Süleyman Sadi SEFEROĞLU*
Dr., Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve
Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
Giriş
Bir toplum
olarak ilerleyebilmek ve gelişmiş ülkelerdeki refah düzeyine
erişebilmek için okullarda iyi bir eğitimin veriliyor olması
gerektiği bilinen bir gerçektir. Ancak okullarda iyi bir
eğitimin verilebilmesi, yani öğrencilerin başarılı
olabilmeleri için okuldaki öğretimin niteliğinin yükseltilmesi
gereklidir. Okullardaki başarı grafiği de nitelikli
öğretmenler olmadan önemli düzeyde yükseltilemez. Başka bir
ifadeyle, iyi öğrencilere sahip olunabilmesi için iyi
öğretmenlere ihtiyaç vardır (Özyar, 2003; Seferoğlu, 2003).
Öğretmenlerin de öğretmen yetiştiren kurumlarda
yetiştirildikleri düşünüldüğünde bu kurumlara büyük
sorumluluklar düşmektedir (Okçabol, 2000; Türkoğlu, 1991).
Ancak öğretmenlerin istenilen nitelikte olabilmeleri de
birtakım standartların olmasına bağlıdır. Bu standardı
sağlayacak yollardan birisi öğretmen yeterlikleridir.
Öğretmenler
ve öğretmenlik mesleğindeki nitelik konusu sadece Türkiye’de
değil dünyanın pek çok ülkesinde çok sık gündeme gelen bir
konudur. Öğretmenlik mesleği ve bu mesleği yürüten
profesyonellerin mesleğin gereklerini yerine getirişleriyle
ilgili düzenlemeler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri
üzerinde hep konuşulan bir konu olagelmiştir. Özellikle son
30 yılda gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeye çalışılan
düzenlemeler bu konuda çok uzun yıllar sürebilecek
çalışmaların da işaretçileridir. 1998 yılında öğretmen
yetiştirme alanında YÖK tarafından yapılan yeni düzenlemeler
bu halkanın en son zincirlerinden birisi sayılabilir.
Türk eğitim
sisteminde öğretmen yetiştirmede sık sık gündeme gelen değişik
uygulamalar bu alanda standartlaşma konusundaki zorlukları da
beraberinde getirmiştir (Akyüz, 2003). Özellikle 80’li
yıllarda yaşanan uygulamalar sisteme katılan öğretmenlerin
yeterlikleri konusunda da Millî Eğitim Bakanlığını (MEB) uzun
yıllar süren hizmet içi çalışmalarıyla meşgul etmiştir.
1739 sayılı
Millî Eğitim Temel Kanunu’nun öğretmenlerin nitelikleri ve
seçimine ilişkin 45. maddesinde, “Öğretmen adaylarında
genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon
bakımından aranacak nitelikler Millî Eğitim Bakanlığınca
tespit olunur.” ifadesi yer almaktadır (MEB, 2002). Millî
Eğitim Bakanlığına yüklenen bu sorumluluğun bir gereği olarak
Mart 1999’da MEB ve üniversite temsilcilerinden oluşan
“Öğretmen Yeterlikleri Komisyonu”nca, “eğitme-öğretme
yeterlikleri”, “genel kültür bilgi ve becerileri” ve “özel
alan bilgi ve becerileri” ana başlıklarından oluşan
yeterlikler belirlenmiştir. Bu konuyla ilgili olarak MEB
tarafından yayımlanan “Öğretmen Yeterlikleri” başlıklı kitapta
(MEB, 2002) bu yeterlikler listesinde, çeşitli kurumların
görüşleri doğrultusunda gerekli bulunan bir takım
değişikliklerin yapıldığı belirtilmektedir. 12 Temmuz 2002
tarihinde yürürlüğe konulan bu yeterliklerin aşağıdaki
amaçlarla kullanılacağı ifade edilmektedir:
•
Öğretmen yetiştirme politikalarının belirlenmesi,
•
Öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimi,
•
Öğretmenlerin seçimi,
•
Öğretmenlerin denetlenmesi ve performanslarının
değerlendirilmesi,
•
Öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri,
•
Öğretmenlerin kendilerini geliştirmesi. (MEB, 2002, s. 4)
Bu
yeterlikler Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve
Eğitimi Genel Müdürlüğünce öğretmen yetiştiren fakülte ve
yüksek okullara gönderilerek, öğretmenlerin belirtilen
yeterliklere sahip olacak şekilde yetiştirilmesi istenmiştir (Mahiroğlu,
2004).
Millî
Eğitim Bakanlığınca saptanan öğretmen yeterlikleri
“Eğitme-Öğretme Yeterlikleri”, “Genel Kültür Bilgi ve
Becerileri” ve “Özel Alan Bilgi ve Becerileri” alt
başlıklarından oluşmaktadır (MEB, 2002). Bu yeterlik
gruplarından “Eğitme ve Öğretme Yeterlikleri” 14 alt bölüm ve
206 yeterlik maddesinden oluşmaktadır.
Eğitme ve
öğretme yeterliklerinin alt bölümleri şunlardır:
1.
Öğrenciyi tanıma
2. Öğretimi
planlama
3. Materyal
geliştirme
4. Öğretim
yapma
5. Öğretimi
yönetme
6. Başarıyı
ölçme ve değerlendirme
7.
Rehberlik yapma
8. Temel
becerileri geliştirme
9. Özel
eğitime gereksinim duyan öğrencilere hizmet etme
10.
Yetişkinleri eğitme
11. Ders
dışı etkinliklerde bulunma
12. Kendini
geliştirme
13. Okulu
geliştirme
14.
Okul–çevre ilişkilerini geliştirme
Öte yandan
öğretmen yeterlikleriyle ilgili olarak “Öğretmen Yetiştirme ve
Eğitimi Genel Müdürlüğü” bünyesinde çalışan komisyonlarca
yeni bir “Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlik Taslağı”
geliştirilmiştir. Bu taslak “Kişisel ve Meslekî
Değerler-Meslekî Gelişim”, “Öğrenciyi Tanıma”, “Öğrenme ve
Öğretme süreci”, “Öğrenmeyi, Gelişimi İzleme ve
Değerlendirme”, “Okul-Aile ve Toplum İlişkileri” ve “Program
ve İçerik Bilgisi” olmak üzere 6 ana yeterlik” bu yeterliklere
ilişkin 38 alt yeterlik ve 251 performans göstergesinden
oluşmaktadır.
Öğretmen Yeterlikleri ve Meslekî Gelişim
Bu
çalışmada öğretmenlerin meslekî gelişimi ve öğretmen
yeterlikleriyle bağlantılı olarak meslekî gelişim konusunda
neler yapılabilir konusu üzerinde durulacaktır. İyi bir
öğretmenle ilgili değerlendirmelere bakıldığında iyi bir
öğretmenin “kendisini meslekî ve kişisel açılardan sürekli
olarak geliştiren, kendisini geliştirmeyle ilgili fırsatları
ve olanakları araştıran ve değerlendiren öğretmen”
şeklinde bir tanımlama göze çarpar. Rauth ve Bowers (1986) da
nitelikli insan gücünde aranan temel özelliklerin, işini iyi
yapan, bilgi ile yaşamayı öğrenen, kendisini sürekli
geliştiren insan tipi olduğunu belirtmektedir.
Bilgi,
beceri, yetenek ve meslekte öğrenmek için gerekli koşullar
olarak tanımlanabilen meslekî gelişim kavramı son yıllarda
eğitimin geliştirilmesi çalışmalarında en önemli faktör
olmuştur (Seferoğlu, 2001a). Öğretmenlik mesleğini geliştirme
konusunda yapılan araştırmalar da daha iyi öğretime ve daha
iyi okullara sahip olabilmek için meslekî eğitimin bir
zorunluluk olduğunu belirtmektedirler (Seferoğlu, 2003).
Meslekî açıdan iyi yetişen öğretmenler öğrencileri için olumlu
öğrenme koşulları sağlayabilir. Ancak öğretmenler sürekli
olarak farklı öğrenci gruplarıyla birlikte olmaktadırlar. Bu
farklılıklar; farklı yaş grupları, farklı düzeyler, farklı
konu alanları ve farklı sosyo ekonomik yapı şeklinde ortaya
çıkabilmektedir. Bu durumlar, öğretmenlerin farklı yaklaşım,
yöntem ve teknikleri kullanmalarını gerekli kılmaktadır.
Ancak öğretmenin birçok farklı soruna çözüm üretecek bir
makine olmadığı da göz önünde tutulmalıdır. Bu yüzden de
nitelikli öğretmen ve nitelikli öğretim için meslekî gelişim
konusunda öğretmenlere sağlanmış sürekli bir desteğin varlığı
çok büyük önem taşımaktadır.
Öğretmenlik
mesleğinin ülke kalkınmasındaki rolü günümüzde bütün toplumlar
tarafından bilinmekte ve bununla ilgili olarak çeşitli
düzenlemeler yapılmaktadır. Öğretmenlik mesleğinin
geliştirilmesi alanında yapılan araştırmalar, bu mesleğin
gereğince yürütülmesi ve okullardaki eğitimin kalitesinin
yükseltilmesi için meslekî gelişimin bir zorunluluk olduğunu
göstermektedir (The Holmes Group, 1986). Çünkü “eğer
öğretmen meslekte öğreniyorsa, o öğretmenin sunacağı eğitim
hizmetinin kalitesi de yüksek olur”. Bu yüzden okullarda
verilen eğitimin kalitesini iyileştirmek için öğretmenlere
meslekî açıdan kendilerini geliştirme olanakları tanınmalıdır
(Seferoğlu, 1999).
Öğretmenlere meslekî gelişim olanakları sağlanmasının
gerekliliğine bir başka neden olarak öğretmen eğitimi veren
kurumlarda onların yeterince veya uygun bir şekilde
yetiştirilmeyişleri gösterilebilir. Öğretmen adayları
ihtiyaçları olan meslekî eğitimi tam olarak alamadan mezun
olmaktadırlar. Bu yüzden hizmet içinde meslekî gelişim
konusunda bir destek sağlanmalıdır. Türkiye’deki öğretmen
profili incelendiğinde hâlen görevde bulunan birçok
öğretmenin, öğretmen yetiştiren bir kurumdan mezun olmadıkları
görülecektir. Bu durum meslekî eğitim ihtiyacını daha
belirgin olarak ortaya koymaktadır. Rosenholtz (1985)
öğretmenlerin sınıfta başarılı olabilmeleri için becerilerinin
güncelleştirilmesi gerektiğini, yani öğretmenlerin günümüz
koşullarında daha etkili olabilmeleri için gerekli becerilere
sahip olmalarının sağlanması gerektiğini ileri sürmektedir.
Kendilerine profesyonel yardım verilen öğretmenler, birtakım
eğitim etkinlikleri sonucunda bilgi ve becerilerini
artırabilir ve bunun sonucunda da daha iyi birer öğretmen
olabilirler.
Meslekî
gelişimin gerekliliğine ilişkin bir başka gerekçe meslekî
başarının genellikle daha fazla başarıyı beraberinde getirdiği
olabilir (Rosenholtz, 1985). Başarılı deneyimlere sahip
öğretmenler kendi yetenek ve becerileriyle ilgili olarak daha
fazla kendine güven duygusu geliştirirler. Bunun bir sonucu
olarak daha etkili ve verimli olabilmek için kendilerini
geliştirme yolunda arayışlar içinde olurlar ve bunun için daha
çok çaba gösterirler.
Öğretmenlerin kişisel ve meslekî gelişimleri için Millî Eğitim
Bakanlığı bütçesinden ayrılan payın yetersiz olduğu
bilinmektedir. Ancak öte yandan hizmet içi eğitim için daha
fazla kaynak ayrılması, sonucun daha iyi olacağının
garantisini de vermemektedir (OECD, 1998). Her şeyden önce
öğretmenlerin bu etkinliklerin önemine inandırılmaları
gerekmektedir.
Hizmet
içinde gerçekleştirilen meslekî eğitim programlarıyla ilgili
olarak yapılan araştırmalarda, uygulanan programların etkili
olabilmesinde, kurum dışından gelen danışmanların yerine kurum
içi uzmanların (öğretmenlerin uzmanlığının) ve onların karar
verme süreçlerine katılımlarının önemli olduğu gerçeğine
ulaşılmıştır. ABD’de federal yönetim tarafından desteklenen
ve uygulanan 293 “okul geliştirme programı”nı inceleyen Berman
ve McLaughlin (1978) bir meslekî gelişim programının etkili
olabilmesinin temelinde öğretmenlerin meslekî deneyimlerinden
yararlanılmış olmasının ve karar alma süreçlerinde onların da
rol almalarının sağlanmasının yattığını belirtmektedir.
Başka bir
ifadeyle, bir meslekî gelişim programı tasarlanırken alan
dışından profesyoneller yerine bizzat öğretmenlerin görüş ve
düşüncelerine başvurulmalıdır. Berman ve McLaughlin’in (1978)
de vurguladığı gibi alan dışından kişilerin sunduğu yardımlar
veya çözüm önerileri çok genel ve bazen de sorunları çözmekten
uzak olabilmektedir. Oysa sorunun bizzat içinde olan
öğretmenler çözüm önerebilecek en iyi pozisyondadırlar.
Konuya bu açıdan bakıldığında sorunları bizzat yaşayan
öğretmenlerin, en gerçekçi saptamaları yapabilecekleri ve
uygulanabilir çözüm önerileri sunabilecekleri söylenebilir.
Öte yandan meslekî eğitim programı önemli ölçüde öğretmenin
katkısını içeriyorsa, onların programı sahiplenmeleri ve
programın verimli olması için daha çok çaba harcamaları da
doğal olacaktır.
Eğitimin
geliştirilmesinde öğretmenin rolü günümüzde herkes tarafından
bilinmektedir. Bir toplumun kalkınması için öncelikle
yetişmiş insan gücüne ihtiyaç vardır. Yetişmiş insan gücünü
sağlayacak kurumlar ise okullardır. Bir okulun iyi olabilmesi
de büyük ölçüde öğretmenler tarafından verilen eğitimin
kalitesine bağlıdır. Öğretmenin meslekî açıdan yetişmişlik
düzeyi, sunacağı eğitimin kalitesinin önemli bir belirleyicisi
olarak düşünülebilir. Öğretmenin iyi olması onun hem hizmet
öncesinde iyi yetiştirilmesi hem de hizmet içinde kendisini
geliştirecek olanaklardan yararlanmasını sağlamakla olasıdır.
Bunun için de öğretmene her yönden destek olunmalıdır ki
öğretmen kendisini hem kişisel olarak hem de meslekî açıdan
geliştirebilsin (Seferoğlu, 2001b).
Öğretmen
yeterlikleriyle ilgili nasıl bir sınıflama yapılırsa yapılsın,
bu yeterlikler bir bütün olarak ele alınmalıdır. Çünkü bu
yeterlikler birbirlerini tamamlayıcı özellikler içermektedir.
Millî Eğitim Bakanlığınca saptanan ve 14 alt bölümden oluşan
“Eğitme-Öğretme Yeterlikleri”nde öğretmenlerde bulunması
beklenen özelliklere bakıldığında bu durum daha iyi
anlaşılabilir:
1.
Nitelikli bir öğretmen, sınıfında etkili öğrenmelerin
gerçekleşmesi için öğrencilerinin özelliklerine uygun öğrenme
yaşantıları sağlamaya çalışır. Ancak öğretmenin
öğrencilerinin özelliklerini tanıyabilmesi için de onların
gelişim özelliklerini ve bu özelliklerin öğretme-öğrenme
süreçlerinde nasıl dikkate alınması gerektiğini biliyor olması
gerekir.
2. Etkili
bir öğretmen, yalnızca gerekli planları yapmakla kalmaz, aynı
zamanda planlamanın gerekliliğine de inanır ve bunun
gereklerini yerine getirir.
3.
Nitelikli bir öğretmen, iyi hazırlanmış bir öğretim
materyalinin öğrenmeye etkisini bilir, farklı düzeylerdeki
öğrencilere hitap edebilen, değişik özelliklere sahip
materyalleri geliştirebilir ve bunları amacına uygun bir
şekilde kullanabilir.
4.
Nitelikli bir öğretmen, öğrenmenin nasıl gerçekleştiği,
öğrencilerin bilgiyi nasıl edindikleri, becerileri nasıl
kazandıkları ve etkili öğrenmelerin gerçekleşmesi için hangi
yaklaşım, yöntem ve tekniklerin kullanılması gerektiğini, bu
yaklaşım-yöntem ve tekniklerin üstünlükleri ve
sınırlılıklarını bilir.
5.
Nitelikli bir öğretmen, öğrencilerin etkin bir şekilde öğrenme
sürecine katılmalarını ve kendi öğrenmelerinde sorumluluk
almalarını sağlar. Bunun gerçekleşmesi için de bireysel ve
grup çalışmaları düzenler ve bunun bir gereği olarak
öğrencilerin birbirleriyle etkileşim içinde olmalarını
sağlar.
6. İyi bir
öğretmen öğrencinin, beklenen davranışları ne derece
kazandığını, nasıl öğrendiğini ve aksamaların olduğu
durumlarda ne gibi önlemler alınabileceğini bilir.
Değerlendirmenin öğretim sürecinin vazgeçilmez bir parçası
olduğunu ve farklı değerlendirme stratejilerini kullanmak
gerektiğini bilir.
7.
Nitelikli bir öğretmen, öğrencileri güdülemede, öğrenme ve
çalışma alışkanlıkları kazandırmada ve meslek seçimine yönelik
konularda onlara yardım için gerekli kaynak ve yöntemlerin
neler olduğunu bilir.
8. Bütün
öğrencilerin temel becerilerinin geliştirilmiş olması onların
birey olarak daha etkili olmalarına yardımcı olur. Bunun
bilincinde olan nitelikli bir öğretmen de öğrencilerin temel
becerilerini geliştirmek için gerekli önlemleri alır.
9. Bir
öğretmen, hangi alanda öğrenim görmüş olursa olsun mesleğe
atandığında “bedensel, ruhsal ve zihinsel özellikler
açısından” değişik özelliklere sahip öğrencilerle
karşılaşabilir. Nitelikli bir öğretmen bu tür özel eğitime
gereksinim duyan öğrencilere, onların özelliklerine uygun özel
eğitim olanakları ve fırsatlarını sunma konusunda gerekli
donanıma sahiptir. Bu bağlamda, öğrenmede özel eğitimi
gerektiren alanları ve öğrenci özelliklerinin öğrenme ve
performanslarını nasıl etkilediğini bilir ve öğretim
etkinliklerini buna uygun bir şekilde tasarlar.
10. Okulun,
çevrenin her türlü ihtiyacını karşılayan bir toplumsal kurum
olduğu gerçeğinden hareketle öğretmenlerin görevlerinin
yalnızca örgün eğitimle sınırlı olmadığı söylenebilir. Bu
çerçevede, nitelikli bir öğretmen, yetişkinlerin nasıl
öğrendiklerini bilir ve onların kişisel ve meslekî
gelişimlerini destekleyecek ortamları yaratma konusunda
gerekli donanıma sahiptir.
11. Öğretim
sürecini daha verimli kılmanın yolunun okul yönetimiyle yakın
bir iş birliği içinde bulunmaktan geçtiği gerçeğini her
öğretmenin bilmesi gerekir. Etkili bir öğretmen de bunun
gereklerini yerine getirir ve ders dışı etkinlikleri planlar,
yönetir ve değerlendirir.
12. İyi bir
öğretmen, meslekî ve kişisel açılardan kendisini sürekli
olarak geliştirir, kendisini geliştirmeyle ilgili fırsatları
ve olanakları araştırır ve değerlendirir.
13.
Öğretmenden okulun işleyişiyle ilgili görüş ve öneriler
geliştirmesi, okulun sorunlarına ilgi duyması beklenir. Bu
amaçla nitelikli bir öğretmen, eğitim sisteminin ve okul
örgütünün yapı ve işleyişini bilir.
14. Öğretme
süreçlerinde harcanan çabaların boşa gitmemesi için bir
öğretmenin öğrencilerin bireysel gelişimleriyle yakından
ilgilenmesi gerekir. Bu amaçla nitelikli bir öğretmen; veli
ve diğer ilgili kişilerle iş birliği yapmanın önemini bilir.
Bu listeye
bakıldığında nitelikli bir öğretmenden beklenenlerin biraz
gerçekçi olmadığı düşünülebilir. Öğretmenlerin, farklı
ortamlarda ve farklı özelliklere sahip hedef kitlelerine
yönelik olarak kullanabilmesi için birçok beceriye sahip
olması beklenmektedir. Ancak öğretmenin birçok farklı soruna
çözüm üretecek bir robot olmadığı da bilinmektedir. Bu yüzden
de öğretmen yeterlikleriyle ilgili olarak zihinlerde soru
işaretleri uyanabilmektedir. Öte yandan bir öğretmenin
öğretim sürecinde etkili olabilmesi için bu becerilerin
varlığı da gereklidir. Bu aşamada “peki öyleyse ne
yapılabilir?” sorusunun yanıtı aranmalıdır.
Bu
beceriler her öğretmende aynı düzeyde olmayabilir. Bazı
öğretmenler planlama veya materyal geliştirme konusunda daha
güçlüyken bazı öğretmenler de örneğin “ölçme ve değerlendirme”
veya “özel eğitim” konusunda kendilerini geliştirmiş
olabilirler. Ne yapılabilir sorusunun yanıtı da farklı
alanlarda güçlü olan öğretmenlerin sahip oldukları bilgi ve
becerileri başkalarıyla paylaşmalarında yatmaktadır.
Bakanlığımızın hizmet içi eğitim konusunda yeterli bir desteği
sağlayamadığı bilinmektedir. Aslında bu durum sadece ülkemize
özgü bir durum da değildir. Birtakım gelişmiş batılı
ülkelerde de hizmet içi eğitim konusunda benzer sıkıntılar
yaşanmaktadır. Nitelikli öğretmen ve nitelikli öğretim için
meslekî gelişim konusunda öğretmenlere sağlanmış sürekli bir
desteğin varlığı çok büyük önem taşımaktadır. Ancak eğer bu
sürekli destek merkezî yönetimlerce karşılanamıyorsa
alternatif yollar aranmalıdır. Bu yollardan birisi, okul
temelli programlar düzenlenerek kurum içinde var olan
kaynakların kullanılması olabilir. Yani öğretmenlerin
birbirlerini eğitmelerinin sağlanmasıyla bir hayli yol
alınabilir.
Öğretmenlerin Başvurabilecekleri Bilgi Kaynakları
Öğretmen
niteliklerinin yükseltilmesi konusunda ele alınabilecek bir
başka seçenek de bilgisayar temelli teknolojilerin ve iletişim
teknolojilerinin kullanılması olabilir. Millî Eğitim
Bakanlığının bilişim teknolojileriyle ilgili olarak
gerçekleştirdiği çalışmalar ve sunduğu hizmetler, bu
hizmetlerden yararlanabilenler için önemli birer kaynak
niteliğindedir.
Örneğin
Millî Eğitim Bakanlığının (http://www. meb.gov.tr/) web sitesi
aracılığıyla çok çeşitli kaynaklara ulaşmak mümkündür. MEB
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (http://ttkb.meb.gov.tr/)
“Öğretmenler Portalı” başlıklı site üzerinden (http://ttkb.meb.
gov.tr/ogretmen/) yeni öğretim programlarıyla ilgili bilgiler,
plan örnekleri, ders materyalleri vb. çeşitli kaynakları;
Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Ders
Destek Merkezi” başlıklı bölümde (http://egitek.meb.gov.tr/dersdesmer/DersDestek/dersdestekmerkezi/ana/dds_anasayfa.htm)
web tabanlı öğretim materyalleri ve “Eğitim Medyası” başlıklı
(http://egitek.meb.gov.tr/Medya/Dizin1/Vcd. html) değişik konu
alanları ve farklı düzeyler için çeşitli formatlarda eğitim
medyası (video kasetler, ses kasetleri, filmler, film
şeritleri, VCD gibi) kullanıma sunulmaktadır.
Öte yandan,
farklı türdeki bilgi kaynaklarını, değişen kullanıcı
gereksinimleri doğrultusunda geliştirmek ve yeniden
düzenleyerek kullanıma sunmak üzere Eğitim Teknolojileri Genel
Müdürlüğü (http://egitek.meb.gov.tr/) bünyesinde oluşturulan
bir birim olan “Bilgiye Erişim Merkezi”nde (http://bem.meb.gov.tr/)
kitaplar, video kasetleri, filmler, saydamlar, ses kasetleri,
CD-DVD-VCD’ler, afişler araştırmacıların hizmetine sunulmuş
durumdadır (MEB, 2003). Herhangi bir konuda araştırma yapmak
isteyenler bu merkezde video/TV izleyebilmekte; video, disk ve
DVD okuyucusu, müzik seti ve bilgisayar
kullanabilmektedirler.
Yine il ve
ilçe Millî Eğitim Müdürlüklerinin işlevlerinin bilgi
teknolojileri desteğiyle yürütülmesi amacıyla Millî Eğitim
Bakanlığı Bilişim Sistemi (MEBBİS) (http://www.meb.gov.tr/mebedevlet/mebsis.htm)
projesinin bir alt sistemi olarak oluşturulan ve İLSİS
(http://ilsis.meb.gov.tr/) olarak adlandırılan yönetim bilgi
sistemi projesi “internet hizmetleri, intranet hizmetleri,
teknik destek ve bakım hizmetleri, elektronik posta
hizmetleri, İLSİS uygulama yazılımları, karar destek
çalışmaları, eğitim çalışmaları, web tabanlı uygulamalar,
merkezî veri tabanı oluşturma çalışmaları” gibi çalışma
alanlarında hizmet sunmaktadır.
Bunların
yanında ayrıca yüzlerce bireysel ve kurumsal web siteleri
aracılığıyla sunulan kaynaklar öğretmenlere, “plan hazırlama”
ve “materyal geliştirme” gibi onlarca değişik konuda yardımcı
ve yol gösterici olmaktadır. Bütün bu kaynaklardan yararlanmak
ve/veya bu kaynak havuzuna kendi deneyimlerini paylaşarak
katkıda bulunmak büyük ölçüde bireylerin kendi
sorumluluğudur.
Öğretmen
yeterlikleri konusunda özellikle batılı ülkelerdeki alan
(literatür) incelendiğinde teknoloji yeterliklerinin öğretmen
yeterliklerinin ayrılmaz bir parçası olduğu göze
çarpmaktadır. Ülkemizde yapılan araştırmalarda da
öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının, teknoloji okur yazarı
olmayı bir öğretmenin önemli bir niteliği olarak gördükleri
anlaşılmaktadır (Seferoğlu, 2004).
Öğretmenler, meslekî açıdan yeterli olmadıklarını düşündükleri
alanlarda, elektronik ortamlardan yararlanarak ve elektronik
kaynakları kullanarak kendilerini geliştirebilirler. Hızla
değişen ve gelişen dünyamızda, bu durum, yalnızca öğretmenler
için değil, bir toplumdaki bütün bireyler için kendilerini
geliştirme açısından önemli ve gereklidir. Ancak günümüzde
öğretmenlerin büyük bir bölümünün teknoloji okuryazarlığı
konusunda bir eksiklik yaşadığı da bilinmektedir. Teknoloji
okuryazarlığının günümüzde ne kadar önemli olduğu
düşünüldüğünde bu konuda deneyimli adayların sisteme
girdiklerinde çevrelerine getirecekleri katkılar da daha iyi
anlaşılır.
Teknolojinin öğrenme-öğretme süreçlerindeki potansiyeli bütün
eğitimciler tarafından bilinmekte ve gücü kabul edilmektedir.
Ancak bu potansiyel onların günlük meslekî ve kişisel
yaşamlarını çok az değiştirmektedir. Eğitimcilerin teknoloji
yeterlikleri onların sunacakları hizmeti doğrudan etkileyeceği
için eğitim etkinliklerini geliştirme çabalarında teknolojinin
etkili bir şekilde kullanımının sağlanmasının çok önemli bir
faktör olduğu söylenebilir. Bu nedenle öncelikle
öğretmenlerin teknoloji okuryazarı olmaları yolunda çaba
harcanmalı ve bu çabaların boşa gitmemesi için yani
kazandırılan becerilerin kullanılmayarak unutulmaması için bu
becerileri kullanabilecekleri ortamların da sunulması
gereklidir. Aksi hâlde hem boşa zaman ve emek harcanmış
olunacak hem de kazandıkları becerileri kullanamayan bir kitle
yaratılarak onların “nasıl olsa bir işe yaramayacak”
düşüncesiyle kendilerini edilgen bir duruma sokmalarına yol
açılabilecektir.
KAYNAKLAR
Akyüz, Y.
(2003). Eğitim Tarihimizde Günümüze Kadar Öğretmen
Yetiştirilmesi ve Sağlanması İlkeleri, Uygulamaları (sayfa:
48-66). Eğitimde Yansımalar: VII Çağdaş Eğitim Sistemlerinde
Öğretmen Yetiştirme Sempozyumu. Ankara: Tekışık Yayıncılık.
Berman, P. ve
McLaughlin, M. W. (1978). Federal Programs Supporting
Educational Change, Vol. VIII: Implementing and Sustaining
İnnovations. Santa Monica, CA: Rand.
Mahiroğlu,
A. (2004). Öğretmen Yeterlilikleri Bakımından Eğitim
Fakültelerinin Öğrencilerini Yetiştirme Düzeyleri. XII.
Eğitim Bilimleri Kongresi: Bildiriler (Cilt-I), s. 435-465.
Ankara: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Millî Eğitim
Bakanlığı (2003). Millî Eğitim Bakanlığı, Bilgiye Erişim
Merkezi: Tanıtım. Web: http://bem. meb.gov.tr/turkce/tanitim.html
(Erişim tarihi: Ocak 2003).
Millî Eğitim
Bakanlığı, Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü
(2002). Öğretmen Yeterlikleri. Ankara: Millî Eğitim
Basımevi.
OECD
(1998). Staying Ahead: In-service Training and Teacher
Professional Development. Paris: Organisation for Economic Co-operation
and Development.
Okçabol, R.
(2000). Eğitim Fakültelerinin Derdi Belli YÖK’ün Derdi Ne?
Ankara: Eğitim Sen Yayınları.
Özyar, A.
(2003). Millî Eğitim Bakanlığı’nın Öğretmen Yetiştirme
Politikaları. <Web:http://oyegm. meb.gov.tr/ortasayfa/gn_md_sunu.htm.>
(Erişim tarihi: 23 Temmuz 2003).
Rauth, M., &
Bowers, G. R. (1986). Reactions to induction articles.
Journal of Teacher Education, 37 (1), 38-41.
Rosenholtz,
S. J. (1985). Political Myth About Education Reform: Lessons
From Research on Teaching, Phi Delta Kappan, 66, (5), s.
349-355.
Seferoğlu, S.
S. (2004). “Öğretmen Adaylarının Öğretmen Yeterlilikleri
Açısından Kendilerini Değerlendirmeleri”, Hacettepe
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 26, s. 131-140.
Seferoğlu, S.
S. (2003). Öğretmenlerin hizmet içi eğitiminde yeni
yaklaşımlar, Çağdaş Eğitim Sistemlerinde Öğretmen Yetiştirme
Ulusal Sempozyumu, Eğitimde Yansımalar: VII, s. 149-167.
Seferoğlu, S.
S. (2001a). Elementary school teachers perceptions of
professional development (Sınıf Öğretmenlerinin Meslekî
Gelişimle İlgili Algıları), Hacettepe Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Dergisi, 20, s. 117-125.
Seferoğlu, S.
S. (2001b). Sınıf Öğretmenlerinin Kendi Meslekî
Gelişimleriyle İlgili Görüşleri, Beklentileri ve Önerileri,
Millî Eğitim Dergisi, Ocak-fiubat-Mart 2001, (149), s.
12-18.
Seferoğlu, S.
S. (1999). Hizmet İçinde Meslekî Gelişim ve Uzaktan Eğitim
Teknolojilerinin Kullanılması. Birinci Uzaktan Eğitim
Sempozyumu Bildiriler Kitabı, sayfa 103-111. Kara Kuvvetleri
Komutanlığı, Eğitim ve Doktrin Komutanlığı. Balgat-Ankara,
Aralık 1999.
The Holmes
Group (1996). Tomorrow’s Teachers: A Report of the Holmes
Group. East Lansing, MI: The Holmes Group.
Türkoğlu, A.
(1991). Öğretmen Yetiştirmede Amaçlar. Çukurova Üniversitesi
Eğitim Fakültesi, 1 (5), 105-111.
Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı (YÖK) (1998). Eğitim Fakülteleri Öğretmen
Yetiştirme Programlarının Yeniden Düzenlenmesi. Ankara: YÖK
Başkanlığı.