“Bireyin
davranışlarını istendik yolda değiştirme süreci”
eğitimin en çok bilinen tanımlarından biridir.Bu tanım
eğitimin bir davranış değiştirme olayı olduğunu
gösterir.Neden davranışları değiştirme ihtiyacı
duyuyoruz?Bu davranışlar olumsuz davranışlar mı? Yoksa
bizim olumsuz veya sorunlu olarak telâkki ettiğimiz
davranışlar mı?Bu soruları cevaplamak için davranış
sorununun ne olduğunu, iyi anlamamız gerekir.
Her
şeyden önce bilmeliyiz ki ‘davranış sorunları olan çocuk’
terimi belli bir çocuk için, yani öğrenme güçlüğü, otizm
veya dikkat eksikliği olan çocuklar için kullanılan bir
terim olmayıp genel bir terimdir.Davranış sorunu, çocuğun
kendisinden beklenen davranışı yerine getirmeyip kendisi
ya da başkaları için sorun oluşturan şeyler yapmasıdır.
Davranış
sorunları ne denli şiddetli olursa olsun, çocuğun
yaptıklarından kaynaklanmaktadır, çocuğun kendisinden
değil. Eğer sorunu çocuğun kendisinde görürsek, çocuk var
oldukça olumsuz davranışın var olacağını, daha doğrusu
çocuğun kendisinin her hâlükârda bir sorun olduğunu
peşinen kabul etmiş oluruz ki bu bizi hiçbir yere
götürmez.Bu nedenle sorunlu davranışları tespit etmek için
şu hususları göz önünde bulundurmamız gerekir:
1-Davranış sorunları terimi çocuğun yalnızca yapmamayı
öğrenebileceği davranışlar için kullanılmalıdır.Örneğin
ağır geldiği için elindeki vazoyu taşıyamayıp yere düşüren
çocuğun davranış sorunu olduğunu söyleyemeyiz. Doğru
davranışlarda bulunabilecek bir çocuğa davranışının yanlış
olduğu öğretildiği hâlde çocuğun bu davranışlarda ısrarcı
olması, sorunlu bir davranıştır.
2-Toplumumuzda çocuk davranışlarına farklı farklı tepkiler
gösterilmesi meseleyi içinden çıkılmaz bir hâle
getirmektedir. Bir evde kabul gören bir davranış, başka
bir aile tarafından çok yanlış olarak kabul edilebilir.
Meselâbir aile “Ali kalemi eline geçirdi mi babasının
kitaplığındaki kitapları indirip karalıyor. Bu çok kötü...”
derken diğer aile “Çocuğum kalem tutup yazmaya çok
hevesli, istekli, ne güzel...” diyebiliyor.Bu nedenle
zihnimizde çocuğun nasıl davranmasını istediğimizi
belirlememiz gerekir.
3-Bazen
çocuğun yaramazlıkları da davranış sorunu olarak
görülebilir.Oysa yaramazlık zamanla ortadan kalkan bir
çocukluk özelliğidir. Ancak yaramazlık olayı çocuğun
yaşına göre değişir.Meselâ üç yaşındaki bir çocuk için
evin duvarlarına yazı yazmak yaramazlık iken yedi
yaşındaki çocuk için artık bu bir davranış sorunudur.
4-“Çocuğun
sorunu davranış sorunu mu yoksa duygusal bir sorun mu?”
Bu sorunun cevabı oldukça karmaşıktır. Sorun,
duygusal sorun ya da kişilik sorunu olarak görülürse ona
bazı sıfatlar yakıştırılır: ‘anneye bağımlı, aç gözlü,
saldırgan, tembel ’ gibi. Davranış sorunu bu
sıfatlarla tanımlanırsa bunu düzeltmek için çaba
göstermeyip bütün bu sorunların çocuğun kişiliğinden
kaynaklandığını kabul etmiş oluruz.Eğer sorun davranış
sorunu olarak ele alınırsa o davranışı değiştirmek için
bir şeyler yapılabilir. Bu anlamda “Ali saldırgan”
yerine “Ali küçük kardeşini çimdikliyor” veya “Ali
aç gözlü” yerine “Ali başkalarının tabağından
yiyecek alıyor” şeklinde durum tespiti yapmak, sorunu
çözmeye bir adım daha yaklaşmak demektir.
Davranış
sorununu tanımladıktan sonra, sorunlu davranışın nasıl
kazanıldığını irdelersek, büyüklerin, özellikle de anne ve
babanın olumsuz davranışlar kazanılmasında etkili olduğunu
görürüz. Anne ve babalar istemeden, farkında olmadan
çocuğa yanlış davranışlar öğretebiliyorlar. Meselâ
alışveriş yaparken bir arkadaşınızla karşılaştınız ve
konuşuyorsunuz. Bu arada çocuğunuz kulağınıza fısıldayarak
bir istekte bulundu.Siz karşılaştığınız kişi ile
konuştuğunuz için çocuğunuzun isteğini yerine
getiremediniz.Çocuk bu sefer ses tonunu yükseltmeye,
dahası ağlayıp tepinmeye başlar. Bu durumda anne ya da
baba hemen çocuğun isteğini yerine getirir.Böylece ağlama
ve tepinmenin isteklerini yerine getirmede bir yöntem, bir
davranış şekli olduğu çocuk tarafından öğrenilmiş
olur.Oysa ebeveyn böyle bir durumda konuşmayı kısa kesip
çocuğunu dinlemeli ve çocuğun olumsuz davranışla dile
getirdiği isteği uygun bir dille reddetmelidir.
Çocuk
eğitiminin temellerinin atıldığı ailede çocuğa olumsuz
davranışlar kazandırmamak için çok dikkatli olunmalıdır.
Anne babalar çocuklarının sorunlu davranışlarını düzeltmek
için aşağıda sıralanan birkaç tedbiri aile içi eğitim
sürecinde uygulayabilirler:
1-Çocuğu
ciddiye (kaale) almak:Çocuk bir şey anlattığında onu
dinlemek, sorduğu soruları cevaplamaya çalışmak
gerekir.Aksi hâlde çocuk önemsiz biri olduğu duygusuna
kapılacak ya da sesini size duyurmak ve sorularına cevap
bulmak için olumsuz davranışlar geliştirecektir.
2-Çocuğu
küçümsememek ve aşırı koruyucu olmamak:Ayakkabısının
bağcığını bağlamaya çalışan çocuğa “sen bağlayamazsın,
gel ben bağlayayım” şeklindeki yaklaşım çocuğun öz
güvenini sarsacak ve çocuğu anne babaya bağımlı hâle
getirecektir.Bu da çocuğun kendisinin yapması gereken
işler hususunda yanlış davranışlar geliştirmesine neden
olacak, dolayısıyla sorumluluk bilincinin oluşması da
gecikecektir.
3-Çocuğa
yalan söylememek:Hasta olan çocuğunuzu hastaneye iğne
yaptırmaya götürüyorsunuz ve hastanede “bu amca iğneci
değil, sana iğne yapmayacak” diyorsunuz. Anne babanın
bu davranışı, çocuğa yalanı öğretmenin en güzel yoludur.
Böylece çocuğun ebeveynine ve büyüklerine olan güveni de
sarsılacaktır.
4-Sözünde
durmak:Çocuğa yerine getirilemeyecek sözler asla
verilmemeli, söz verildiğinde de mutlaka bu söz yerine
getirilmelidir. Bu davranış çocukta doğruluk, dürüstlük
gibi ahlâkî kavramların gelişmesini sağlar. Aksi hâlde
çocukta tam tersi davranışlar yerleşmeye başlar.
5-Kendi
seçimini yapmasına izin vermek:Çocuğun olgunluğuna
paralel olarak yaşamında kendini ilgilendiren seçimler
yapmasına izin vermek gerekir.Meselâ kucağa alınmayıp
yürümek isteyen çocuğun ille de kucakta götürülmesi veya
bir yere misafirliğe gitmek isteyen çocuğun zorla evde
bırakılması gibi davranışlar çocuğun tercihlerine
saygısızlık olacak, aynı zamanda çocuğun kendini
geliştirmesini engelleyecektir.
Ebeveyn
olarak her türlü yaklaşım ve tutumumuz, çocuğun
eğitiminde, davranışlarının şekillenmesinde oldukça
belirleyicidir. Dolayısıyla çocuklara gösterdiğimiz olumlu
davranış biçimi, onların sağlıklı bireyler olarak
yetişmesine yardımcı olur.
KAYNAKÇA
KüçükAdımlar,
Macquairie Üniversitesi, Sidney.
Öğretmenler İçinÖğrenci Psikolojisi (Önce RuhsalEğitimi),
(Derleyen: Füsun Aytaç).
Prof.
Dr.MehmetÖzyürek, Sınıfta DavranışEğitimi (Uygulamalı
DavranışEğitimi).