aralık 2005 |
|---|
GECEYE SÖYLEŞİ |
|---|
Fatih TİRYAKİ Karanlık ve soğuk... Birbiriyle kardeşçesine yaşayan iki dost gibi duruyorlar gecenin ortasında. Saatin tam olarak kaçı gösterdiğini bilmiyorum. Sadece, günün ilk ışıklarına kadar göz kırpan cam fanus ile birlikte, sessizliğin sesini dinliyorum, ağır ağır. Bahar neşesi arıyorum zemheri soğuğunda, bülbül ötüşü hayalliyorum. Desene “ Daha çok beklersin bu havada gülü bülbülü ” diyor çaresizliklerim. İçtenlikler diliyorum göklere. Enginlikler, ulvilikler tasarlıyorum. Seferinden dönemeyenlere esenlikler diliyorum, selâm gönderiyorum, beyaza kesilmiş çıkmayan sesimle, gecenin bir yarısında... Sonra birden, bu kızgın gece yarısında, öfkeden kudurmuş gecenin bu son durağında, sonra birden şiir tadında sevilesi bir ney sesi duyuyor kulaklarım. Semazenler dönüyor, dönüyor. Herkes sükut kesilmiş. Ne anlattıklarını sanki kimse hiç anlamıyor veya hepsini anlıyor da sükûtu kütüphaneleri dolduruyor. Anaların öpülesi elleri, çocukların masum hıçkırıkları, çaresizliğin boynu bükük gülümsemesini izliyorum kare kare hayal penceremden. Beni ben yapan, beni bende kılan, beni benimle var eden... Hey koca Yunus diyorum. Hey Türkmen kocası. Binlerce inciyi binlerce ipe nasıl dizdin diye haykırıyorum! Hayatlara hayat veren, ruhları bir anne sıcaklığında okşayan, gaddarı mazlum yapan, gönül gözünden nağmeler çağlatan her bir kitabeyi hangi kaynaktan su içerek biçimlendirdin? Sorular, sorular... Bazen soruların da hiçbir anlam taşımadığını düşünüyorum. Öyle bir an geliyor ki, bütün cevapların birbiriyle aynı olduğunu söylüyor gecenin sessizliği. Dimağımı zonklatan düşünce kırpıntıları doğum sancıları çekiyor, çırpınışlar arşa yükseliyor. Sessizliğin çağıltısı kulaklarımda inliyor. Derken rüyalar yanıyor, uykular uyanıyor. Sefer hazırlığı başlıyor gerçeklerin dünyasına. Ağır ağır katılıyorum esneyenlerin kervanına.
© 2005 T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı
URL: http://yayim.meb.gov.tr Yorum, öneri ve yazılarınız için;
|
||