektedir. Çünkü Laila Ankara’da yapılacak bir etkinlik, kendiliğinden bir basın desteğini beraberinde getirmektedir ve bu, kurumların işine gelmektedir.

Laila İstanbul ve Ankara’yı bu kadar farklı bir boyuta getiren unsur kanımızca; sermaye tarafından bir popüler kültür ürünü olarak sadece yüksek sınıf (herkese açık dense de bu çok reel değildir) için konumlandırılmasına rağmen, medya nedeniyle halk arasında gereğinden fazla görüşülüp konuşulmasıdır. Ve mekânıyla, kaliteli hizmet anlayışıyla, dönemsel olarak değişen içki mönüsüyle, müdavimleriyle, kulüp tarzıyla, yeni yatırımlarıyla (yeni şubeler ve Laila cafeler) eğlencenin tek adresinin Laila olduğu yönünde yapılan tanıtım ve yönlendirmeler, en azından Laila markasının bir süre daha gündemimizde yerini almasını sağlayacak gibi görünmektedir.

Konumuzu, Karl Marx’ın Komünist Manifesto’dan alıntıladığı “Katı Olan Her fiey Buharlaşıyor” sözü ile bitirmek anlamlı olacaktır. Marx, bu sözüyle burjuvazinin her şeyi aslında yıkılmak üzere ürettiğini vurgulamak istemiştir. Yaşama dair tüm kurumlar, kurallar, mekânlar, kalıplar vs. bir sonraki döneme yenik düşmeye mahkûmdur. Adına değişim, gelişim veya modernizm ne dersek diyelim en küçük bir durma anında, yerine yenisinin geldiği acımasız bir ortamda yaşamaktayız. Bu anlamda popüler kültür, halkın çoğunluğu veya üst kesim için ister halk tarafından ister sermaye tarafından üretilmiş olsun, popüler kültür içeriği zaman içinde sürekli olarak değişmektedir. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken nokta, bu değişimin bile kendi içinde bir rutini barındırdığıdır.

 

 

İçindekiler

Editör

 

Karikatür
Hakkı USLU

Popüler Kültürün Ne Olduğu Üzerine

İrfan ERDOĞAN

 

Ünsal Oskay ile Popüler Kültür Üzerine Söyleşi

Ethem BARAN-Şaban ÖZÜDOĞRU

 

Popüler Edebiyata Dair
M. Orhan OKAY

Popüler Kültür Aralığından Edebiyata Bakmak
Dinçer EŞİTGİN

İletişim Kavramı Açısından "Popüler Romanlar" ve "Estetik Romanlar"

Şaban SAĞLIK


Roman Bereketi mi? Roman
Furyası mı?

M. Fatih ANDI


Popüler Kültür, Popüler Sanat, Popüler Edebiyat Üzerine Bir Toplantı

 

Divan Şâiri Nâbi ve Popülizm Eleştirisi
Dursun Ali TÖKEL


Popüler Çocuk Kitapları ve Medyasının Çocuk Kültürüne Etkilerine Sosyolojik Gerçeklikler Açısından Bakış

Necdet NEYDİM

Türk Edebiyatının Popüleşmesi Sürecinde Tanzimat Dönemi Gazetelerinin İşlevine Dair Popüler Edebiyat Soruşturması

Ahmet Cüneyt ISSI

 

Popüler Edebiyat Sorusturmasi

Her Söz Bir Şey Söyler

Feyza HEPÇİLİNGİRLER

 

Havada Kar Sesi Var ya da Türkülere Eleştirel Bir Bakış
Ali YAKICI


Türk Dil Kurum Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın' la Söyleşi
Ali KARAÇALI-Dinçer EŞİTGİN-Celal ASLAN

 

Sodom ve Gomore Manzaraları
Gülcan ÇOLAK

 

Dil Kirlenmesinin Bir Başka Boyutu: İş Yeri Adları
Hasan GÜLERYÜZ

 

Popüler Kültür ve Dil Soruşturması
 

Ayaküstü Yemek Yeme Üzerine
Korkmaz ALEMDAR

 

Tüketim Kültür ve Cep Telefonlarının Popülerliği
Derya TELLAN

 

Memnuniyetsizlik Felsefesi ya da Popüler Kültür Dayatmaları
Murat EROL

 

Bir "Manipülasyon Aracı" Olarak Medya Medya ve Gençlik
Yalçın ÇETİNKAYA


Bir Popüler Kültür Örneği Olarak Laila Ankara

Elif TETİKBAŞ


Popüler Kültür ve Ürünlerin Oluşumunda Medyanın Rolü

Meliha DÜZGÜN

 

İzliyorum Öyleyse Varım: Türkiye' de Kentli Ailenin Televizyon İzleme Süreci Üzerine Genel Bir Değerlendirme

Aydan ÖZSOY

Can Kazanoğlu ile Popüler Kültür ve Futbol Üzerine
Ethem BARAN-Dinçer EŞİTGİN-Çağrı GÜREL


Televizyonlarda Yayınlanan Magazin, Eğlence ve Yarışma Türü Programların Toplumsal Kültür Üzerine Etkileri-Kırıkkale ve
Ankara Örneği

Sıtkı YILDIZ

 

Yarışma Programları ve İdeolojisi

Levent YAYLAGÜL

 

Magazin Eklerinde Yaşam Tarzlarının Yeniden Üretimi (Şamdan, Gala, Starlife ve Dolce)

Erdal DAĞTAŞ

 

Üretim ve Tüketim Süreci Açısından Popüler Kültür ve Medya İlişkisi: Kurtlar Vadisi Örneği

Bülent TELLAN

 

Sadık Güneş ile Medya, İletişim, Popüler Kültür, Televizyon ve Ötesi
Turgut BAĞRIAÇIK

 

Belmalar, Seymen Ağalar, Selimler ve Çakırlar Arasında Öğretmen Olmak
Filiz AKIN BAŞAR

 

Popüler Kültür ve Biz
Hasan EFE

 

Liseli Gençler ve Müzik Yarışma Programları
Bilge ALBAYRAK

 

Üniversite Gançliğinin Yabancılaşması
Selçuk UYGUN

Siyasal Toplumsallaşma ve Çocuk: Ankara'da İlköğretim Çağı Öğrencileri Üzerinde Yapılan Bir Araştırma
Serdar ÖZTÜRK


Karikatür, Popüler Kültür ve
Popüler Karikatür

Atila ÖZER

Neden Sadece Gençler Mizah Dergisi Okuyor?
M. Bilal ARIK

Ulusal Kültürde Yozlaşma ve Karikatür
Niyazi YOLTAŞ

Karikatür ve Popüler Kültür Değerlendirmesi

Mizahın Gençliği Keşfi
Hayati BOYACIOĞLU

Popüler Kültür Nesnesi Olarak Karikatür ya da Çizginin Metaya Dönüşmesi
Deniz DOKGÖZ

Karikatür ve Popüler Kültür
Ferit ÖNGÖREN

Popüler Bir Olgu Olarak Futbol
Çağrı GÜREL

Futbol Üzerine E-Söyleşi
Çağrı GÜREL

Bir Futbol Arkeolojisi ve Felsefesi: Neo-Pagan Popüler Kültür Olarak Futbol
Yusuf KAPLAN

Futbol Tiyatrosu
Vefa TAŞDELEN

Top Oynamak
Ercan ŞEN

Futbol Fanatizmi,Popüler Kültür ve Farklı Kültürlerin Futbolu
Aydın AKTAY

Popüler Müzikle Kirlenen
Yasemin DUYAR

Seçilen Hatırlanamayacaklar
Münevver ÖNDER

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr