İçindekiler

° Editör

° Aralık' ta Bir Ezgi / Talip IŞIK

° Şakağımda Aşk Mühreleri / Selâmi ŞİMŞEK

° Ana / Âşık Mustafa Ruhani TEMEL

° Kapı / Mustafa Ökkeş EVREN

° Benim Babaannemin Kırmızı Başlıklı Torunu Olmadı / İbrahim GÜLTEKİN

° Hayatın Gri Rengi / Turabi ONAY

° Geceye Söyleşi / Fatih TİRYAKİ

° Ah Kitap Yine Kurtardın Beni / Kübra ASLAN

° Ahmet Hamdi TANPINAR' ın "Ne İçindeyim Zamanın?" Şiirini Tahlil / Nurullah ÇETİN

° Türkülerde Yaşamak / Tuba BENLİ

° Aşkın Yolcusu / Ayşe AYAZ

° Japonya' ya Eğitim Amaçlı Bir Gezi / Mustafa BAYRAKÇI

° Avuntu / Ayhan ERKALP

° Gurbet / Ekrem YALBUZ

° Ben ve Doğa / Zehra Bahar GEY

° Sevgili Öğretmenim / Funda ÖZSOY ERDOĞAN

° Araba / Cansu US YAZICI

° Haykırışlarda Boğulan Hıçkırıklar / Güneş KAYACAN

° Spor, Beslenme ve Sağlık / Orhan KIRIKOĞLU

° Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) / Hasan CAN

° Hüzünlü Anlar Durağından Geçerken / Yağmur YAĞIZATLI

° Ethem Baran' ın Dönüşsüz Yolculuklar Kitabında İnsan Halleri / Şaban ÖZÜDOĞRU

° Oğuz Atay' ın Bir Bilim Adamının Romanı Adlı Eseri / Celal ASLAN

° Paris' in Arka Sokaklarındaki Hüznün, Aşkın ve Tutkunun Ölümsüz Romanı Sefiller / Banu DAVUN

° GÜNDEM


 

aralık 2005

KAPI

Mustafa Ökkeş EVREN
 

Adamın içinde yıllarca kilitli duran bir kapı vardı.Ne zamandan beri kilitliydi bu kapı ve neden kilitliydi bilmiyordu. Ama bu kapının farkındaydı ve bu farkındalık adamı içten içe rahatsız ediyordu. Kapının ardında ne vardı ve nereye açılıyordu?Çok merak etmesine rağmen işlerinin yoğunluğu nedeniyle bir türlü bu kapıyı açıp içeriye girme fırsatı bulamamıştı. Kapının bir özelliği de ağaçtan yapılmış olmasıydı. Ne ağacından yapıldığını tam olarak kendisi de kestiremiyordu, ancak ağaç bazen kayın, bazen de ceviz kokuyordu. Üzerinde de belli belirsiz kuş ve çiçek desenleri vardı. Bir de kocaman tokmağı.

Adamın içinde ardına kadar açık başka kapılar da vardı. Bunların bir çoğu da oldukça gösterişli, çelik ve plastikten yapılmış hantal ve büyük kapılardı.Hiçbirisinin kokusu yoktu.

Adam bir gün kendisini içten içe kemiren içindeki bu kilitli kapıyı açmak, içeriye girmek ne olup bittiğini anlamak ve artık kendisine sıkıntı veren bu durumdan kurtulmak istedi. Bir müddet hiçbir işle ilgilenmeyecekti.Sanki uzun bir yolculuğa çıkacakmış gibi heyecanlıydı.

'Tamam' dedi, 'içimdeki bu kapıyı açacağım artık.'

Sadece yalnızlığı vardı yanında.Bütün cesaretini topladı.İçindeki kapıya yaklaştı ve tokmağıyla üç kez kuvvetlice vurdu.

"Tak tak tak!"

İçinde sanki gong çalıyordu. Adamın kalp atışları hızlandı; kapıyı kim açacaktı, bunu çok merak ediyordu. Bir müddet sonra içeriden bir ses karşılık verdi.

"Kim o?"

Adam hiç beklemeden ani bir refleksle cevap verdi.

"Ben" dedi.

Adam içeriden şu sorunun gelmesini bekliyordu "Sen kimsin?" Çünkü adam kendisini tanıtmamıştı, ismini, ne iş yaptığını söylememiş, sadece ben demişti.Ama adam yanıldı, içerdeki ses adama sen kimsin diye sormadı.

"Ne istiyorsun?" diye sordu.

Adam şaşırmıştı, böyle bir soru beklemiyordu. 'Ne istiyorsun'a ne cevap vermeliydi?Ne isteyebilirdi ki veya ne istemesi gerekiyordu?Bu kapının açılması için bir şey mi istemeliydi?Adamın hiçbir şeye ihtiyacı yoktu, acaba bu kapı Alaaddin'in sihirli lambasının devi gibi bütün dilekleri yerine getiren sihirli bir kapı mıydı?Bunu öğrenmenin bir yolu vardı, test etmeliydi kapıyı.

İçerideki ses tekrarladı soruyu:

"Ne istiyorsun?"

Adam"Para" dedi.

Kapı açılmadı, tekrarladı soruyu.

"Ne istiyorsun?"

Adam "Araba" dedi.

Kapı açılmadı, tekrarladı soruyu.

"Ne istiyorsun?"

Adam bu kez de "Ev" dedi.

Yine açılmadı kapı, tekrarladı soruyu.

"Ne istiyorsun?"

"Seni istiyorum" dedi adam sinirlenerek.

Bu işten iyice sıkılmıştı. Bu bir oyun muydu, niye açılmıyordu bu kapı?Kapının ardındaki ses tekrarladı soruyu.

"Ne istiyorsun?"

Adam birden bağırarak"Çocukluğumu istiyorum, çocukluğumu" deyiverdi.

Sanki sihirli sözcüğü bulmuştu adam, kapı ağır ağır açılmaya başladı; menteşelerinden çıkan gıcırtı sesi piyano melodisini andırıyordu. Kapı açıldıkça kuş sesleriyle çocuk seslerinin, çiçek renkleriyle gökkuşağı renklerinin birbirine karıştığı bir manzara çıkıyordu içeriden.

Adam gözlerine inanamıyordu; tahtadan, çam ağacının kalın kabuklarından kendi elleriyle yaptığı oyuncakları, upuzun kuyruklu kasnaklı uçurtması, gıcır gıcır bilyeleri, çelik çomak sopaları, tırmandığı erik ağacı, arkadaşlarıyla top oynadığı o toprak saha, iki katlı ahşap evi, sokağı, hepsi ama hepsi karşısındaydı.

Kapıdan sevinçle girdi içeriye adam, kendisiyle beraber her köşeden çocuklar da gelmeye başladı yanına. Aa bu Ahmet değil miydi, şu gelen Muzaffer, işte mahallenin en yaramazı Soner de koşarak geliyordu. Adam birden çocuklaştı ve tıpkı eski günlerdeki gibi koşup oynamaya başladılar özgürce ve gönüllerince. Çocuklaşan adam bir yandan oyun oynarken bir yandan da "İyi ki girmişim bu kapıdan içeri, zor oldu ama iyi oldu." diye düşünüyordu. Adam zaman kavramını sanki unutmuştu, ne kadar zamandır burada olduğunu bilmiyordu. Koşmaktan, oynamaktan yorulan çocuk adam erik ağacının gövdesine yaslanarak ayaklarını da uzattı biraz dinleneyim dedi içinden, az sonra tekrar oynarım diye düşündü.

Hafifçe gözlerini kapattı.Bir müddet böyle durduktan sonra bir ses duydu.

Tık tık tık.

Kapı sesiydi sanki.

Az sonra yine aynı ses.

Tık tık tık.

Adam kendisini toparlamaya çalıştı, gayriihtiyarî "Giir" dedi.

Kapı sessizce açıldı ve her zamanki kibarlığı ve inceliğiyle sekreter kız tebessüm ederek"Efendim yönetim kurulu toplanalı on beş dakika oluyor, toplantı için sizi bekliyorlar" dedi.

Adam gözlerini oğuşturdu. Sanki büyü bozulmuş gibi içindeki kapı ağır ağır kapanmaya başladı ve yaslandığı koltuğundan ağır ağır kalkarak toplantı odasının yolunu tuttu.

 

Dergimizin yıllık abone bedeli 20 YTL (öğretmen ve öğrenciler için 15 YTL)' dir.
Abone bedelinin Ziraat Bankası Şehremini-İstanbul şubesindeki Devlet Kitapları Döner Sermayesi Müdürlüğünün 130978 numaralı hesabına yatırılarak makbuzun ve açık adresin Yayımlar Dairesi Başkanlığı Teknikokullar - ANKARA aderesine gönderilmesi gerekmektedir.

© 2005 T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı
URL: http://yayim.meb.gov.tr
Yorum, öneri ve yazılarınız için;
E-Posta: baae@meb.gov.tr