Aralık' ta Bir Ezgi
TALİP IŞIK
çılgın bir adam geçiyor mevsimlerden
kahverengi odalarımız atlas ipekten
savaşlarda yitirdiğimiz oyuncaklarımız
bilmem kaçıncı uykulardan geçiyor bu çocuklar
kaçıncı savaşın baharından
yalın bir rüzgâr esiyor şimdi
beyaz bir tül süslüyor umutlarımızı
kınalı saçlarıyla uyanıyor ırmaklar
beyaz bir güvercin bize doğru uçuyor
yürüdükçe büyüyor hüzünlerimiz
ellerim üşüyor... yanaklarım üşüyor...
bir ses seni çağırıyor anne
bu adamlar çılgın birer çocuk
ateşe veriyorlar dağları ovaları
kırılıp dağılıyor umutlarımız
son bir söz son bir mısra
seni çağırıyor anne
ve aylardan aralık
her şey ama her şey
sarıya çalıyor
Şakağımda Aşk Mühreleri SELÂMİ ŞİMŞEK
Edip Somunoğlu İ.Ö.O. Öğretmeni
ERZURUM
İlkin gözlerin gitti kuşlarla
Saçlarına kaç ayna tuttum hiç uzamadı
Irmağa ilkin duman dokunur hey yar
Adımı ki uzatırlar bir söz teneşirine
Yağmura tutarlar silinsin diye gözlerinden
Ateşin yaraları da olur ve ondan su sürerler
Babalar akşama ekmek getirir
Çocuklar ondan bilirler ekmek getirmeyi
Ama severken hep anne kesilir babalar
Ekinler büyüdükçe umutlar da büyür
Bir sevinç ki hüznün elinde neyleyim
Kızlar çeyizinden vazgeçemez ki
Gülüşüne değmiş ellerim olmasa
Kim bilecek şakağımda aşk mühreleri
Ana
ÂŞIK MUSTAFA RUHANİ TEMEL*
Kalbin çarpar duygu dolar yüreğin
Yavruya şefkatin bol olur ana.
Engin hayallerin, arzun isteğin
Yeşerir yapraklı dal olur ana.
Ana nennilerin sözü barıştan
Merhametin parlak aydan, güneşten
Sevgi salkım salkım her iki baştan
Gönülden gönüle yol olur ana.
Ana sen yavruya sevdalı hatun
Büyütmek, eğitmek hüsnü niyetin
Göysün kaynayınca damlar aksütün
Yığılır kucağan göl olur ana.
Ana sen bu eve vefalı gelin
İzin ver öpeyim mübarek elin
Her akşam her sabah dilin, dileğin
Süzme kaymak olur, bal olur ana.
Anaya saygılı evladın hası
Evlâdda ananın murad dünyası
Senin kolundaki umut halkası
Benimde sazıma tel olur ana.
Hayatımın çarkı hızlı dönerse
Duanı eksik etme, dönmesin terse
İş bu ya, başıma bir hâl gelirse
Akar gözyaşların, sel olur ana.
Ben Ruhani oldum küçük yaşımda
İsmim yazılıdır mezar taşımda
Sevenler şaşmasın yanı başımda
Bir sarı bir beyaz gül olur ana.
Dergimizin yıllık abone bedeli 20 YTL (öğretmen ve öğrenciler için 15 YTL)' dir.
Abone bedelinin Ziraat Bankası Şehremini-İstanbul şubesindeki Devlet Kitapları Döner Sermayesi Müdürlüğünün 130978 numaralı hesabına yatırılarak makbuzun ve açık adresin Yayımlar Dairesi Başkanlığı Teknikokullar - ANKARA aderesine gönderilmesi gerekmektedir.
|
© 2005 T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı
URL: http://yayim.meb.gov.tr
Yorum, öneri ve yazılarınız için;
|
Avuntu AYHAN ERKALP
Çatak İ.Ö.O. Öğrt.
Hisarcık / KÜTAHYA
Dağlarda,
Zambaklar kadar yalnız,
Papatyalar kadar çaresiz ve güzel,
Bir özgürlük şarkısı dinlerken,
Köy çocuklarının dudaklarından,
Akıp gitti seneler.
Yalnızlık,
Vazgeçilmezim olduysa eğer,
Eğer mevsimleri saymıyorsam,
Seninle geçen
Nice güzel günlere,
Elveda...
Gurbet EKREM YALBUZ
Gurbet tuttu ellerimden,
Çaldı taştan taşa beni.
Ayırdı dost yarenimden
Yandırdı ataşa beni.
Önce kanadımdan kaptı,
Türlü türlü oyun yaptı.
Ben kalktıkça yere çarptı,
Hep getirdi tuşa beni.
Rüzgâr aldı güllerimi,
Dolu kırdı kollarımı.
Kar bağladı yollarımı,
Uğrattı hep kışa beni.
Sularını içemedim,
Irmağını geçemedim.
Uçurdum da uçamadım,
Özendirdi kuşa beni.
Bulamadım son yerimi,
Felek tüketti ferimi.
Sonunda aldı yârimi,
Yaktı baştan başa beni.
Ben ve Doğa ZEHRA BAHAR GEY
KAKÜV Özel İ.Ö.O. Öğrencisi
KARS
Ben bahar çocuğuyum
Çiçeklerin hiç solmadığı gün
Gelmişim dünyaya Bulutların hiç ağlamadığı gün
Ben sıcakların çocuğuyum
Yazın uzanıp sahile
Güneşlenirken yaslandığın kum tanesiyim
Güneşin hiç batmadığı zamanda
Ben yıldızların çocuğuyum
Ay ile dost
Güneş ile dargın olan biriyim
Güneşin yüzü hiç görünmediği zamanda
Ben ağaçların çocuğuyum
Sonbaharda dökülen yapraklar değil
Yaprakların tutunduğu dalım ben
Kar hiç yağmadığı zamanda
Ben, geceleri canlıları aydınlatan
Deniz sularında kaybolan dalga
Ben, bulutlardan düşen kar tanesi
Hiç batmayan, sönmeyen güneş
|