Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi

 

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar |

NİSAN  2005  |  YIL : 6 |  SAYI : 62

GÜNDEM




ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE KALİTE SORUNLARI SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ



Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi öncülüğünde Türkiye’deki diğer üniversitelerin eğitim fakültelerinin de katılımıyla Ankara Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi Konferans Salonu’nda Öğretmen Yetiştirmede Kalite Sorunları Sempozyumu düzenlendi.


Sempozyumun açılışında konuşan Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Yüce Önder Atatürk’ün eğitime ve öğretmenlere verdiği önemi dile getiren sözlerini hatırlattı. Türkiye’de 20 milyona yakın öğrenci bulunduğuna işaret eden Bakan Çelik, bu genç nüfusun önemli bir avantaj olduğunu, ancak eğitilmedikleri taktirde dezavantaja dönüşeceğini vurguladı.

Öğretmenlerin kalitesi ile ilgili böyle bir sempozyum düzenlenmesinin önemine değinen Bakan Çelik, öğretmenin eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğunu, öğretmen olmadan laboratuvarların, kütüphanelerin en lüks eğitim araç-gereçlerinin hiçbir işe yaramayacağını ifade etti.

Bakanlık olarak öğretmen yetiştirmeye çok önem verdiklerini kaydeden Bakan Çelik, öğretmen kalitesini yukarı çekme çabasında olduklarını belirterek “her alanda olduğu gibi eğitim sektöründe de ciddî sorunlar bulunduğunu, ancak bardağın dolu tarafının da görülmesi gerektiğini” vurguladı.

Öğretmenlikle ilgisi bulunmayan alanlardan gelenlerin öğretmen yapılmasına kendisinin de karşı olduğunu ifade eden Bakan Çelik, bunun savunulamayacağını, eğitime ideolojik değil, pedagojik yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Orta öğretim müfredatını yenileme çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu yakında sonuçları kamuoyu ile paylaşacaklarını açıklayan Bakan Hüseyin Çelik, eğitim fakültelerinin öğrencilerini yeni müfredatı göz önünde bulundurarak yetiştirmelerini istedi.

Bakan Çelik, sempozyumdan çıkacak sonuçların çalışmalarında yol gösterici olacağını belirterek, katkıda bulunanlara teşekkür etti.

Sempozyumun açılışında konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras, eğitimle ilgili sorunlara ne kadar önem verilirse o kadar ilerleme sağlanacağını kaydetti. Orta öğretim sisteminde büyük bir sorun olduğunu ifade eden Aras, meslekî ve teknik liselerden meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş hakkı verilmesinden sonra meslek yüksek okullarında başarı oranının düştüğünü belirtti. Yüksek öğretimde de eksiklikler bulunduğunu kaydeden Rektör Aras, yüksek öğretime ayrılan kaynağın artırılması ve öğrenci başına yapılan harcamanın en az 4 bin dolara çıkarılması gerektiğini anlattı.

Rektör Aras, “ ‘Tevhid-i Tedrisat’tan hiçbir şekilde uzaklaşmadan geleceğin eğitimcilerini nasıl yetiştireceğimizi planlamalıyız” dedi.

Sempozyuma katılan Tekışık Eğitim Araştırma Geliştirme Vakfı Başkanı Hüseyin Hüsnü Tekışık da “eskiden öğretmenlerin yokluk içinde varlık yarattıklarını, toprak damları okul hâline getirdiklerini” vurgulayarak, “Bugün Doğu ve Güneydoğu’ya, Karadeniz’in iç kesimlerine, köylere gidecek öğretmeni zor buluyoruz” dedi.


TÜRK MİLLÎ EĞİTİM SİSTEMİNDE DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ
 

Yarınlar İçin Düşünce Platformu tarafından Ankara Hilton Otel’de düzenlenen, Türk Millî Eğitim Sisteminde Din Eğitimi ve Öğretimi Sempozyumu Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, eğitimde kalitenin artırılmasında, bilim adamlarının çalışmalarının, bu tür sempozyumlarda alınan kararların ve raporların ışık tutacağını kaydetti. Globalleşmenin önemine işaret eden Çelik, bunun artık bir dünya gerçeği olduğunu, globalleşmenin dışında kalınamayacağını ifade ederek globalleşmeyi, akan suya benzetti. Millî Eğitim Bakanı, globalleşmenin dezavantajlarını bertaraf edip, avantajlarından yararlanmak için bu kavramı çok iyi kavramak gerektiğini vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, globalleşme sürecinde toplumların kendi içlerine kapanmaktan çıktığını, internet ile birlikte kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, dinî söylem, telkin, propaganda ve din öğretilerinin farklı bir boyut kazandığını belirtti. Bugün özellikle İslâm dünyasında, Hıristiyan dünyasından gelen çok ciddî misyonerlik faaliyetlerinden söz edildiğini hatırlatan Çelik, “Misyonerlik, tarihin derinliklerinde de vardı. Ama bugün farklı boyutlar kazanmıştır. Kullandığı vasıtalar, propaganda araçları, insanlar ile muhatap olma şekilleri değişmiştir. Bu meseleyi yeniden düşünmemiz gerekir” diye konuştu. Dini, “realite, olgu, insanın yeryüzüne gelişiyle var olan bir değer” olarak nitelendiren Çelik, insanlık var oldukça, dinlerin var olmasının da kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Millî Eğitim Bakanı, Anayasanın 24. maddesinin, din eğitiminin, devletin gözetim ve denetiminde yapılmasını öngördüğüne işaret ederek, öğrencilere, din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinde, din kavramının anlatıldığını vurguladı. Bakan Çelik, bu dersin, dinler hakkında öğrencileri belli kültüre kavuşturmak için konulduğunu ifade etti.

Din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinde, ülke nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olduğu için Müslümanlığın öğretildiğini bunun yanı sıra, Hıristiyanlık, Musevilik gibi semavî dinler hakkında da bilgiler verildiğini anlatan Bakan Çelik, ahlâk kavramının birçok toplumda benzerlik gösterdiğini söyledi. Bu dersin zorunlu olup olmaması tartışmalarını gereksiz gördüğünü dile getiren Bakan Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak eğer insanlar bu ders kapsamı dışında kendi dinlerini yaşayabilmek, kendi dinlerinin pratiklerini öğrenebilmek için imkânlar araştırıyorsa, zemin yokluyorsa veya devletin zemin hazırlamasını istiyorsa bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalı, kolaylıklar sağlanmalıdır. Bunların büyük çoğunluğu Diyanet İşleri Başkanlığı kanalıyla yapılmalıdır. Din eğitimi ve öğretimi meselesini, insanlığın meselesi, ihtiyacı, din ve vicdan özgürlüğü kapsamı içerisinde düşünmemiz gereken bir hadise olarak ele almak zorundayız.

Din eğitimi ve öğretiminin sadece Türkiye sınırları içinde olmadığını belirten Çelik, yurt dışında yaşayan Türklere işaret etti. Bakan Hüseyin Çelik, bir milletvekilinin, kendisine Avusturya’da Türk çocuklarına din öğretiminin nasıl yapıldığını sorduğunu, Avusturya İslâm Cemaati tarafından gerçekleştirildiği yanıtını verdiğini anlattı. Bu cevabın, bir gazetede, “Millî Eğitim Bakanı, din eğitiminin cemaatlere verildiğini itiraf etti” şeklinde yer aldığını anlatan Çelik, bu teşkilatın Avusturya hükümeti tarafından kurulduğunu, ülkede yaşayan bütün Müslümanların da üyesi olduğunu söyledi.

Bakan Çelik, Türkiye’de herkesin kendini din uzmanı, otorite zannettiğini ifade ederek, din ve din eğitimini, herkesin canı istediği gibi, ulu orta konuşacağı alan olarak görmemek, bu işi ehline bırakmak gerektiğini vurguladı.

Din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerinin müfredatını değiştirdiklerini belirten Bakan Çelik, birçok bilim adamından yardım aldıklarını ve önümüzdeki günlerde bu çalışmaları, kamuoyunun görüşlerine açacaklarını bildirdi.

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın da insanın yaşamında manevî kavramlara ve inançlara ihtiyacı olduğunu, toplumdaki gelenek, görenek, örf ve anane gibi temel öğelerin alt yapısını da dinin şekillendirdiğini kaydetti.

İnsana katkı yapan manevî değerleri doğru verebilmek için, insanın inandığı dinin ve temel ilkelerin iyi anlatılması ve öğretilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, “Bugün resmî ve özel kurumlarımızdaki ahlâkî erozyonun, halkımızdaki derin çıkmazın, bölgemizdeki kan ve kargaşanın, dünyamızdaki korkunç dağınıklığın temel sebebinin de insanların maneviyatına sahip çıkmamalarından veya bunu iyi anlayamadıklarından kaynaklanmaktadır.” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Aydın, son on beş yıl içerisinde meydana gelen yolsuzlukların sigara, içki, uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıkların, hırsızlık, kapkaç gibi adî suçların, aile düzenini bozan fuhuş-zina gibi ahlâkî bozuklukların, İslâm inancının radikalleştirilme çalışmalarının da temel sebebinin iyi bir din eğitimi ve öğretiminin verilmeyişinden kaynaklandığını kaydetti.

Konuşmaların ardından, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan, “Dinî Eğitim ve Öğretimin Vazgeçilmezliği” konulu, Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretim Genel Müdürü İrfan Aycan da “Mevcut Din Öğretimi Uygulamalarının Değerlendirilmesi” konulu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Şevki Aydın ise “Diyanetin Topluma Sunulan Yaygın Din Eğitimi Hizmetinin Etkinliğinin ve Verimliliğinin Arttırılmasına Yönelik Çalışmaları” konulu bildirilerini sundular. İki gün boyunca devam eden sempozyumda din eğitimi merkezli toplam 19 tebliğ sunuldu.


"ÇOCUKLAR KİTAPLA BÜYÜSÜN" I. SAKARYA ÇOCUK EDEBİYATI GÜNLERİ
 

Çocuk Vakfı, Sakarya Üniversitesi, Sakarya Valiliği ve  Adapazarı Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde 4–8  Nisan 2005 tarihleri arasında I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri düzenleniyor. Ana teması ‘Çocuklar Kitapla Büyüsün’ cümlesiyle belirlenen ve bu yıl ilki düzenlenecek olan Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri etkinliklerine Aytül Akal, Seza Aksoy, Ayla Çınaroğlu, Gülten Dayıoğlu, Refik Durbaş, Fatih Erdoğan, Yücel Feyzioğlu, Mehmet Güler, Aysel Gürmen, Ayşe Kilimci, Mustafa Ruhi Şirin, Yalvaç Ural, Mavisel Yener, Mevlâna İdris Zengin ve Salih Zengin’den oluşan zengin bir şâir ve yazar kadrosu katılacak. I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri’nin bu yılki onur konuğu ise Fazıl Hüsnü Dağlarca.


I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri boyunca çocuklara okuma sevgisi ve okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikler planlandı. Köy, kasaba, ilçe ve şehir merkezinde olmak üzere toplam 25 ilköğretim okulunda düzenlenecek programlarda çocuklarla bir araya gelecek olan şair ve yazarlar okuma saatlerinin yanı sıra okuma sevgisi, okuma alışkanlığı ve edebiyat sevgisi üzerine çeşitli etkinliklere katılacaklar. Her Çocuğa Bir Kitap Projesi kapsamında etkinlikler süresince ilköğretim öğrencilerine Sakarya Valiliği tarafından Türk çocuk edebiyatının seçkin örneklerinden oluşan binlerce kitap hediye edilecek.

I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri etkinliğinin sözcüsü Mustafa Ruhi Şirin’in konuyla ilgili açıklaması ise şöyle: “Türkiye’de ilk kez kent ölçekli çocuk, anne-baba ve öğretmen katılımı ile Sakarya Valiliği, Adapazarı Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi ve Çocuk Vakfı iş birliğinde çocuk edebiyatı etkinlikleri düzenlenecek Sakarya’da köy, kasaba, ilçe ve şehir merkezindeki okullarda gerçekleşecek etkinliklerde çocukların seçkin edebiyat örnekleri ve yazarlarla buluşması amaçlanıyor. Çocuklara okuma sevgisi ve okuma alışkanlığını edebiyatla kazandırmaya yönelik bu etkinliğin Türkiye için bir örnek olmasını diliyoruz.

I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri 4 Nisan 2005 Pazartesi günü saat 10.30’da başlayacak ve beş gün boyunca çocuk edebiyatı kültürüne yönelik açık oturum, panel ve söyleşiler düzenlenecek. Etkinlikler boyunca çocuklar, öğretmenler ve anne-babalar çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapan akademisyen, şair ve yazarlarla buluşacak.

I. Sakarya Çocuk Edebiyatı Günleri çerçevesinde düzenlenecek kimi etkinlikler şöyle:

“Okuma Alışkanlığı: Aile, Çocuk ve Okul”: Yalvaç Ural, Aytül Akal, Dr. Fatih Erdoğan, Gülten Dayıoğlu, Mavisel Yener. (4 Nisan 2005; 13.00–15.30; Abasıyanık Sanat Merkezi).

“Edebiyat Sevgisi Nasıl Kazanılır?”: Refik Durbaş. (4 Nisan 2005; 13.30–15.00; İl Halk Kütüphanesi).

“Türkiye’de Çocuk Edebiyatı Kültürü”: Mustafa Ruhi Şirin, Prof. Dr. Sedat Sever, Doç. Dr. Selahattin Dilidüzgün, Doç. Dr. Ali Gültekin, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özdemir. (4 Nisan 2005; 14.00–16.00; Sakarya Üniversitesi Süleyman Demirel Konferans Salonu).

“Çocuk ve Kitap Kültürü”: Mustafa Ruhi Şirin. (5 Nisan 2005; 10.00-12.00; İl Halk Kütüphanesi).

“Çocuk Edebiyatı Buluşması”: Gülten Dayıoğlu, Yalvaç Ural, Mustafa Ruhi Şirin. (5 Nisan 2005; 14.00–16.00 ; Hendek Kültür Merkezi).


ARAKLI ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİNDEN TÜRKİYE' DE VE DÜNYADA EN ÇOK KİTAP OKUYAN OKUL OLMA PROJESİ
 

Trabzon Araklı Anadolu Öğretmen Lisesi, “Türkiye’nin ve dünyanın en çok kitap okuyan okulu” olma iddiasıyla yola çıktığı proje kapsamındaki çalışmalarının uluslararası tescili için Guinnes Rekorlar Kitabı Türkiye Temsilciliği’ne müracaat etti. Araklı Anadolu Öğretmen Lisesi Müdürü Hasan Suiçmez, konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Uyguladığımız bu proje ile öğrencilerimizde olağanüstü sosyal değişimler olduğu gözlenmektedir. Bakanlığımıza bir CD şeklinde uyguladığımız projemizin işlem basamaklarını arz etmiş bulunmaktayız.

Trabzon Araklı Anadolu Öğretmen Lisesinde uygulanmaya devam eden Türkiye’de ve Dünyada En Çok Kitap Okuyan Okul Olma Projesi’nin tescili için Guinnes Rekorlar Kitabı Türkiye Temsilciliği’ne müracaatta projenin işlem basamakları şöyle anlatıldı:

1. Sene başı “Öğretmenler Kurulunda” her sınıf için sınıfların müfredat programları göz önüne alınarak öğrencilerin yıl içerisinde kaç sayfa kitap okuyabilecekleri görüşülür ve tespit edilir. (Bu sayı 2004-2005 Eğitim-Öğretim yılı için: Ara sınıflarda aylık 800 sayfa, son sınıflarda ise 375 sayfadır. Yıllık olarak ara sınıflarda 6400 sayfa, son sınıflarda 3000 sayfadır.)

2. Bu sayısal tespitten sonra sınıf kitaplık kolu başkanlıklarına birer dosya hâlinde ve sınıf sayısınca formların olduğu “Sınıf Kitaplık Okuma Defterleri” verilir.

3. Okulumuzun kütüphanesindeki bütün eserler okul kütüphane programının bulunduğu bilgisayara yüklü olduğundan öğrencilerimiz okulun açılışından itibaren okuyacakları kitapları kütüphanemizden alırlar. Okunan kitaplar sayfa sayısı hakkında sınıf kitaplık kolu başkanları bilgilendirildikten sonra kütüphaneye iade edilir.

4. Muhtemel suiistimalleri önlemek için öğrencilere aylık ve yıllık asgarî okuma sayfa sayısı konulmuştur. Öğrenciler bu sayının üzerinde de kitap okumaktadırlar.

5. Aylık olarak öğrencilerin okudukları kitap sayfa sayısı ve okuyup okumadıkları denetime tabi tutulur. Şöyle ki: Sınıf öğretmenleri kitaplık kolu başkanından sınıfındaki her öğrencinin asgarî okuma standardını tamamlayan öğrencilerin okuma sayfa sayılarını alır, bunu ikinci bir forma işleyerek okul müdürünün onayına sunar. Okul müdürü bu formu inceler, eksik okuma varsa öğrenciyi ve velisini çağırarak bilgilendirir, eksik okuma sayfaları gelecek ayın asgarî okuma sayfasına ilave edilmek üzere öğrenciye tamamlattırılır.

6. En son olarak kitapların gerçekten okunup okunmadığını anlayabilmek için, Türk Dili ve Edebiyatı ile Tarih öğretmenlerinden kurulu komisyon, her ayın sonunda her sınıf için okuma tespitleri yapar. Bunun için komisyon üyeleri sınıflara girmeden önce kütüphane bilgisayarından her sınıf için ayrı ayrı tutulan kayıtlardan okunan kitap listelerini alır ve sınıflara girer. Her öğrencinin hangi kitabı okuduğu bu listelerde belli olduğu için kitapla ilgili sorulan sorular yardımıyla öğrencilerin bu kitapları okuyup okumadıkları test edilir. Bu işlem basamakları yıl sonuna kadar her ay tekrar edilir.

7. Bu proje okulumuzun mevcut 312 öğrencisi ile birlikte yürütülmektedir. Bütün öğrencilerimiz asgarî standartları “Öğretmenler Kurulunca” belirlenen sayıda kitap okumaktadırlar. Bu projenin 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında uygulanması sonucu o dönemki 283 okul mevcudumuz ile 2.617.000 sayfa kitap okumuş bulunmaktayız. Bu yılki hedefimiz yaklaşık olarak 3 milyon sayfadır.

8. Bakanlığımız bu projemizi kendi resmî internet sitesinde yayınlamıştır. Ancak bizi resmî olarak “Türkiye’nin ve Dünyanın En Çok Kitap Okuyan Okulu” olarak ilan etmek için ellerinde resmî bir kriterin olmadığını beyan ettiklerinden bu çalışmamızın dünya çapında bir örnek teşkil etmesi açısından tarafınızdan incelenerek değerlendirilmesini arz ve talep etmekteyiz.”


 

 

 

 

İçindekiler

Editör

 

Ermeni Soy Kırımı İddiaları Ne Doğru?
Yusuf HALAÇOĞLU


Pörçük Meşkler

İsmail KARAKURT

 

Adı Olmayan Bir Renk

Filiz AKIN BAŞAR

 

Aşk Kapıdan Baktırır
Arif AY

Zeyneptir Hayallerimin Adı
Arif BÜK


İstek

Esin ACAR BEKÂR

Remzi İnanlı İle Okul Öncesi Eğitimi ve Sorunları Üzerine Söyleşi

Çocuk Gelişiminde Anaokulu Eğitiminin Önemi
Belma TUĞRUL


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ailenin Eğitime Katılımı
Esra ÖMEROĞLU - Münevver CAN YAŞAR


Dil Gelişiminde Çocuk Kitaplarının Rolü

Mübeccel GÖNEN
 

Okul Öncesi Eğitimde Yeni Yaklaşımlar
Z. Fulya TEMEL

 

Okul Öncesi Dönemde Hareket Gelişimi ve Eğitimi
Saime ÇAĞLAK SARI


Anaokullarımızda Duyarlık Eğitimi
Hasan PEKMEZCİ

Farklı Ülkeler ve Okul Öncesi Eğitimde Farklılıklar

Gelengül HAKTANIR


Kafamızdaki Engeller
Ü. Gülsüm BÜLBÜL

 

Hüzün Yüklü Trenler
Fatma ÇELDİR

 

Boş Kâğıt
Mehmet LEVENT

 

Unutulmaya Yüz Tutmuş Çocuk Oyunları

Mahmut KILIÇALP

 

Çocuklarda Davranış Sorunu

Abdullah FIRAT

 

Usta' nın Petersburg' u

Ethem BARAN

 

Gündem


 

Diğer Elektronik Yayınlar

[Tebliğler Dergisi][Milli Eğitim Dergisi]

 Ana Sayfa    | Eski Sayılar  |

Copyright © T.C. Milli Eğitim Bakanlığı  Yayımlar Dairesi Başkanlığı, 2000
URL: http://yayim.meb.gov.tr
 Yorum, öneri ve yazılarınızı bekliyoruz.
baae@meb.gov.tr